Arama Filtrelerini Aç ⌄
Seçili kategori: Beat. İl → İlçe → Mahalle filtresi aktif.
Web · Tablet · Mobil uyumlu

Yargıtay'dan Kira Uyuşmazlıklarında Önemli Karar: Tahliye Eden Kiracı Masraf Ödeyecek mi?

29 Ekim 2026
Yargıtay'dan Kira Uyuşmazlıklarında Önemli Karar: Tahliye Eden Kiracı Masraf Ödeyecek mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davası devam ederken kiracının evden ayrılması durumunda yargılama giderleri ve vekâlet ücretini kimin karşılayacağına ilişkin görüş ayrılığını giderdi.

Karara göre, kiracı yeni kira dönemi başlamadan sözleşmesini yasal şartlara uygun şekilde sona erdirip taşınmazı tahliye ederse, konusuz kalan davanın giderleri kiraya veren üzerinde bırakılacak. Peki, karar ev sahipleri ve kiracılar açısından ne anlama geliyor?

Yargıtay'dan Kiracıları İlgilendiren Karar: Kira Davasında Masrafları Kim Ödeyecek?

Türkiye'de ev sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan kira uyuşmazlıklarına ilişkin dikkat çekici bir hukuki gelişme yaşandı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira bedelinin tespiti amacıyla açılan davalarda, kiracının taşınmazı yeni kira dönemi başlamadan tahliye etmesi durumunda yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kimin tarafından karşılanacağını açıklığa kavuşturdu.

İstanbul, Bursa, Antalya ve Sakarya bölge adliye mahkemelerinin ilgili hukuk daireleri arasında ortaya çıkan farklı uygulamaları değerlendiren Yargıtay, kiracının yasal hakkını kullanarak kira sözleşmesini sona erdirmesinin, tek başına dava açılmasına sebebiyet verdiği anlamına gelmeyeceği sonucuna ulaştı.

Kararda, kira tespit davasının açılmış olmasının kiracının kanundan kaynaklanan sözleşmeyi sona erdirme hakkını ortadan kaldırmadığı vurgulandı.

Buna göre kiracı, gerekli bildirim şartlarını yerine getirerek yeni kira dönemi başlamadan taşınmazı boşaltır ve kira tespit davası bu nedenle konusuz kalırsa, davanın yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti kiracıya yüklenemeyecek.

Söz konusu hukuki değerlendirme, özellikle kira artışları nedeniyle anlaşmazlık yaşayan ev sahipleri ve kiracılar açısından önem taşıyor.

Yargıtay Kira Tespit Davalarında Hangi Kararı Verdi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira bedelinin yeniden belirlenmesi amacıyla açılan davalarda önemli bir uygulama farklılığını ele aldı.

Uyuşmazlığın temelinde, yeni kira dönemi başlamadan açılmış bir kira tespit davasının, kiracının taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle konusuz kalması bulunuyor.

Bazı mahkemeler, dava açıldığı tarihte kiraya verenin hukuki hakkını kullandığını dikkate alarak yargılama giderlerinin kiracıya yüklenebileceği yönünde değerlendirme yapıyordu.

Diğer mahkemeler ise kiracının sözleşmeyi yasal şartlara uygun şekilde sona erdirmesinin dava açılmasına sebebiyet verme olarak değerlendirilemeyeceği görüşünü benimsiyordu.

Ortaya çıkan bu farklı yaklaşımlar üzerine konu Yargıtay'ın önüne taşındı.

Yargıtay, kiraya verenin kira tespit davası açabilmesi ile davada yargılama giderlerinden kimin sorumlu tutulacağı konularının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Böylece dava açma hakkının bulunmasının, davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderlerinin mutlaka kiracı üzerinde bırakılacağı anlamına gelmediği ortaya konuldu.

Kiracı Evi Boşaltırsa Kira Tespit Davasının Masraflarını Kim Ödeyecek?

Kararın en fazla merak edilen yönü, kiracının evi boşaltması halinde mahkeme masraflarının hangi tarafa ait olacağı.

Yargıtay'ın değerlendirdiği durumda, kiracının kira sözleşmesini kanunda öngörülen koşullara uygun şekilde sona erdirmesi belirleyici unsur olarak öne çıkıyor.

Kiracı, yeni kira dönemi başlamadan önce geçerli fesih bildirimini yaparak taşınmazı tahliye ederse, gelecek kira dönemi için açılan kira tespit davası konusuz kalabiliyor.

