Arama Filtrelerini Aç ⌄
Seçili kategori: CF 150. İl → İlçe → Mahalle filtresi aktif.
Web · Tablet · Mobil uyumlu

Yeni kiralar konut fiyatlarını geride bıraktı: İstanbul’da yıllık artış yüzde 34,5

24 Eylül 2026
Yeni kiralar konut fiyatlarını geride bıraktı: İstanbul’da yıllık artış yüzde 34,5

TCMB’nin Ağustos 2026 verilerine göre İstanbul’da konut fiyatları yıllık yüzde 26,3, yeni kiracı kiraları yüzde 34,5 arttı.

İki endeksin yıllık artış hızları arasındaki fark 8,2 yüzde puanına ulaştı. Türkiye genelinde ise fark 3,4 puan oldu. Konut ve yeni kira fiyatları TL bazında yükselse de her iki endeks enflasyon karşısında reel olarak geriledi.

İstanbul’da kira ve konut fiyatı arasındaki fark ne anlatıyor?

Türkiye konut piyasasında aynı anda iki farklı hareket yaşanıyor: Satılık konutların fiyatı TL cinsinden yükselirken yeni bir eve taşınmak isteyen kiracıların karşılaştığı kira düzeyi daha hızlı değişiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 verileri, bu ayrışmanın en görünür olduğu yerin İstanbul olduğunu gösteriyor. Kentte Konut Fiyat Endeksi’nin yıllık artışı yüzde 26,3; Yeni Kiracı Kira Endeksi’nin yıllık artışı ise yüzde 34,5. İki yıllık artış oranı arasındaki 8,2 yüzde puanlık fark, İstanbul’daki satış ve kiralama piyasalarının aynı hızda ilerlemediğini ortaya koyuyor. Bu farkı doğru okumak için endekslerin neyi ölçtüğünü ve neyi ölçmediğini de bilmek gerekiyor.

Türkiye geneline bakıldığında benzer, ancak daha sınırlı bir ayrışma görülüyor. Konut fiyatları yıllık yüzde 23 artarken yeni kiracı kiraları yüzde 26,4 yükseldi. Böylece ülke genelindeki fark 3,4 yüzde puanı oldu. İstanbul’daki makas, Türkiye ortalamasındaki makastan 4,8 puan daha geniş. Bu karşılaştırma, büyükşehirlerde kira piyasasına giriş koşullarının ulusal ortalamadan farklılaşabileceğine işaret ediyor. Yine de veriler tek başına bu farkın nedenini kanıtlamıyor; konut arzı, taşınma hareketliliği, hane tercihleri ve finansman koşulları gibi olası etkenler ayrıca incelenmeli.

Ağustos verilerinin ilk bakışta şaşırtıcı görünen bir yönü daha var. Hem konut fiyatları hem yeni kiralar yıllık bazda artmış olmasına rağmen iki göstergenin de reel değişimi negatif. Türkiye genelinde Konut Fiyat Endeksi enflasyondan arındırıldığında yüzde 6,5 gerilerken Yeni Kiracı Kira Endeksi reel olarak yüzde 3,9 düştü. Bu nedenle “fiyat yükseldi” cümlesiyle “enflasyonun üzerinde değer kazandı” cümlesini birbirine eşitlemek yanıltıcı olur. Hane bütçesi açısından nominal kira tutarı önemini korurken yatırımın satın alma gücü karşısındaki performansı için reel değişime ayrıca bakmak gerekiyor.

Konut fiyatları aylık ve yıllık bazda nasıl değişti?

TCMB’nin açıkladığı Konut Fiyat Endeksi, Ağustos 2026’da bir önceki aya göre yüzde 0,9 yükseldi. Yıllık nominal artış yüzde 23 olarak hesaplandı. Aylık yükseliş, piyasada fiyatların bir önceki aya kıyasla artmaya devam ettiğini gösteriyor; yıllık oran ise Ağustos 2025 ile Ağustos 2026 arasındaki değişimi özetliyor. Bu iki zaman aralığı farklı soruları yanıtlıyor. Tek bir aylık hareketten yeni ve kalıcı bir eğilim çıkarmak güç olduğu için verinin önceki ve sonraki aylarla birlikte izlenmesi daha sağlıklı bir değerlendirme sağlayacaktır.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in yıllık konut fiyatı artışları birbirine yakın görünse de aynı değil. İstanbul’da yüzde 26,3 olan oran Ankara’da yüzde 24,8, İzmir’de yüzde 23,3. Üç kent de Türkiye genelindeki yüzde 23’lük artışa yakın veya onun üzerinde bulunuyor. Aylık hareketlere geçildiğinde İzmir yüzde 2,7 ile bu üç şehir arasında daha yüksek bir artış gösteriyor; İstanbul’da aylık artış yüzde 1,9, Ankara’da yüzde 1,5. Ancak tek aylık sıralama yıllık sıralamayla karıştırılmamalı. Örneğin İzmir’in ağustostaki aylık oranının yüksek olması, son bir yıllık konut fiyatı artışında İstanbul’u geçtiği anlamına gelmiyor.

