Arama Filtrelerini Aç ⌄
Seçili kategori: AR 100T 6A. İl → İlçe → Mahalle filtresi aktif.
Web · Tablet · Mobil uyumlu

Yarısı Bizden Kampanyasında Son Tarih 31 Aralık 2027: Hibe, Kredi ve Taşınma Desteği Rehberi

10 Eylül 2026
Yarısı Bizden Kampanyasında Son Tarih 31 Aralık 2027: Hibe, Kredi ve Taşınma Desteği Rehberi

İstanbul’da riskli yapıların yenilenmesini hızlandırmak amacıyla uygulanan Yarısı Bizden Kampanyası’nda süre uzatıldı. Daha önce 2026 yılı sonunda sona ermesi planlanan desteklerden 31 Aralık 2027 tarihine kadar yararlanılabilecek.

Kampanya kapsamında gerekli şartları sağlayan hak sahiplerine bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor. Böylece konut başına sunulan toplam destek 1 milyon 875 bin TL’ye kadar ulaşıyor.

İş yerlerinde ise 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği uygulanıyor. Kampanya yalnızca finansman desteğinden oluşmuyor; riskli yapı tespitinden müteahhit seçimine, yapı ruhsatından hak sahipliği işlemlerine kadar birçok aşamayı kapsıyor.

Bu nedenle İstanbul’da binasını yenilemek isteyen vatandaşların yalnızca destek miktarına değil, kampanyanın teknik, hukuki ve mali koşullarına da dikkat etmesi gerekiyor.

Peki Yarısı Bizden Kampanyası kimleri kapsıyor? 875 bin TL hibe nasıl kullanılıyor? Kredi geri ödemeleri ne zaman başlıyor? Kiracılar taşınma desteğinden yararlanabiliyor mu?

İşte Yarısı Bizden Kampanyası hakkında bilinmesi gereken 10 önemli madde.

1. Yarısı Bizden Kampanyası İstanbul’un 39 İlçesini Kapsıyor

Yarısı Bizden Kampanyası’nın mevcut uygulaması İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümüne yönelik yürütülüyor. İstanbul’un 39 ilçesinde bulunan ve 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli olduğu belirlenen yapılar, diğer şartları da sağlamaları halinde destek sisteminden yararlanabiliyor.

Ancak bir binanın yalnızca eski olması Yarısı Bizden desteği alması için yeterli değil. Yapının yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından incelenmesi ve riskli yapı olarak tespit edilmesi gerekiyor.

Yeni yapılacak binanın büyüklüğünde de bazı sınırlamalar bulunuyor. Otopark ve sığınak alanları hariç olmak üzere yeni projenin mevcut yapıya kıyasla izin verilen büyüklük sınırını aşmaması gerekiyor.

Bu nedenle müteahhit ile sözleşme yapılmadan önce güncel imar durumu, inşaat hakkı, yeni bağımsız bölüm sayısı ve daire büyüklüklerinin ayrıntılı şekilde hesaplanması büyük önem taşıyor.

Özellikle eski yapılarda mevcut kullanım alanı ile güncel imar hakkının farklı olması yeni yapılacak dairelerin metrekaresini doğrudan etkileyebiliyor.

2. Dönüşüm Sürecinde Riskli Yapı Tespiti Kritik Öneme Sahip

Kentsel dönüşümün en önemli aşamalarından biri riskli yapı tespiti.

Risk tespiti, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılan kurum ve kuruluşlar aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Yapının taşıyıcı sistemi, beton kalitesi, donatı yapısı ve diğer teknik özellikleri inceleniyor. Yapılan değerlendirme sonucunda binanın riskli olduğu belirlenmesi halinde 6306 sayılı Kanun kapsamında dönüşüm süreci ilerletilebiliyor.

Hak sahiplerinin dönüşüm öncesinde teknik ve mali açıdan yeterli bir yüklenici firma ile anlaşması da büyük önem taşıyor.

Müteahhit seçimi yalnızca düşük fiyat üzerinden yapılmamalı. Firmanın daha önce tamamladığı projeler, mali kapasitesi, teknik kadrosu, şirket geçmişi ve zamanında teslim performansı araştırılmalı.

Devlet desteğinin bulunması, müteahhidin projeyi tamamlayamaması gibi ticari riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor.