Bu durumda kiracının yalnızca yasal hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın açılmasına neden olduğu kabul edilmiyor.

Bunun sonucunda yargılama giderlerinin kiraya veren üzerinde bırakılması gerektiği belirtiliyor.

Ancak kararın bütün kira davalarında ev sahibinin masraflardan sorumlu olacağı şeklinde yorumlanması doğru değil.

Tahliyenin gerçekleştiği tarih, fesih bildiriminin geçerliliği, davanın hangi kira dönemini ilgilendirdiği ve tarafların dava açıldığı tarihteki hukuki durumları önem taşıyor.

Kira Tespit Davası Devam Ederken Kiracı Evden Çıkabilir mi?

Kiracının kira tespit davası devam ederken taşınmazı boşaltıp boşaltamayacağı, birçok vatandaşın merak ettiği konular arasında yer alıyor.

Kira tespit davasının açılması, kiracının kira sözleşmesini hukuka uygun şekilde sona erdirme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşmeler bakımından kiracıya önemli bir hak tanıyor.

Kanuna göre kiracı, belirli süreli kira sözleşmesinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunarak sözleşmenin sona ermesini sağlayabiliyor.

Süresi içerisinde geçerli bir bildirim yapılmadığında ise sözleşme, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere, aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılıyor.

Bu nedenle kira tespit davası devam eden bir kiracının tahliye kararı verirken yalnızca taşınmazı boşaltması yeterli olmayabilir.

Fesih bildiriminin usulüne uygun yapılması, sözleşmenin hangi tarihte sona erdiğinin belirlenmesi ve anahtar tesliminin ispatlanabilmesi de önem taşıyor.

Kira Sözleşmesini Sona Erdirmek İçin 15 Gün Kuralı Ne Anlama Geliyor?

Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen 15 günlük bildirim süresi, özellikle belirli süreli konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde önem taşıyor.

Örneğin bir kira sözleşmesinin 31 Aralık tarihinde sona ereceğini düşünelim.

Kiracı, kanunda aranan süreye ve bildirim şekline uygun davranarak sözleşmenin yenilenmesini istemediğini kiraya verene bildirdiğinde, sözleşmenin dönem sonunda sona erdirilmesi mümkün olabiliyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bildirimin yalnızca hazırlanması değil, hukuken geçerli şekilde yapılmasıdır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 348. maddesi uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.

Bu nedenle kiracıların sözleşmeyi sona erdirme iradelerini ispatlanabilir biçimde bildirmeleri önem taşıyor.

Tahliye sırasında anahtar tesliminin belgelenmesi de ilerleyen dönemde doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Kira Tespit Davası Yeni Kira Döneminden Önce Açılabilir mi?

Kira bedelinin tespiti davalarında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu, davanın hangi tarihte açıldığıdır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir.

Ancak mahkeme tarafından belirlenecek kira bedelinin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlayabilmesi için kanunda düzenlenen koşulların dikkate alınması gerekiyor.

Bu kapsamda, dava yeni dönemin başlangıcından en geç 30 gün önce açılmışsa, kanuni şartlar çerçevesinde tespit edilecek bedel yeni dönemin başından itibaren etkili olabiliyor.

Ayrıca kiraya verenin aynı süre içerisinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunması ve davanın ilgili yeni kira döneminin sonuna kadar açılması da kanunda düzenlenen seçenekler arasında yer alıyor.

Sözleşmede yeni kira döneminde artış yapılacağına ilişkin hüküm bulunması durumunda ise farklı bir uygulama söz konusu olabiliyor.

Dolayısıyla kira tespit davasında yalnızca dava tarihi değil, sözleşme hükümleri ve taraflar arasında yapılan bildirimler de önem taşıyor.

Yargıtay Neden Kiracıyı Yargılama Giderlerinden Sorumlu Tutmadı?

Yargıtay'ın kararındaki temel yaklaşım, bir kişinin kanundan doğan hakkını kullanmasının tek başına hukuki kusur veya dava açılmasına sebebiyet verme olarak değerlendirilmemesine dayanıyor.

Kiraya veren, kanunun tanıdığı imkanlardan yararlanarak yeni kira dönemine ilişkin kira bedelinin tespitini isteyebiliyor.

Ancak kiracı da aynı hukuk düzeni içerisinde sözleşmesini yasal koşullara uygun olarak sona erdirme hakkına sahip bulunuyor.

