2026 yılının ilk yarısında yabancılara yapılan konut satışları 9 bin 83 adet olarak gerçekleşti.
Geçen yılın aynı dönemine yakın seyreden satışlarda İstanbul 4 bin 54 konutla ilk sıradaki yerini korurken, Antalya 2 bin 769 satışla ikinci oldu. İki şehir, yabancılara yapılan toplam konut satışlarının yaklaşık yüzde 75’ini tek başına oluşturdu. Ülke bazında ise Rusya Federasyonu vatandaşları 1.551 konutla yabancı alıcılar arasında ilk sırada yer aldı.
Yabancıya Konut Satışının Yüzde 75’i İki Şehirde Gerçekleşti
Türkiye’de yabancılara yönelik konut satışları 2026 yılının ilk yarısında 9.083 adede ulaştı. İstanbul ve Antalya, yabancı yatırımcıların konut tercihinde açık ara öne çıktı.
2026’nın İlk Yarısında Yabancıların Konut Tercihi Belli Oldu
Türkiye konut piyasasında yabancı yatırımcıların hareketliliği 2026 yılının ilk yarısında da belirli merkezlerde yoğunlaşmaya devam etti. Yılın ilk altı aylık döneminde yabancılara yapılan konut satışları 9 bin 83 adet olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine oldukça yakın bir tablo ortaya koyarken, yabancı yatırımcıların Türkiye pazarındaki ilgisinin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
Ancak toplam satış rakamından daha dikkat çekici olan gelişme, yabancı alıcıların hangi şehirleri tercih ettiği oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında İstanbul ve Antalya yine başı çekti. İstanbul’da 4 bin 54, Antalya’da ise 2 bin 769 konut yabancı alıcılara satıldı.
İki şehrin toplamı 6 bin 823 konuta ulaştı. Böylece İstanbul ve Antalya, yılın ilk yarısında yabancılara gerçekleştirilen toplam 9 bin 83 konut satışının yaklaşık dörtte üçünü oluşturdu.
İstanbul yabancı yatırımcının ilk tercihi olmayı sürdürüyor
İstanbul, Türkiye’nin ekonomik, finansal ve ticari merkezi olmasının yanı sıra uluslararası yatırımcılar açısından da güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında yabancılara yapılan 4 bin 54 konut satışı, kentin liderliğini koruduğunu ortaya koydu.
Mega kentteki yabancı konut talebinin arkasında birden fazla faktör bulunuyor. İstanbul’un Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan konumu, uluslararası ulaşım ağları, gelişmiş sosyal yaşamı ve geniş gayrimenkul seçenekleri yabancı yatırımcıların kararlarında etkili oluyor.
Kentte merkezi bölgelerdeki yüksek fiyatlara rağmen yatırımcıların farklı bütçelere uygun alternatiflere ulaşabilmesi de İstanbul’un avantajlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle yeni konut projeleri, merkezi lokasyonlar ve ulaşım akslarına yakın bölgeler yabancı yatırımcıların ilgisini çekebiliyor.
html
Antalya ikinci sıradaki konumunu korudu
Antalya ise 2 bin 769 konut satışıyla yabancılara konut satışında İstanbul’un ardından ikinci sırada yer aldı. Turizm sektörünün güçlü olduğu kent, özellikle yabancıların hem yaşam hem de yatırım amacıyla konut satın aldığı önemli merkezlerden biri olarak dikkat çekiyor.
Antalya’nın Akdeniz iklimi, sahil bölgeleri, uluslararası hava ulaşımı ve gelişmiş turizm altyapısı, kenti yabancı yatırımcılar açısından cazip hale getiriyor. Kentte konut satın alan yabancıların önemli bir bölümünün yalnızca yatırım amacıyla hareket etmediği, aynı zamanda Türkiye’de uzun süreli yaşam planları yaptığı da değerlendiriliyor.
Antalya’nın yabancı konut satışındaki güçlü konumu, Türkiye gayrimenkul sektörünün yalnızca büyük şehirlerden oluşmadığını da gösteriyor. Turizm, iklim ve yaşam kalitesi gibi faktörlerin gayrimenkul talebini doğrudan etkilediği görülüyor.

Yabancı konut satışında coğrafi yoğunlaşma dikkat çekiyor
İstanbul ve Antalya’nın toplam satışlar içerisindeki yaklaşık yüzde 75’lik payı, yabancı yatırımcıların Türkiye genelindeki konut piyasasına eşit şekilde dağılmadığını gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, yabancılara satılan her dört konuttan yaklaşık üçünün bu iki şehirde gerçekleşmesi, uluslararası alıcıların bilinirliği yüksek ve likiditesi daha güçlü pazarlara yöneldiğine işaret ediyor.