3. Bir Konut İçin 1 Milyon 875 Bin TL’ye Kadar Destek Sağlanıyor

Yarısı Bizden Kampanyası’nın en dikkat çekici bölümü konut sahiplerine sunulan finansman desteği.

Bir konut için;

875 bin TL hibe,

875 bin TL kredi,

125 bin TL taşınma desteği

sağlanıyor.

Böylece hak sahibi için toplam destek miktarı 1 milyon 875 bin TL’ye kadar çıkıyor.

Buradaki 875 bin TL’lik hibe geri ödemesiz destek niteliğinde. 875 bin TL kredi ise belirlenen geri ödeme koşulları kapsamında uzun vadeli olarak ödeniyor.

125 bin TL taşınma desteği ise binanın tahliye edilmesi nedeniyle ortaya çıkabilecek taşınma giderlerini azaltmayı amaçlıyor.

Aynı riskli yapıda birden fazla konutu bulunan hak sahipleri açısından destek sistemi farklılaşabiliyor. İlk konut için hibe ve kredi desteği uygulanırken diğer konutlar için ayrı kredi imkanları bulunuyor.

Bu nedenle birden fazla bağımsız bölümü bulunan hak sahiplerinin kendi dosyalarına uygulanacak finansman modelini ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.

4. İş Yeri Sahipleri de Yarısı Bizden Desteğinden Yararlanabiliyor

Yarısı Bizden yalnızca konutların dönüşümüne yönelik bir kampanya değil.

Riskli yapılardaki iş yerleri için de hibe, kredi ve taşınma desteği sağlanıyor.

Bir iş yeri için 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor.

Böylece bir iş yeri için toplam destek 1 milyon TL seviyesine ulaşabiliyor.

Hak sahibinin aynı yapıda birden fazla iş yeri bulunması halinde diğer bağımsız bölümler için de kredi desteği sağlanabiliyor.

Konut ve ticari bağımsız bölümlerin aynı binada yer aldığı projelerde hak sahipliği hesaplarının dikkatli yapılması gerekiyor.

Özellikle giriş katındaki ticari alanlarda cephe uzunluğu, bağımsız bölüm büyüklüğü ve konum gibi unsurlar taşınmazın ekonomik değerini doğrudan etkileyebiliyor.

Bu nedenle yeni projedeki ticari bölümlerin özelliklerinin sözleşmede ayrıntılı biçimde belirtilmesi önem taşıyor.

5. Yarısı Bizden Kredisinde Gelir ve Kredi Notu Şartı Aranmıyor

Kampanyanın vatandaş açısından önemli avantajlarından biri kredi kullanımında klasik banka kredilerindeki bazı değerlendirme kriterlerinin uygulanmaması.

Yarısı Bizden kapsamında kullandırılacak kredilerde hak sahibinin gelir düzeyi ve kredi puanı temel kriter olarak dikkate alınmıyor.

Bu özellik düzenli gelir belgesi bulunmayan veya bankacılık sistemindeki kredi puanı düşük olan bazı hak sahipleri açısından dönüşümü kolaylaştırabiliyor.

Ancak kredi puanı şartının bulunmaması, kredi borcunun geri ödenmeyeceği anlamına gelmiyor.

Hak sahibinin kredi sözleşmesini imzalamadan önce geri ödeme şartlarını ayrıntılı şekilde incelemesi gerekiyor.

Özellikle uzun vadeli ödeme planının kişinin mevcut ve gelecekteki bütçesine uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

6. Taşınma Desteğini Ev Sahibi veya Kiracı Alabiliyor

Riskli binanın dönüşüme girmesi halinde yalnızca mülk sahibi değil, binada yaşayan kiracılar da taşınmak zorunda kalabiliyor.

Bu nedenle Yarısı Bizden kapsamında 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor.

Taşınma desteğinin kime verileceğinde bağımsız bölümde fiilen kimin yaşadığı önem taşıyor.

Ev sahibi kendi konutunda yaşıyorsa taşınma desteğinden malik yararlanabiliyor.

Konut kiradaysa destekten kiracının yararlanabilmesi mümkün oluyor.

Ancak kentsel dönüşüm kapsamında sunulan taşınma yardımı ile diğer kira desteklerinin uygulama koşulları birbirinden farklı olabiliyor.