Kiracının yeni dönem başlamadan taşınmazı boşaltması halinde, gelecekte uygulanması istenen kira bedelinin belirlenmesi bazı durumlarda hukuki anlamını kaybedebiliyor.

Bu nedenle dava hakkında esas yönünden karar verilmesine gerek kalmayabiliyor.

Yargıtay'ın değerlendirdiği uyuşmazlıkta, kiracının hukuka uygun tahliyesi nedeniyle davanın konusuz kalması, kiracının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabul edilmesi için yeterli görülmedi.

Karar, kira uyuşmazlıklarında dava giderlerinin belirlenmesinde tarafların haklarını hangi koşullarda kullandığının önemini ortaya koyuyor.

İstanbul, Bursa, Antalya ve Sakarya Mahkemeleri Arasında Neden Görüş Ayrılığı Yaşandı?

Kira tespit davalarında ortaya çıkan uygulama farklılıkları, kararın dikkat çeken diğer yönünü oluşturuyor.

İstanbul, Bursa, Antalya ve Sakarya bölge adliye mahkemelerinin ilgili hukuk daireleri, kiracının taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle konusuz kalan kira tespit davalarında yargılama giderlerinin hangi tarafa yüklenmesi gerektiği konusunda farklı değerlendirmelerde bulundu.

Bir mahkemenin kiraya verenin dava açmakta haklı olduğu yönünde değerlendirme yapması ile başka bir mahkemenin kiracının hukuka uygun tahliyesini esas alması, benzer olaylarda farklı gider kararlarının ortaya çıkmasına yol açabiliyordu.

Bu farklılık üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından Yargıtay'a başvuruldu.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın çözümünde kiracının sözleşmeyi sona erdirme hakkına ve davanın açılmasına sebebiyet verme koşullarına odaklandı.

Böylece benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik hukuki değerlendirme ortaya konuldu.

Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti Neleri Kapsıyor?

Kira uyuşmazlıklarında tarafların karşı karşıya kalabildiği mali yükümlülükler yalnızca kira bedelinden oluşmuyor.

Makale Görselleri

Sağa sola kaydır
Yargıtay'dan Kira Uyuşmazlıklarında Önemli Karar: Tahliye Eden Kiracı Masraf Ödeyecek mi?
Ana Görsel

Mahkeme sürecinde çeşitli yargılama giderleri de ortaya çıkabiliyor.

Bunlar arasında mahkeme harçları, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri, keşif masrafları ve dava kapsamında yapılan diğer işlemlerin maliyetleri bulunabiliyor.

Bunun yanı sıra, yargılama sonunda hükmedilebilen karşı vekâlet ücreti de taraflar açısından önem taşıyor.

Kararda ele alınan husus, davanın konusuz kalması halinde bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği.

Burada karşı tarafa yükletilen vekâlet ücreti ile kişinin kendi avukatıyla yaptığı ücret sözleşmesinden doğan ödeme yükümlülüğü birbirine karıştırılmamalı.

Bir mahkemenin karşı vekâlet ücretine ilişkin kararı, tarafın kendi avukatına karşı sözleşmeden doğan bütün sorumluluklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle kararın mali sonuçlarının her somut dava bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Konusuz Kalan Kira Tespit Davası Ne Demek?

Bir davanın konusuz kalması, yargılama devam ederken meydana gelen gelişmeler nedeniyle mahkemeden istenen hukuki koruma hakkında artık esas yönünden karar verilmesine ihtiyaç kalmaması anlamına geliyor.

Örneğin yeni kira döneminde uygulanacak bedelin belirlenmesi için dava açılmış olabilir.

Ancak kiracı, ilgili yeni dönem başlamadan önce sözleşmeyi hukuka uygun biçimde sona erdirerek taşınmazı tahliye ederse, gelecekteki kira dönemine ilişkin tespit talebinin konusu ortadan kalkabilir.

Bu durumda mahkeme, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedebilir.

Bununla birlikte yargılama giderlerinin hangi taraftan alınacağı konusu ayrıca değerlendirilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderleri konusunda dikkate alınan temel düzenlemelerden biridir.

Yargıtay'ın ele aldığı uyuşmazlık da bu çerçevede, davanın açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği ve hukuki hakların nasıl kullanıldığı üzerinde yoğunlaşıyor.

Ev Sahipleri Kira Tespit Davası Açarken Nelere Dikkat Etmeli?