Nominal artış neden reel kazanç anlamına gelmiyor?

Bir evin TL cinsinden fiyatı yükselse de aynı dönemde genel fiyat seviyesi daha hızlı yükselmişse o evin reel değeri düşebilir. Ağustos 2026’da yaşanan durum bu ayrımı görünür kılıyor. TÜİK’e göre tüketici fiyatları yıllık yüzde 31,51 arttı. TCMB’nin konut fiyatları için hesapladığı yıllık nominal artış ise yüzde 23. Genel enflasyonun altında kalan bu hareket, Konut Fiyat Endeksi’nin reel olarak yüzde 6,5 gerilemesiyle sonuçlandı. Reel hesaplama yalnızca iki oranı çıkarmaktan ibaret olmadığı için yayımlanan reel endeks değerini esas almak gerekiyor.

Bu ayrım özellikle yatırım amaçlı konut alımlarında önem kazanıyor. Bir konutun satış değerindeki artış, elde tutma süresindeki toplam sonucu tek başına açıklamaz. Kira geliri, boş kalma dönemi, bakım ve onarım giderleri, vergiler ve finansman maliyeti de hesaba katılmalıdır. Ayrıca genel bir fiyat endeksinin ortalaması, belirli bir dairenin değerleme sonucuyla bire bir aynı değildir. Binanın yaşı, konumu, büyüklüğü ve niteliği aynı kent içindeki iki konutu farklı yönlere taşıyabilir. Endeks piyasanın genel hareketini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır; tekil mülkün satış fiyatı yerine geçmez.

Reel düşüşü kiracının konut maliyetinin azaldığı şeklinde yorumlamak da doğru olmaz. Kiracı, aylık ödemesini nominal TL tutarı üzerinden yapar; yeni bir ev arayan kişinin karşılaşacağı ilan veya sözleşme bedeli kendi geliriyle birlikte değerlendirilmelidir. Reel endeks, fiyatların genel tüketici enflasyonuna göre nasıl değiştiğini anlatır. Geliri kira kadar artmayan bir hane, kira endeksi reel olarak gerilese bile bütçesinde daha ağır bir ödeme baskısı yaşayabilir. Bu yüzden piyasa endeksleriyle hanelerin yaşadığı maliyet deneyimi aynı başlık altında değerlendirilse de farklı ölçülerle izlenmelidir.

İstanbul’da yeni kiralar neden daha fazla dikkat çekiyor?

İstanbul’da yeni kiracı kiralarındaki yıllık yüzde 34,5’lik artış, aynı dönemdeki yüzde 26,3’lük konut fiyatı artışının 8,2 puan üzerinde. Buradaki “puan”, yüzde oranlarının birbirinden çıkarılmasıyla elde edilen farkı anlatıyor. Örneğin yüzde 34,5’ten yüzde 26,3 çıkarıldığında 8,2 yüzde puanı bulunuyor. Bu, İstanbul’daki her dairenin kirasının satış fiyatına göre tam olarak aynı ölçüde değiştiği anlamına gelmez. İki endeks, farklı işlemlerden gelen verilerle ve farklı amaçlar için oluşturulur. Haberin temel karşılaştırması, aynı dönemde iki piyasa göstergesinin yıllık değişim hızları arasındadır.

Yeni Kiracı Kira Endeksi’nin kapsamı bu noktada belirleyicidir. TCMB’nin yöntem açıklamasına göre endeks, konut değerleme raporlarında yer alan kira değerlerinden üretilir ve konutların niteliklerindeki farklılıklar dikkate alınarak hesaplanır. Amaç, piyasaya yeni giren kiracıların karşılaşabileceği kira hareketini izlemektir. Mevcut bir kiracının yıllardır oturduğu ev için ödediği tutar aynı seriyle ölçülmez. Dolayısıyla İstanbul’daki yüzde 34,5’lik yıllık artışı “İstanbul’daki bütün kiracılara yüzde 34,5 zam yapıldı” şeklinde aktarmak yanlış bir sonuç doğurur.