Bu nedenle hak sahibi veya kiracının işlem yapmadan önce kendi dosyasına uygulanacak güncel destek modelini kontrol etmesi gerekiyor.

7. Hibe ve Kredi Arasındaki Farka Dikkat Edilmeli

Yarısı Bizden Kampanyası hakkında en fazla karıştırılan konulardan biri toplam desteğin tamamının geri ödemesiz olduğu düşüncesi.

Oysa hibe ile kredi tamamen farklı finansman kalemleri.

875 bin TL hibe, geri ödenmeyen kamu desteği olarak uygulanıyor.

875 bin TL kredi ise hak sahibi tarafından belirlenen koşullarda geri ödeniyor.

125 bin TL taşınma desteği ise dönüşüm nedeniyle oluşabilecek taşınma giderlerini azaltmayı amaçlayan ayrı bir ödeme.

Dolayısıyla 1 milyon 875 bin TL’lik toplam desteğin tamamını ücretsiz finansman olarak değerlendirmek doğru değil.

Dönüşüm maliyeti hesaplanırken hibe, kredi ve hak sahibinin cebinden çıkacak ek tutarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekiyor.

8. Hibe ve Kredi Vatandaşın Hesabına Toplu Şekilde Yatırılmıyor

Yarısı Bizden Kampanyası’nda destek ödemelerinin nasıl yapıldığı da sıkça merak ediliyor.

Hibe ve kredi tutarları genel olarak hak sahibinin hesabına toplu şekilde yatırılmıyor.

Destek ödemeleri, hak sahipleri adına inşaatı üstlenen yüklenici firmaya yapının ilerleme seviyesine göre aktarılıyor.

İnşaatın başlaması, taşıyıcı sistemin tamamlanması, sıva aşamasına gelinmesi ve yapı kullanım izin belgesinin alınması gibi aşamalarda kademeli ödeme sistemi uygulanıyor.

Bu model kamu desteğinin doğrudan projenin gerçekleşme seviyesine bağlanmasını sağlıyor.

Aynı zamanda müteahhit seçiminin önemini de artırıyor.

Hak sahiplerinin sözleşmede inşaatın hangi tarihte hangi seviyeye geleceğini, teslim süresini ve gecikme halinde uygulanacak yaptırımları açık biçimde belirlemesi gerekiyor.

9. Kredi Geri Ödemeleri Yapı Ruhsatından İki Yıl Sonra Başlıyor

Yarısı Bizden kapsamında sağlanan kredi desteğinin geri ödeme modeli de kampanyanın önemli avantajları arasında bulunuyor.

Kredi taksitlerinin yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlaması öngörülüyor.

Kredi vadesi ise 10 yıla kadar yayılabiliyor.

Geri ödemenin başladığı ilk yıl faiz uygulanmaması, dönüşüm sürecindeki hak sahipleri açısından önemli bir kolaylık oluşturuyor.

Daha sonraki yıllarda ise borç tutarında TÜFE’nin yarısı oranında güncelleme yapılabiliyor.

İki yıllık başlangıç süresi özellikle binası yıkılan ve geçici olarak başka konutta yaşamak zorunda kalan vatandaşların aynı anda hem kira hem de kredi taksiti ödemesinin oluşturacağı yükü azaltabiliyor.

Ancak uzun vadede taksit tutarlarının değişebileceği unutulmamalı.

Hak sahibinin yalnızca başlangıç taksitine değil, olası güncellemeler sonrasında ortaya çıkabilecek ödeme miktarlarına da dikkat etmesi gerekiyor.

10. Büyük Sitelerde TOKİ ve Emlak Konut Modeli Devreye Girebiliyor

Yarısı Bizden Kampanyası yalnızca tek apartmanların dönüşümüyle sınırlı değil.

Birden fazla bloktan oluşan büyük sitelerde veya alan bazlı dönüşümlerde farklı uygulama modelleri kullanılabiliyor.

Gerekli uzlaşmanın sağlanması halinde Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ ve Emlak Konut gibi kamu kuruluşlarının dahil olduğu dönüşüm modeli uygulanabiliyor.

Bu modelde konut başına sağlanan hibe proje maliyetinden düşülebiliyor ve geriye kalan tutar uzun vadeli ödeme planlarıyla hak sahiplerine yansıtılabiliyor.