Kira bedelinin mevcut piyasa koşullarına göre yeniden belirlenmesini isteyen mülk sahipleri açısından dava öncesi hukuki değerlendirme büyük önem taşıyor.

Öncelikle mevcut kira sözleşmesinin başlangıç ve yenilenme tarihleri kontrol edilmeli.

Ardından kanunda öngörülen bildirim ve dava açma koşulları değerlendirilmeli.

Kiracının sözleşmeyi sona erdirme konusunda bildirimde bulunup bulunmadığı da dikkate alınması gereken hususlar arasında yer alıyor.

Çünkü dava açıldığı tarihte kira ilişkisinin devam ediyor olması, kiracının ilerleyen süreçte sözleşmeyi hukuka uygun şekilde sona erdirmesine engel teşkil etmiyor.

Bu nedenle kiraya verenlerin dava açmadan önce yalnızca talep edecekleri yeni kira bedeline değil, olası yargılama giderlerine de dikkat etmeleri gerekiyor.

Özellikle yeni kira dönemi başlamadan yapılan tahliyelerde davanın konusuz kalması ihtimali, mali risk değerlendirmesinde önem taşıyabiliyor.

Kiracılar Kira Artışı Uyuşmazlıklarında Hangi Haklara Sahip?

Kira bedelindeki artış nedeniyle ev sahibiyle anlaşmazlık yaşayan kiracılar açısından sözleşme hükümlerinin ve kanuni hakların bilinmesi önem taşıyor.

Kiracı, kendisine yöneltilen kira artışı talebini değerlendirebilir, hukuki koşullar mevcutsa kira tespit davasında savunma yapabilir veya sözleşmesini sona erdirme hakkını kullanabilir.

Ancak kiracının her durumda hiçbir bildirim yapmadan taşınmazdan ayrılabileceği düşünülmemeli.

Sözleşme süresinden önce yapılan tahliyeler, geçersiz fesih bildirimleri veya anahtar tesliminin ispatlanamaması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Ayrıca kira tespit davasının konusuz kalması, kiracının önceki dönemlerden kaynaklanan kira borçlarının veya diğer sözleşmesel yükümlülüklerinin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Kiracıların tahliye sürecinde yazılı bildirimleri, ödeme belgelerini ve teslim tutanaklarını saklamaları olası anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olabilir.

Güncel Emlak İlanları

acilensatilik.com
40.000 TL
Onur Mahallesi Vali Kutlu Aktaş Yanında 140 M2 3+1 Kiralık Daire
İzmir, Balçova 26 Ekim 2026
Murat Akyol Gayrimenkul Danışmanlığı Murat Akyol Gayrimenkul Danışmanlığı
12.700.000 TL
Metropol Hastanesi Yanı Site İçinde Asansörlü Otoparklı 175 M2 3+1 Arakat Daire
İzmir, Balçova 20 Ekim 2026
Murat Akyol Gayrimenkul Danışmanlığı Murat Akyol Gayrimenkul Danışmanlığı
93.000 TL
Narlıderede Deniz ve Orman Manzaralı Eşyalı Daire
İzmir, Narlıdere 19 Ekim 2026
Ufuk Topbaş Gayrimenkul Ufuk Topbaş Gayrimenkul
28.000 TL
Korutürk Mahallesinde 2+1 Kiralık Daire
İzmir, Balçova 19 Ekim 2026
Ufuk Topbaş Gayrimenkul Ufuk Topbaş Gayrimenkul

Yargıtay Kararı Bütün Kira Davalarında Geçerli mi?

Kararla ilgili en önemli ayrıntılardan biri, değerlendirilen hukuki durumun sınırlarının doğru anlaşılmasıdır.

Yargıtay'ın incelemesine konu olan uyuşmazlık, yeni kira dönemine ilişkin açılan kira tespit davasında kiracının o dönem başlamadan hukuka uygun şekilde tahliye gerçekleştirmesi nedeniyle davanın konusuz kalmasıdır.

Bu durum, tahliye davaları, kira alacağı davaları veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan bütün uyuşmazlıklarla aynı değildir.

Örneğin kira borcunu ödemeyen bir kiracı hakkında açılan dava, burada değerlendirilen hukuki durumdan farklı sonuçlar doğurabilir.

Benzer şekilde kiracının yeni kira dönemi başladıktan sonra taşınmazı boşaltması halinde, davanın konusu ve geçmiş dönemlere ilişkin hukuki etkileri ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle kararın, kiracı evi hangi koşulda boşaltırsa boşaltsın mahkeme masraflarını ev sahibinin ödeyeceği şeklinde yorumlanması doğru olmaz.