Bu durum yerel gayrimenkul piyasaları açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Yabancı yatırımcının yoğun olduğu bölgelerde yeni konut projelerinin tasarımından pazarlama stratejilerine kadar birçok unsur uluslararası müşteri profiline göre şekillenebiliyor.
Rusya Federasyonu vatandaşları ilk sırada
Uyruklara göre dağılım incelendiğinde ise Rusya Federasyonu vatandaşlarının ilk sıradaki yerini koruduğu görülüyor. 2026 yılının ilk yarısında Rus vatandaşları tarafından 1.551 adet konut satın alındı.
Rusya’nın ardından İran vatandaşları 774 satışla ikinci sırada yer aldı. Ukrayna vatandaşları 579, Çin vatandaşları 532 ve Irak vatandaşları ise 519 konut alımıyla öne çıkan diğer gruplar oldu.
Bu tablo, Türkiye gayrimenkul sektörünün farklı coğrafyalardan gelen yatırımcılara hitap ettiğini gösteriyor. Rusya ve İran gibi Türkiye’ye coğrafi olarak yakın ülkelerin yanı sıra Çin gibi daha uzak pazarlardan gelen alıcıların da Türkiye konut piyasasında belirli bir ağırlığa sahip olması dikkat çekiyor.
Almanya, Azerbaycan, Filistin ve Afganistan da öne çıkıyor
Yabancı konut alımlarında Rusya, İran, Ukrayna, Çin ve Irak dışında Almanya, Azerbaycan, Filistin ve Afganistan vatandaşları da dikkat çeken gruplar arasında bulunuyor.
Bu çeşitlilik, Türkiye’nin yabancı yatırımcılar açısından tek bir ülkeye bağlı olmayan geniş bir müşteri tabanına sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle Türkiye ile kültürel, ekonomik veya coğrafi bağları bulunan ülkelerden gelen yatırımcılar açısından gayrimenkul satın alma kararlarında yalnızca fiyatın değil, ulaşım kolaylığı, sosyal çevre, yaşam maliyetleri ve Türkiye ile mevcut ilişkilerin de rol oynadığı değerlendirilebilir.
Yabancı yatırımcı için konut neden hâlâ önemli?
Gayrimenkul, yabancı yatırımcıların Türkiye’de değerlendirdiği başlıca yatırım araçlarından biri olmayı sürdürüyor. Bunun temel nedenlerinden biri, konutun yalnızca finansal bir yatırım olarak değil, aynı zamanda yaşam alanı ve uzun vadeli varlık olarak değerlendirilebilmesi.
Türkiye’nin büyük şehirlerinde ve turizm merkezlerinde konut piyasasının farklı segmentlere ayrılması da yabancı yatırımcıların bütçelerine göre alternatif bulmasına imkan sağlıyor.
İstanbul’da şehir yaşamı, ticaret ve ulaşım avantajları ön plana çıkarken Antalya’da turizm, iklim ve yaşam kalitesi daha belirgin bir rol üstleniyor.
Fiyat avantajı yabancı talebini destekleyebilir
Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik ilgisini etkileyen faktörlerden biri de uluslararası karşılaştırmalarda ortaya çıkan konut fiyatlarıdır.
Özellikle büyük Avrupa kentleri ve bazı gelişmiş ülke pazarlarıyla karşılaştırıldığında Türkiye’de farklı bütçelere hitap eden gayrimenkul seçeneklerinin bulunması, yabancı yatırımcıların ilgisini destekleyebiliyor.
Bununla birlikte yatırımcı açısından yalnızca satış fiyatına bakmak yeterli değil. Konutun bulunduğu bölgenin kira potansiyeli, yeniden satış kabiliyeti, ulaşım imkanları, yapı kalitesi, deprem güvenliği ve bölgedeki arz-talep dengesi de değerlendirilmesi gereken önemli unsurlar arasında bulunuyor.
Yabancıların Konut Alımında Yeni Dönem
Türkiye’de yabancılara konut satışlarının belirli şehirlerde yoğunlaşması, gayrimenkul sektöründeki pazarlama stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Özellikle İstanbul ve Antalya’da yabancı müşterilere yönelik satış kanallarının daha profesyonel hale gelmesi, farklı ülkelerden yatırımcılara ulaşılmasını kolaylaştırıyor.