Büyük site dönüşümlerinde altyapı, otopark, peyzaj, sosyal alan ve ortak kullanım bölgelerinin tek proje içerisinde planlanması önemli bir avantaj sağlayabiliyor.

Ancak hak sahibi sayısı arttıkça uzlaşma süreci de zorlaşabiliyor.

Bu nedenle geniş ölçekli dönüşümlerde teknik, hukuki ve mali planlamanın daha ayrıntılı yapılması gerekiyor.

Yarısı Bizden Kampanyasına Başvuru Süreci Nasıl İlerliyor?

Yarısı Bizden desteğinden yararlanmak isteyen vatandaşların izlemesi gereken süreç birden fazla aşamadan oluşuyor.

Makale Görselleri

Sağa sola kaydır
Yarısı Bizden Kampanyasında Son Tarih 31 Aralık 2027: Hibe, Kredi ve Taşınma Desteği Rehberi
Ana Görsel

Öncelikle yapının riskli yapı olarak tespit edilmesi gerekiyor.

Ardından hak sahiplerinin yeni yapı için teknik ve mali yeterliliğe sahip bir yüklenici ile anlaşması önem taşıyor.

Yeni projenin hazırlanması, gerekli belediye ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması ve kat irtifakının kurulması gerekiyor.

Hak sahiplerinin tespit edilmesinin ardından ilgili ilçe belediyesi üzerinden gerekli başvurular yapılıyor.

Dosyanın ilgili kentsel dönüşüm birimine ulaşması sonrasında hak sahipleriyle hibe taahhütnamesi ve kredi sözleşmeleri imzalanıyor.

Destek ödemeleri daha sonra inşaatın gerçekleşme seviyesine göre yüklenici firmaya aktarılıyor.

Yarısı Bizden Kampanyasının 31 Aralık 2027’ye Uzatılması Neden Önemli?

Kampanyanın 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatılması, İstanbul’da henüz dönüşüm kararı alamayan birçok bina için ek süre anlamına geliyor.

Kentsel dönüşüm kısa sürede tamamlanan bir süreç değil.

Apartman sakinlerinin karar vermesi, yüklenici bulunması, risk tespiti yapılması, projenin hazırlanması, belediye işlemlerinin yürütülmesi ve ruhsat alınması aylar sürebiliyor.

Bu nedenle kampanyanın süresinin uzatılması özellikle hazırlık aşamasındaki projeler açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

Ancak süre uzadı diye riskli yapılardaki dönüşüm kararının ertelenmemesi gerekiyor.

Özellikle olası İstanbul depremi dikkate alındığında, riskli olduğundan şüphe edilen yapılarda teknik incelemenin mümkün olduğunca erken yaptırılması büyük önem taşıyor.

435 Bin 683 Bağımsız Bölüm Dönüşüm Kapsamına Alındı

Yarısı Bizden Kampanyası ve İstanbul’daki diğer dönüşüm projelerinin ulaştığı boyut açıklanan rakamlara da yansıyor.

Güncel açıklamalara göre 435 bin 683 ev ve iş yeri dönüşüm kapsamına alınırken 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı.

Bu rakamlar İstanbul’daki kentsel dönüşüm hareketinin giderek büyüdüğünü gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde kampanyanın devam etmesiyle birlikte daha fazla binanın dönüşüm sürecine dahil edilmesi bekleniyor.

Bu durum inşaat sektörü kadar gayrimenkul piyasası açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Yeni ve deprem yönetmeliklerine uygun yapıların artması, özellikle eski bina stokunun yoğun olduğu ilçelerde konut değerleri ve bölgesel gayrimenkul hareketliliği üzerinde etkili olabilir.

Yarısı Bizden Kampanyası 81 İle Yayılacak mı?

Kampanyayla ilgili en çok merak edilen konulardan biri Yarısı Bizden modelinin İstanbul dışındaki illerde de uygulanıp uygulanmayacağı.

Yeni dönem hedeflerinde benzer kentsel dönüşüm desteklerinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gündemde bulunuyor.

Yarısı Bizden sisteminin ilerleyen dönemde 81 ile yaygınlaştırılması ve yıllık yaklaşık 150 bin bağımsız bölümün yenilenmesine yönelik hedefler kamuoyuna yansımış durumda.

Ancak önemli bir ayrım bulunuyor.