Uzman Değerlendirmesi: Kira Uyuşmazlıklarında Hukuki Zamanlama Belirleyici

Gayrimenkul hukuku açısından değerlendirildiğinde, Yargıtay'ın ele aldığı uyuşmazlık kira sözleşmelerinde zamanlamanın önemini ortaya koyuyor.

Kira tespit davasının hangi tarihte açıldığı, yeni kira döneminin ne zaman başladığı ve kiracının fesih bildirimini hangi koşullarda yaptığı, yargılama giderlerinin belirlenmesinde etkili olabiliyor.

Karar, dava açma hakkı ile yargılama giderlerinden sorumluluğun aynı hukuki kavram olmadığını da gösteriyor.

Kiraya verenin hukuka uygun şekilde dava açabilmesi, davanın sonradan konusuz kalması halinde giderlerin mutlaka kiracıya yükletileceği anlamına gelmiyor.

Kiracının da hukuki haklarını kanunda öngörülen usullere uygun biçimde kullanması gerekiyor.

Bu çerçevede tarafların dava öncesinde sözleşme tarihlerini, bildirimlerini ve olası mali sonuçları değerlendirmeleri yararlı olabilir.

Bu bölüm, mevzuat ve aktarılan karar çerçevesinde hazırlanmış genel hukuki değerlendirmedir; belirli bir hukuk uzmanının doğrudan açıklaması değildir.

Önemli Bilgiler: Kira Tespit Davasında Kim Hangi Masrafı Ödeyecek?

Kararı veren daire: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi.

Uyuşmazlığın konusu: Kira tespit davasının kiracının tahliyesi nedeniyle konusuz kalması halinde yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletileceği.

Kiracının durumu: Yeni kira dönemi başlamadan sözleşmesini hukuka uygun şekilde sona erdirerek taşınmazı tahliye etmesi.

Yargılama giderleri: Aktarılan karara göre bu koşullarda kiraya veren üzerinde bırakılacak.

Vekâlet ücreti: Kararda belirtilen koşullarda kiracı karşı vekâlet ücretinden sorumlu tutulmayacak.

15 günlük bildirim: Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının dönem sonunda sözleşmeyi sona erdirmesine ilişkin kanuni bildirim süresi.

30 günlük süre: Kira tespit davasında belirlenecek yeni bedelin hangi dönemden itibaren geçerli olacağı bakımından, kanundaki alternatif koşullardan biri.

İlgili mevzuat: Türk Borçlar Kanunu'nun 345, 347 ve 348. maddeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi.

Önemli ayrıntı: Karar her tahliye olayında otomatik olarak uygulanacak genel bir masraf muafiyeti anlamına gelmiyor.

Sonuç: Yargıtay'dan Ev Sahibi ve Kiracıları Yakından İlgilendiren Hukuki Açıklık

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kira tespit davalarına ilişkin değerlendirmesi, kiracıların yasal fesih haklarını kullanmaları halinde ortaya çıkabilecek yargılama giderleri konusunda önemli bir uygulama ayrımını açıklığa kavuşturdu.

Karara göre kiracının yeni kira dönemi başlamadan sözleşmesini hukuka uygun şekilde sona erdirerek taşınmazı tahliye etmesi ve kira tespit davasının bu nedenle konusuz kalması halinde, kiracıya yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti yüklenemeyecek.

Bununla birlikte her uyuşmazlıkta sözleşme şartlarının, bildirimlerin, tahliye tarihinin ve dava sürecinin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Karar, ev sahipleri açısından dava öncesi hukuki ve mali değerlendirmeyi; kiracılar açısından ise fesih ve tahliye işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirmenin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

AcilenSatilik.com Emlak Haberleri olarak kira hukuku, gayrimenkul piyasası, ev sahibi-kiracı ilişkileri ve emlak sektörünü ilgilendiren hukuki gelişmeleri okuyucularımıza aktarmaya devam ediyoruz.

Haber Etiketleri

Yargıtay kira tespit davası kira davası mahkeme masrafları kiracı tahliye hakkı kira tespit davası vekâlet ücreti ev sahibi kiracı hakları Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı kira hukuku 2026 #Yargıtay #KiraTespitDavası #KiracıHakları #EvSahibiHakları #KiraHukuku #EmlakHaberleri #AcilenSatilik
Haber Yorumları