Yabancı yatırımcıların satın alma kararlarında yalnızca konutun kendisi değil, satın alma sürecinin güvenilirliği de önem kazanıyor. Tapu işlemlerinin doğru yürütülmesi, mülkiyet bilgilerinin kontrol edilmesi, bölgesel fiyatların araştırılması ve profesyonel danışmanlık alınması yatırım sürecinin önemli aşamalarını oluşturuyor.
İstanbul’da yatırımcıların ilgisi hangi bölgelerde yoğunlaşıyor?
İstanbul çok geniş bir gayrimenkul pazarına sahip olduğu için yabancı yatırımcıların tercihleri de bölgeden bölgeye değişebiliyor. Merkezi iş alanlarına yakın bölgeler, ulaşım projeleri çevresi ve yeni konut projelerinin bulunduğu lokasyonlar yatırımcıların ilgisini çekebiliyor.
Bunun yanında Boğaz hattı, tarihi yarımada ve kentin prestijli bölgeleri de uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Ancak her bölgede fiyatların aynı olmadığı ve yatırım performansının farklılaşabileceği unutulmamalı.
Bir konutun yabancı alıcılar tarafından tercih edilmesi, o gayrimenkulün otomatik olarak yüksek getirili olduğu anlamına gelmiyor. Yatırım kararında bölgesel analiz yapılması gerekiyor.
Antalya’da turizm ve yaşam avantajı öne çıkıyor
Antalya’nın yabancı konut satışındaki başarısının temel unsurlarından biri turizm ekonomisi. Kentin uluslararası ziyaretçi trafiği, yabancı yatırımcıların bölgeyi önceden tanımasına imkan sağlıyor.
Birçok yabancı için Antalya yalnızca tatil destinasyonu değil, aynı zamanda ikinci bir yaşam alanı olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle yabancıların konut talebi; sezonluk kullanım, uzun süreli ikamet, emeklilik ve yatırım gibi farklı amaçlara dayanabiliyor.
Kentin farklı ilçelerinde konut fiyatları ve yatırım potansiyelleri arasında önemli farklılıklar bulunması da yatırımcıların daha detaylı araştırma yapmasını gerektiriyor.
Jeopolitik gelişmeler talebin yönünü etkiliyor
Yabancı konut satışlarında ülkelerin ekonomik ve siyasi koşulları da belirleyici olabiliyor. Bölgesel jeopolitik gelişmeler, bazı ülkelerin vatandaşlarının Türkiye’ye yönelik yatırım ve yaşam kararlarını doğrudan etkileyebiliyor.
Türkiye’nin coğrafi konumu, çevre ülkelerle ulaşım bağlantıları ve geniş ekonomik ilişkileri bu açıdan önemli avantajlar sağlayabiliyor.
Özellikle Türkiye’ye yakın bölgelerde yaşanan ekonomik veya siyasi değişimler, gayrimenkul talebinin belirli dönemlerde artmasına ya da farklı yatırım merkezlerine yönelmesine neden olabiliyor.
Yabancıya satışta sadece fiyat kriteri yeterli değil
Gayrimenkul satın almak isteyen yabancıların fiyat avantajına odaklanması anlaşılabilir olsa da uzman değerlendirmelerinde yatırımın bütün maliyetleriyle ele alınması gerekiyor.
Tapu harçları, vergiler, bakım giderleri, aidat, sigorta, kira yönetimi ve olası satış masrafları toplam yatırım maliyetini etkileyebiliyor.
Ayrıca yatırım yapılacak konutun bulunduğu bölgedeki kira talebi ve boş kalma ihtimali de hesaplanmalı. Özellikle yalnızca kısa vadeli fiyat artışı beklentisiyle yapılan yatırımlar, piyasa koşulları değiştiğinde beklenen sonucu vermeyebilir.
2026 yılının ilk yarısındaki tablo, yabancıların Türkiye konut piyasasındaki ilgisinin belirli merkezlerde yoğunlaşmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Toplam 9 bin 83 adetlik yabancı konut satışı içinde İstanbul ve Antalya’nın yaklaşık yüzde 75'lik paya sahip olması, iki şehrin uluslararası gayrimenkul pazarındaki güçlü konumunu açıkça gösteriyor.
İstanbul 4 bin 54 satışla liderliğini korurken Antalya 2 bin 769 satışla ikinci sırada yer aldı. Ülke bazında ise Rusya Federasyonu vatandaşları 1.551 satışla ilk sırada bulunurken İran, Ukrayna, Çin ve Irak vatandaşları takip eden önemli alıcı grupları oldu.
