Hollanda'nın Rotterdam kentindeki sıra dışı küp evler, mimar Piet Blom'un şehir yaşamını doğayla buluşturma fikrinden doğdu. Yaklaşık 45 derecelik açıyla tasarlanan evler, tek tek ağaçları, yan yana geldiklerinde ise bir ormanı temsil ediyor.
Ağaçların Üzerinde Yaşam Hayali Gerçeğe Dönüştü Hollanda’nın Küp Evleri
Hollanda denildiğinde akıllara kanallar, bisikletler ve tarihi yapılar gelir. Ancak Rotterdam'da bütün bu alışılmış görüntünün arasında, görenleri şaşırtan bambaşka bir mimari anlayış bulunuyor.
Küp Evler, yani Hollanda'daki adıyla Kubuswoningen, geleneksel konut anlayışını tamamen değiştiren tasarımlarıyla dünyanın en dikkat çekici mimari örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Eğik duran sarı küplerden oluşan yapılar ilk bakışta bir sanat eseri gibi görünse de aslında insanların yaşaması için tasarlanmış gerçek konutlar.
Her Şey Helmond'da Başladı
Küp evlerin hikâyesi Rotterdam'dan önce Hollanda'nın Helmond kentinde başladı.
Mimar Piet Blom, 1970'li yıllarda geleneksel apartman anlayışından farklı bir yaşam alanı oluşturma fikri üzerinde çalışıyordu. Blom'un amacı yalnızca sıra dışı görünen binalar tasarlamak değildi.
Mimar, yoğun şekilde şehirleşen toplumlarda insanların doğayla ve komşularıyla daha güçlü bir ilişki kurabileceği, küçük bir köyü andıran yaşam alanları oluşturmayı hedefliyordu.
Bu düşüncenin ilk önemli uygulamalarından biri Helmond'da gerçekleştirildi.
Piet Blom'un Ağaç Ev Hayali
Küp evlerin tasarımının arkasında oldukça farklı bir mimari fikir bulunuyor.
Piet Blom, kentlerin giderek yoğunlaşmasına karşı insanların şehir içerisinde de köy benzeri bir yaşam sürdürebileceğini düşünüyordu.
Bu düşüncesini bir ağaca benzeten Blom, tek bir konutun bir ağacı temsil etmesini, çok sayıda konutun bir araya gelmesiyle ise adeta bir orman oluşturulmasını amaçladı.
Bu nedenle evler yalnızca yan yana dizilmiş binalar olarak değil, birbirleriyle görsel ve mekânsal ilişki kuran bir bütün olarak tasarlandı.
Rotterdam'da Yeni Bir Mimari Kimlik
Küp evlerin en ünlü örnekleri ise Rotterdam'da ortaya çıktı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Rotterdam'ın büyük bölümü ağır yıkıma uğramıştı. Savaş sonrasında kent yeniden inşa edilirken, şehir merkezinin geleceğine ilişkin farklı mimari fikirler de gündeme geldi.
Piet Blom'un sıra dışı konut anlayışı bu yeniden yapılanma sürecinde dikkat çekti.
Blom'dan, şehir merkezindeki Blaak bölgesinin yeniden düzenlenmesi kapsamında farklı bir mimari yaklaşım geliştirmesi istendi.
Ortaya çıkan proje, Rotterdam'ın modern mimari kimliğinin en bilinen simgelerinden biri haline geldi.
Neden Evler 45 Derece Eğik?
Küp evlere ilk kez bakanların en çok merak ettiği konulardan biri, yapıların neden eğik olduğudur.
Blom, standart bir ev formunu değiştirmek yerine geleneksel bir küpü yaklaşık 45 derece döndürerek farklı bir mekânsal düzen oluşturdu.
Böylece evlerin dış görünüşü tamamen değişti.
Normal bir binada duvar olarak gördüğümüz yüzeylerin bir kısmı küp evlerde eğimli hale geliyor. İç mekânlarda ise bu tasarım tercihi oldukça farklı yaşam alanları ortaya çıkarıyor.
Bir Küp Ev Aslında Bir Ağaç
Küp evlerin tasarımındaki en önemli metaforlardan biri ağaç.
Tek bir yapı bir ağacı temsil ediyor. Çok sayıda yapı yan yana geldiğinde ise ortaya bir orman görüntüsü çıkıyor.