Yeni kiracı göstergesinin ayrı izlenmesi, kira piyasasındaki değişimi anlamayı kolaylaştırıyor. Aynı sokakta yıllardır devam eden bir kira sözleşmesiyle bugün yeni kurulacak bir sözleşmenin bedeli arasında önemli farklılıklar olabilir. Bu farklılığın boyutu her konut için aynı değildir; konutun durumu, büyüklüğü, ulaşım bağlantıları ve çevresindeki seçenekler sonucu etkiler. Endeks, tekil ilanları veya bir mahallenin ortalama kirasını vermek yerine geniş bir örneklem üzerinden değişim hızını gösterir. Bu nedenle endeksteki artışın yanına güncel yerel veriler konmadan belirli bir adreste “olması gereken kira” hesaplanamaz.

Türkiye genelindeki makas İstanbul’dan daha dar

Ülke genelinde konut fiyatları yüzde 23, yeni kiracı kiraları yüzde 26,4 arttı. Aradaki 3,4 puanlık fark, kira piyasasının yıllık artış hızında önde olduğunu gösteriyor. İstanbul’daki 8,2 puanla karşılaştırıldığında ise ülke ortalamasının çok daha ılımlı olduğu görülüyor. Bunun nedeni Türkiye ortalamasının birbirinden farklı çok sayıda bölgenin sonucunu bir araya getirmesi. Bir şehirde güçlü görülen hareket, başka bir bölgede daha düşük oranlarla dengelenebilir. Bu yüzden ülke ortalamasını İstanbul, Ankara veya İzmir’deki herhangi bir mahalleye doğrudan taşımak doğru bir fiyat analizi sağlamaz.

Üç büyükşehir birlikte okunduğunda ayrışmanın derecesi daha açık hale geliyor. Ankara’da konut fiyatlarının yıllık artışı yüzde 24,8, yeni kiraların artışı yüzde 28,3; fark 3,5 puan. İzmir’de sırasıyla yüzde 23,3 ve yüzde 25,5 olan oranlar 2,2 puanlık fark yaratıyor. İstanbul hem yeni kiracı kira artışında hem de iki endeks arasındaki farkta bu üç kent arasında öne çıkıyor. Böylece “büyükşehirlerde kiralar konut fiyatlarından hızlı arttı” cümlesi genel olarak doğru olsa bile her şehir için aynı şiddette bir değişim yaşandığını söylemek mümkün olmuyor.

Bölge Konut fiyatı yıllık artış Yeni kiracı kirası yıllık artış Aradaki fark
İstanbul %26,3 %34,5 8,2 yüzde puanı
Ankara %24,8 %28,3 3,5 yüzde puanı
İzmir %23,3 %25,5 2,2 yüzde puanı
Türkiye %23,0 %26,4 3,4 yüzde puanı

Tablodaki farklar, iki endeksin yıllık nominal artış oranlarından hesaplanmıştır. Kaynak veriler: TCMB, Ağustos 2026.

Bölgesel veriler ulusal ortalamaya neden sığmıyor?

Konut fiyatlarındaki en yüksek yıllık bölgesel artış yüzde 27 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri ve Muş’u kapsayan istatistiki bölgede gerçekleşti. İstanbul yüzde 26,3 ile bu seviyeye yakın seyretti. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’dan oluşan bölgede ise yıllık konut fiyatı artışı yüzde 13’te kaldı. En yüksek ve en düşük bölgesel oran arasında 14 puan bulunması, Türkiye için hesaplanan yüzde 23’lük genel artışın yerel piyasaları tek başına açıklayamayacağını gösteriyor. Yatırım veya taşınma kararı veren kişi için ulusal veri kadar bölgesel ayrım da önem taşıyor.

Yeni kiracı kiralarında bölgesel aralık daha da geniş. İstanbul yüzde 34,5 ile en yüksek yıllık artışın görüldüğü bölge olurken Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde artış yüzde 17,3. İki uç arasındaki fark 17,2 yüzde puanı. Böyle bir dağılım, “Türkiye’de kiralar yüzde 26,4 arttı” bilgisinin bir ortalama olduğunu hatırlatıyor. Ortalama, şehirler arasındaki değişimi özetlemek için yararlı; belirli bir dairenin yeni kiracıya hangi bedelle sunulacağını belirlemek için yeterli değil. Bunun için aynı bölgede benzer nitelikteki konutlara ve gerçekleşen piyasa koşullarına bakılması gerekir.