Mevcut Yarısı Bizden uygulaması İstanbul merkezli yürütülüyor.

Dolayısıyla İstanbul’da kullanılan 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteğinin bugün itibarıyla Türkiye’nin bütün illerinde otomatik olarak uygulandığını söylemek doğru değil.

İstanbul dışındaki taşınmaz sahiplerinin kendi illeri için yayımlanacak yeni düzenleme ve destek programlarını takip etmesi gerekiyor.

Kentsel Dönüşümde Devlet Desteği Tek Başına Yeterli mi?

Yarısı Bizden Kampanyası oldukça önemli bir finansman desteği sağlıyor.

Ancak devlet desteğinin her binanın toplam dönüşüm maliyetinin tamamını karşılayacağı düşünülmemeli.

İnşaat maliyetleri binadan binaya ciddi şekilde değişebiliyor.

Arsanın büyüklüğü, yeni projenin toplam metrekaresi, zemin özellikleri, otopark ihtiyacı, yapı sınıfı, malzeme tercihleri, asansör, cephe sistemi ve ortak alanlar toplam maliyet üzerinde belirleyici oluyor.

Aynı ilçede ve hatta aynı mahallede bulunan iki bina arasında bile önemli maliyet farkları oluşabilir.

Bu nedenle hak sahiplerinin müteahhit teklifini yalnızca toplam rakam üzerinden değerlendirmemesi gerekiyor.

Teknik şartnamenin, ödeme planının ve hak sahibinin kendi cebinden ödeyeceği tutarın baştan belirlenmesi gerekiyor.

Müteahhit Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Kentsel dönüşüm projelerinde en önemli kararların başında yüklenici firma seçimi geliyor.

En düşük fiyatı veren müteahhit her zaman en güvenilir seçenek olmayabilir.

Firmanın geçmişte tamamladığı projeler mutlaka incelenmeli.

Mali yapısı, teknik kapasitesi, şirket geçmişi ve devam eden projeleri araştırılmalı.

Daha önce birlikte çalıştığı hak sahiplerinin deneyimleri de değerli bilgiler sağlayabilir.

Müteahhidin ekonomik sorun yaşaması veya projeyi tamamlayamaması durumunda hak sahipleri ciddi zararlarla karşılaşabilir.

Bu nedenle yüklenici seçiminde yalnızca maliyet değil, projenin tamamlanabilirliği de temel kriter olmalı.

Kentsel Dönüşüm Sözleşmesinde Hangi Maddeler Bulunmalı?

Müteahhit sözleşmesi, kentsel dönüşüm sürecinin en kritik belgelerinden biri.

Yeni dairenin yalnızca oda sayısının yazılması yeterli değil.

Dairenin net ve brüt metrekaresi, katı, cephesi, balkon alanı, otopark hakkı ve ortak kullanım alanları açık şekilde belirtilmeli.

Kullanılacak malzemeler ve teknik standartlar ayrı bir teknik şartname ile sözleşmeye eklenmeli.

İnşaat başlangıç ve teslim tarihleri kesin olarak belirlenmeli.

Gecikme halinde uygulanacak cezai şartlar açık şekilde yazılmalı.

İskân alınması ve kat mülkiyetine geçiş konusundaki yükümlülüklerin hangi tarafa ait olduğu belirlenmeli.

Proje üzerinde yapılabilecek değişiklikler de sınırlandırılmalı.

Özellikle çok sayıda bağımsız bölümün bulunduğu yapılarda sözleşmenin gayrimenkul ve kentsel dönüşüm konusunda uzman hukukçular tarafından incelenmesi yararlı olabilir.

Uzman Değerlendirmesi: En Önemli Konu Gerçekçi Bir Dönüşüm Projesi Oluşturmak

Yarısı Bizden Kampanyası’nın 2027 yılı sonuna kadar uzatılması İstanbul’da dönüşüm bekleyen yapılar açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Ancak yalnızca 875 bin TL hibe miktarına bakarak dönüşüm kararı alınması doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Öncelikle binanın yeni proje maliyetinin gerçekçi biçimde hesaplanması gerekiyor.

Devlet desteğinden sonra kalan maliyetin hak sahipleri tarafından karşılanıp karşılanamayacağı değerlendirilmelidir.

