Yargıtay, kira sözleşmelerinde kefalet hükümlerine ilişkin emsal niteliğindeki kararlarında önemli bir kez daha önemli bir hatırlatma yaptı.
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi kapsamında, kefilin sorumlu olacağı azami tutar ile kefalet tarihinin mutlaka kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerektiği vurgulandı. Bu şartların eksik olması halinde kefalet sözleşmesi hukuken geçersiz sayılıyor.
Yargıtay'dan Kira Sözleşmelerinde Kefalet İçin Kritik Uyarı
Konut ve iş yeri kiralamalarında sıkça başvurulan kefalet uygulamasına ilişkin Yargıtay'ın verdiği kararlar, hem ev sahipleri hem kiracılar hem de kefiller açısından büyük önem taşıyor.
Yüksek Mahkeme, son dönemde yeniden gündeme gelen içtihatlarında, kefalet sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini açık şekilde ortaya koydu.
En Kritik Şart: El Yazısı
Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinde;
- Kefilin sorumlu olduğu azami tutar
- Kefalet tarihi
- Müteselsil kefil olunuyorsa buna ilişkin ifade
mutlaka kefilin kendi el yazısıyla yazılmak zorunda.
Bu bilgilerin bilgisayar çıktısı, daktilo veya başkası tarafından doldurulmuş olması yeterli görülmüyor. Kanunun aradığı el yazısı şartı yerine getirilmediğinde kefalet hukuken geçersiz kabul ediliyor.
Yargıtay Neden Bu Şarta Önem Veriyor?
Yargıtay'ın kararlarında temel amaç, kefilin üstlendiği mali sorumluluğun farkında olarak özgür iradesiyle taahhütte bulunmasını sağlamak.
Mahkeme, özellikle kira sözleşmelerinde sadece "kefil" ibaresinin altına imza atılmasının tek başına yeterli olmadığını belirtiyor.
Eğer kefil;