Şehir içindeki ayrımlar da en az şehirler arası farklar kadar önemli olabilir. Bir ilçedeki yeni konutlarla başka bir ilçedeki eski yapıların fiyat hareketi aynı olmayabilir. Ulaşım süreleri, iş merkezlerine erişim ve konut niteliği kiracı tercihlerini etkileyebilir; ancak Ağustos 2026 endeksleri bu olası etkenlerin her birinin İstanbul’daki 8,2 puanlık farkı ne ölçüde yarattığını göstermiyor. Dolayısıyla arz kısıtını veya belirli bir ulaşım projesini bu verilerin kesin nedeni olarak sunmak doğru olmaz. Endeksler sonucu ortaya koyuyor; nedenleri açıklamak için daha ayrıntılı araştırma gerekiyor.

Makale Görselleri

Sağa sola kaydır
Yeni kiralar konut fiyatlarını geride bıraktı: İstanbul’da yıllık artış yüzde 34,5
Ana Görsel

Kira çarpanı hakkında hangi sonuç çıkarılabilir?

Yeni kiraların satış fiyatlarından daha hızlı artması, konut yatırımında kira gelirinin yeniden incelenmesini gerektiren bir işaret olabilir. Bununla birlikte 8,2 puanlık endeks farkından İstanbul’daki her konutun kira çarpanının düştüğü sonucu çıkarılamaz. Kira çarpanı belirli bir konutun satış bedelinin aynı konuttan elde edilen kira gelirine oranıyla hesaplanır. Oysa burada karşılaştırılan seriler, aynı konutun eşleşmiş satış ve kira fiyatlarından oluşturulmuş bir liste değildir. İki genel endeksin değişim hızları, yatırımcının araştıracağı soruyu belirler; tek başına bir daire için getiri hesabı yapmaz.

Örneğin bir yatırımcı, belirli bir daireyi değerlendirmek istiyorsa o konutun gerçek alım bedelini, beklenen aylık kirasını ve yılda kaç ay kirada kalacağını bilmelidir. Aidat, tadilat, vergi ve varsa kredi maliyeti dahil edildiğinde brüt kira getirisi ile net getiri arasındaki fark büyüyebilir. Üstelik ilan bedeliyle gerçekleşen satış veya kira bedeli de aynı olmayabilir. İstanbul endeksindeki ayrışma bu hesabın daha dikkatli yapılması gerektiğini düşündürüyor; her konutun kira gelirinin fiyatına göre otomatik biçimde daha avantajlı hale geldiğini kanıtlamıyor.

Yeni kiracı endeksi ile yasal kira artış sınırı aynı mı?

Ağustos verileri konuşulurken iki farklı kira oranı kolayca birbirine karışabiliyor. TCMB’nin açıkladığı yüzde 26,4, Türkiye genelinde Yeni Kiracı Kira Endeksi’nin yıllık nominal değişimi. TÜİK’in Ağustos 2026 için açıkladığı yüzde 31,79 ise tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişimi. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi, yenilenen konut ve çatılı iş yeri kira dönemlerindeki artış anlaşmaları için bu on iki aylık ortalama değişim oranını üst sınır olarak düzenliyor. Bir oran piyasa endeksini, diğeri mevcut sözleşmelerin yenilenmesine ilişkin yasal ölçütü anlatıyor.

Bu ayrım günlük dilde de korunmalı. “Yeni kiralar yıllık yüzde 26,4 arttı” ifadesi, Eylül 2026’da yenilenen her kira sözleşmesinin yüzde 26,4 artırılması gerektiği anlamına gelmez. Aynı şekilde yüzde 31,79’luk on iki aylık TÜFE ortalaması da piyasada yeni kiracıların ödediği kiraların yüzde 31,79 yükseldiğini göstermez. Somut bir sözleşmede uygulanacak tutar değerlendirilirken kira dönemi, sözleşme koşulları ve ilgili hukuki hükümler birlikte dikkate alınmalıdır. Piyasa haberinde bu oranları ayrı adlarıyla vermek, hem mevcut kiracıların hem de yeni ev arayanların veriyi yanlış yorumlamasını önler.

Aylık kira hareketi ne söylüyor?