İkinci önemli unsur müteahhit seçimi.

Yüklenici firmanın yalnızca düşük maliyet sunması değil, projeyi zamanında tamamlayabilecek ekonomik güce ve teknik kapasiteye sahip olması gerekiyor.

Üçüncü kritik başlık ise sözleşme.

Yeni binada kimin hangi daireyi alacağı, dairenin büyüklüğü, teslim tarihi ve teknik özellikleri yoruma açık olmayacak şekilde yazılmalı.

Kentsel dönüşüm uzun vadeli ve yüksek maliyetli bir süreç olduğu için alınacak her karar taşınmazın gelecekteki değerini doğrudan etkileyebilir.

Yarısı Bizden Kampanyasında Bilinmesi Gereken En Önemli Noktalar

Yarısı Bizden Kampanyası mevcut uygulamada İstanbul’un 39 ilçesindeki uygun riskli yapıları kapsıyor.

Bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sağlanıyor.

Toplam konut desteği 1 milyon 875 bin TL’ye kadar ulaşıyor.

İş yerleri için 437 bin 500 TL hibe, 437 bin 500 TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği uygulanıyor.

Kredi kullanımında gelir ve kredi puanı şartı aranmıyor.

Kredi geri ödemeleri yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlıyor.

Vade 10 yıla kadar uzayabiliyor.

Geri ödemenin başladığı ilk yılda faiz uygulanmıyor.

Takip eden dönemlerde borçta TÜFE’nin yarısı oranında güncelleme yapılabiliyor.

Hibe ve kredi ödemeleri toplu şekilde hak sahibine değil, inşaatın ilerleme seviyesine göre yüklenici firmaya aktarılıyor.

Sonuç: Yarısı Bizden 2027’ye Uzatıldı, Kentsel Dönüşüm İçin Yeni Fırsat Oluştu

Yarısı Bizden Kampanyası’nın 31 Aralık 2027’ye kadar uzatılması, İstanbul’da riskli yapısını yenilemek isteyen vatandaşlar açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.

Konut başına sağlanan 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği toplamda 1 milyon 875 bin TL’ye ulaşan ciddi bir finansman desteği sunuyor.

Özellikle kredi ödemelerinin yapı ruhsatından iki yıl sonra başlaması ve uzun vadeli ödeme sisteminin bulunması, vatandaşların dönüşüm sürecindeki ekonomik yükünü azaltabilecek avantajlar arasında yer alıyor.

Ancak başarılı bir kentsel dönüşüm için devlet desteğinin yanında doğru maliyet hesabı, güvenilir müteahhit ve güçlü sözleşme üçlüsü büyük önem taşıyor.

İstanbul’un deprem gerçeği düşünüldüğünde riskli olduğu değerlendirilen binalarda teknik incelemelerin ertelenmemesi gerekiyor.

Kampanyanın uzatılması vatandaşlara daha fazla zaman sağlarken bu sürenin doğru planlama için kullanılması gerekiyor.

Doğru hazırlanan bir proje, sağlam finansman modeli ve güvenilir yükleniciyle Yarısı Bizden Kampanyası İstanbul’un eski yapı stokunun daha güvenli ve modern yapılara dönüşmesinde önemli bir araç olmaya devam edebilir.

Editoryal Not

Bu içerik; Gülistan Alagöz’ün Hürriyet Gazetesi’nde ele aldığı haber başlıklarından hareketle, Yarısı Bizden Kampanyası hakkında açıklanan güncel bilgiler dikkate alınarak acilensatilik.com için özgün biçimde hazırlanmıştır.

Kentsel dönüşüm destekleri, kredi koşulları ve başvuru esasları mevzuat değişiklikleriyle güncellenebileceğinden işlem yapılmadan önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın güncel açıklamalarının kontrol edilmesi önerilir.

⭐ Editörün Önerisi

Bu Sayfayı Favorilerinize Ekleyin

Daha sonra tek tıklamayla ulaşabilmek için bu sayfayı favorilerinize ekleyebilirsiniz. Ayrıca Instagram, Facebook ve YouTube hesaplarımızı takip ederek en güncel ilanlar, haberler ve içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz.
✔ Ücretsiz    •    ✔ Güvenli    •    ✔ Hızlı Erişim
×

⭐ Favorilere Ekle

 
Haber Yorumları