Uzman değerlendirmesi
Gayrimenkul piyasası açısından değerlendirildiğinde, yabancı yatırımcıların iki büyük merkezde yoğunlaşması Türkiye'nin uluslararası konut pazarındaki marka şehirlerinin önemini artırıyor.
Uzmanlara göre yabancı yatırımcının kararında yalnızca konut fiyatı değil; ulaşım, yaşam kalitesi, güvenlik, kira potansiyeli, sosyal altyapı, yeniden satış imkanı ve bölgenin gelecekteki gelişim potansiyeli birlikte değerlendirilmeli.
İstanbul ve Antalya’nın yabancı yatırımcı açısından güçlü konumda olması, bu şehirlerdeki her gayrimenkulün aynı yatırım değerine sahip olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle yatırımcıların bölge ve proje bazında araştırma yapması önem taşıyor.
Yabancı yatırımcı açısından dikkat edilmesi gerekenler
Türkiye’de konut satın almayı planlayan yabancıların öncelikle gayrimenkulün hukuki durumunu kontrol etmesi gerekiyor. Tapu kayıtları, taşınmaz üzerindeki takyidatlar, yapı ruhsatı ve iskan durumu gibi belgeler satın alma öncesinde incelenmeli.
Bunun yanında bölgedeki benzer konutların satış fiyatlarının araştırılması da yatırım kararının daha sağlıklı verilmesine yardımcı olabilir. İlan fiyatıyla gerçek piyasa değerinin aynı olmayabileceği unutulmamalı.
Konutun deprem güvenliği de özellikle İstanbul gibi yüksek risk taşıyan bölgelerde değerlendirme sürecinin önemli bir parçası olmalı. Yapının yaşı, taşıyıcı sistem özellikleri, zemin durumu ve ilgili teknik belgeler uzmanlar tarafından incelenmeli.
Yabancı konut satışlarında önümüzdeki dönem
2026 yılının ikinci yarısında yabancı konut satışlarının seyri; Türkiye’deki konut fiyatları, döviz kurları, küresel ekonomik koşullar, bölgesel gelişmeler ve yabancı yatırımcıların satın alma gücü gibi birçok faktöre bağlı olacak.
İstanbul ve Antalya’nın mevcut liderliğini sürdürmesi beklenirken, farklı şehirlerin de yabancı yatırımcı açısından daha fazla öne çıkması mümkün olabilir. Özellikle turizm potansiyeli yüksek kentler ile büyük şehirlerin çevresindeki gelişen bölgeler yabancı yatırımcıların radarına girebilir.
Bununla birlikte yabancıya konut satışlarının geleceğinde sürdürülebilir büyüme için güvenilir satış süreçleri, şeffaf fiyatlandırma ve kaliteli konut arzı kritik önem taşıyor.
Önemli bilgiler
- 2026 yılının ilk yarısında yabancılara 9.083 konut satıldı.
- İstanbul 4.054 satışla ilk sırada yer aldı.
- Antalya 2.769 satışla ikinci sırada bulundu.
- İstanbul ve Antalya toplam satışların yaklaşık yüzde 75’ini oluşturdu.
- Rusya Federasyonu vatandaşları 1.551 konutla ilk sıradaki yabancı alıcı grubu oldu.
- İran vatandaşları 774 satışla ikinci sırada yer aldı.
- Ukrayna vatandaşları 579, Çin vatandaşları 532, Irak vatandaşları 519 konut satın aldı.
- Almanya, Azerbaycan, Filistin ve Afganistan vatandaşları da öne çıkan yabancı alıcı grupları arasında yer aldı.
- Yabancı yatırımcıların kararında fiyat kadar ulaşım, yaşam kalitesi, kira getirisi, hukuki durum ve yeniden satış potansiyeli de önem taşıyor.
Yabancı Konut Satışlarında Öne Çıkan Veriler
2026 yılının ilk yarısında yabancılara toplam 9.083 konut satışı gerçekleştirildi.
İki şehir toplam 6.823 satışla yabancılara yapılan konut satışlarının yaklaşık yüzde 75’ini oluşturdu.
Rusya Federasyonu vatandaşları 1.551 konut alımıyla ilk sırada yer aldı.
İran, Ukrayna, Çin ve Irak vatandaşları yabancı konut alımlarında öne çıkan diğer gruplar oldu.
Yabancı yatırımcıların konut seçiminde fiyatın yanı sıra konum, ulaşım, kira potansiyeli, hukuki durum ve yeniden satış imkanının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.