Yeni Kiracı Kira Endeksi Türkiye genelinde ağustosta bir önceki aya göre yüzde 2,3 arttı. Üç büyükşehirde aylık değişim İstanbul için yüzde 4,9, Ankara için yüzde 2,6 ve İzmir için yüzde 5,4 olarak açıklandı. İzmir’in aylık artışının İstanbul’dan yüksek olmasına rağmen yıllık artışta İstanbul’un önde olması, aylık ve yıllık verilerin neden birlikte okunması gerektiğine iyi bir örnek. Aylık veri son dönemdeki hareketi, yıllık veri daha uzun bir karşılaştırma aralığını gösteriyor. Bir aylık sıçrama uzun dönemli sıralamayı hemen değiştirmeyebilir.

Konut fiyatları ve yeni kiralar arasındaki aylık fark da şehir bazında farklı. İstanbul’da konut fiyatı aylık yüzde 1,9, yeni kiracı kirası yüzde 4,9 arttı. İzmir’de aynı oranlar yüzde 2,7 ve yüzde 5,4. Bu değişimler ağustos ayına ait kısa dönemli fotoğrafı tamamlıyor; yılın kalanında aynı hızın süreceğine dair bir tahmin sunmuyor. Gelecek aylarda endekslerin seyri değişebilir. Piyasa değerlendirmesinde birkaç aylık seri, yıllık eğilim ve reel göstergeler birlikte izlendiğinde tek bir veriye gereğinden fazla anlam yüklenmesinin önüne geçilebilir.

Alıcı, kiracı ve ev sahibi veriyi nasıl okumalı?

Ev almayı düşünen kişi için ilk soru, ulusal endeksin kaç puan arttığından çok almak istediği konutun benzerlerine göre nasıl fiyatlandığıdır. TCMB verisi genel yön hakkında fikir verir; kararın dayanağı için aynı konum ve nitelikteki güncel seçenekleri karşılaştırmak gerekir. Krediyle alım planlanıyorsa aylık ödeme ve toplam finansman maliyeti, olası kira geliri kadar önemlidir. Reel fiyatların gerilemesi, her evin bütçeye uygun hale geldiği anlamına da gelmez. Fiyat, gelir, peşinat ve kredi koşulları farklı hızlarda hareket edebilir.

Yeni ev arayan kiracı açısından endeks, piyasaya girişteki yıllık fiyat baskısını gösteren bir işarettir. Ancak yüzde 34,5’lik İstanbul oranı, bakılan dairenin geçen yılki ilanına otomatik olarak uygulanacak bir hesap değildir. Kiracı için kullanılabilir veri, benzer konutların güncel bedelleri, toplam taşınma gideri ve düzenli gelir karşısındaki aylık ödeme yüküdür. Mevcut kiracılar ise kendi yenileme süreçlerini Yeni Kiracı Kira Endeksi üzerinden değerlendirmemelidir. Bu iki grubun karşılaştığı fiyatlar ve hukuki koşullar farklı olduğu için tek bir “kira artışı” başlığı her ikisinin deneyimini tam olarak anlatmaz.

Ev sahibi veya yatırımcı bakımından verilerin sunduğu temel uyarı, yalnızca satış fiyatını takip etmenin eksik bir resim vereceğidir. Elde tutulan konutun kira potansiyeli, kiracı bulma süresi ve düzenli giderleri, varlığın toplam performansını etkiler. İstanbul’da yeni kiraların yıllık artışının konut fiyatı artışını geçmesi incelenmeye değer bir gelişmedir. Yine de bölgesel endeksler üzerinden kesin bir getiri vaadi kurulamaz. Özellikle konutun bulunduğu mahalle ve binanın özellikleri bilinmeden ortalama artış oranını doğrudan tek bir yatırım hesabına taşımak sağlıklı değildir.

Ağustos 2026 verilerinin ortak mesajı

Ağustos tablosu, konut piyasasını üç ayrı soruyla izlemeyi gerektiriyor: Satış fiyatı TL bazında ne kadar değişti, enflasyona göre ne oldu ve yeni kiracıların karşılaştığı kira hangi hızda arttı? Türkiye genelinde cevaplar sırasıyla yıllık yüzde 23 nominal konut fiyatı artışı, yüzde 6,5 reel düşüş ve yüzde 26,4 yeni kira artışı. İstanbul’da ise yıllık konut fiyatı artışı yüzde 26,3, yeni kira artışı yüzde 34,5. Bu sayıları birlikte vermek, “konut pahalandı” veya “kiralar arttı” gibi tek başına geniş kalan ifadeleri daha anlaşılır hale getiriyor.

En belirgin bulgu İstanbul’daki 8,2 yüzde puanlık makas. Bu, ülke genelindeki 3,4 puanlık farkın üzerinde ve üç büyükşehir arasında da en geniş ayrışma. Verinin sınırı da en az bulgunun kendisi kadar önemli: Fark iki ayrı endeksin yıllık artış oranlarını karşılaştırıyor. Mevcut kiracıların yasal zam oranını, herhangi bir dairenin güncel kira çarpanını veya gelecek aylardaki fiyat yönünü tek başına vermiyor. Konut piyasası hakkında daha isabetli bir değerlendirme, bu göstergeleri yerel koşullar ve konutun gerçek özellikleriyle bir araya getirdiğinde mümkün olur.

Önümüzdeki verilerde hangi göstergeler izlenecek?

İstanbul’daki farkın kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmediği, sonraki aylarda yayımlanacak Konut Fiyat Endeksi ve Yeni Kiracı Kira Endeksi ile anlaşılabilecek. Kira artışının yavaşlaması veya konut fiyatlarının hızlanması makası daraltabilir; ters yöndeki hareket farkı büyütebilir. Her durumda aylık değişimlerin yanında yıllık ve reel oranlara da bakılması gerekiyor. Çünkü aylık yüksek artışın görüldüğü bir dönemde bile yıllık reel değer kaybı sürebilir.

Bölgesel karşılaştırma da önemini koruyacak. İstanbul’daki yıllık yeni kira artışının Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesindeki oranın 17,2 puan üzerinde olması, ulusal ortalamanın ardındaki farklı seyirleri gösteriyor. Gelecek veriler bu aralığın kapanıp kapanmadığını ortaya koyabilir. Bu gözlem, şehirler arasındaki neden sonuç ilişkisini kendi başına açıklamaz; daha ayrıntılı arz, talep ve yerel piyasa araştırmalarıyla desteklenmelidir.

Piyasayı izleyenler için en kullanışlı yaklaşım, endeksleri kararın son noktası yerine başlangıç noktası olarak görmek. Bir konut satın alınacaksa gerçek bedel ve toplam maliyet, kiraya çıkılacaksa güncel alternatifler ve hane bütçesi, yatırım yapılacaksa beklenen net kira geliri ayrıca hesaplanmalı. Böylece İstanbul’un 8,2 puanlık endeks farkı önemli bir haber değeri taşırken, tek bir ev hakkında desteklemediği bir kesinliğe dönüştürülmemiş olur.

Sonuç

Ağustos 2026’da İstanbul’da yeni kiracı kiralarının yıllık artışı, konut fiyatlarının yıllık artışını 8,2 yüzde puanı geçti. Türkiye genelindeki fark 3,4 puan oldu. Her iki endeks nominal olarak yükselirken Türkiye genelinde reel olarak geriledi.

Uzman değerlendirmesi

Editoryal veri değerlendirmesi: İstanbul’daki ayrışma, satış değeri ve yeni kiralama bedelinin ayrı göstergeler olarak izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Bunun belirli bir mülkün kira getirisini artırdığını söylemek için aynı mülkün gerçek alım bedeli, kira geliri ve giderleri gerekir. Endeks farkı güçlü bir piyasa sinyali olsa da tekil yatırım getirisi hesabı değildir.

Önemli bilgiler

  • 8,2 puanlık fark İstanbul’a aittir: %34,5 yeni kira artışı ile %26,3 konut fiyatı artışı arasındadır.
  • Türkiye genelindeki fark 3,4 puandır: %26,4 ile %23 arasındaki yıllık nominal oran farkıdır.
  • Reel değişim negatiftir: Konut fiyatlarında %-6,5, yeni kiracı kiralarında %-3,9.
  • Yeni Kiracı Kira Endeksi, mevcut kiracının zammı değildir.
  • Eylül 2026 yenilemeleri için anılan %31,79, Ağustos TÜFE’sinin on iki aylık ortalamasına göre değişimidir; yeni kiracı endeksiyle farklı bir ölçüdür.

Etiketleri

konut fiyatları Ağustos 2026, İstanbul kira artışı, yeni kiracı kira endeksi, TCMB konut fiyat endeksi, kira konut fiyatı farkı, reel konut fiyatları, Türkiye gayrimenkul piyasası,#KonutFiyatları, #İstanbulKira, #YeniKiracıKiraEndeksi, #TCMB, #Gayrimenkul, #KiraPiyasası, #Ağustos2026

Haber Yorumları