VİDEO
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması verileri, Türkiye'de konut ve kira giderlerinin bölgesel dağılımını ortaya koydu.
Ülke genelindeki konut ve kira harcamalarının yüzde 28,4'ü İstanbul'da gerçekleşirken, kentte hanehalkı bütçesinin yüzde 29,6'sı barınma giderlerine ayrıldı. Toplam tüketim harcamalarında Ege Bölgesi yüzde 14,5, Akdeniz Bölgesi ise yüzde 12,6 ile İstanbul'u takip etti. Veriler, büyükşehirlerdeki yaşam maliyetlerini, bölgesel tüketim farklılıklarını ve konut piyasasının ekonomik önemini yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye'nin Konut ve Kira Harcamalarında İstanbul'un Ağırlığı Dikkat Çekiyor
Türkiye'de hanehalklarının günlük yaşamlarını sürdürebilmek için yaptığı harcamalar, ekonomik koşulların ve yaşam standartlarının değerlendirilmesinde önemli göstergeler arasında bulunuyor. Özellikle konut, kira, ulaşım ve gıda gibi temel ihtiyaçlara ayrılan bütçeler, ailelerin ekonomik durumunu doğrudan etkiliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması verileri, Türkiye genelindeki tüketim harcamalarının bölgesel dağılımına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Açıklanan verilere göre İstanbul, Türkiye genelinde yapılan toplam hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 25,6'sını oluşturdu. Başka bir ifadeyle Türkiye'de hanehalkları tarafından yapılan her 100 liralık tüketim harcamasının yaklaşık 25,6 lirası İstanbul bölgesinde gerçekleşti.
Ancak İstanbul'un ekonomik ağırlığı yalnızca toplam tüketim harcamalarıyla sınırlı kalmadı.
Türkiye genelindeki konut ve kira harcamalarının yüzde 28,4'ünün İstanbul'da yapılması, kentin barınma ekonomisindeki belirgin konumunu da gözler önüne serdi.
Bu tablo, İstanbul'un hem geniş nüfus yapısı hem de ekonomik faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle Türkiye'nin tüketim harcamalarında merkezi bir rol oynadığını gösteriyor.
Bununla birlikte söz konusu oranların doğrudan İstanbul'daki konutların diğer bölgelerden yüzde 28,4 daha pahalı olduğu anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Veriler, harcamaların ülke genelindeki dağılımını gösteriyor; konut fiyatlarının veya kira bedellerinin birebir karşılaştırmasını sunmuyor.
Türkiye'deki Konut ve Kira Harcamalarının Yüzde 28,4'ü İstanbul'da
2025 yılı verilerinin en dikkat çekici sonuçlarından biri, konut ve kira giderlerinin İstanbul'da yoğunlaşması oldu.
Türkiye genelinde konut ve kira harcamaları için yapılan toplam harcamanın yüzde 28,4'ü İstanbul bölgesinde gerçekleşti.
Bu oran, İstanbul'un toplam hanehalkı tüketim harcamalarından aldığı yüzde 25,6'lık payın üzerinde bulunuyor.
İki oran arasındaki 2,8 yüzde puanlık fark, konut ve kira harcamalarının İstanbul'da genel tüketim harcamalarına kıyasla daha yüksek bir yoğunlaşma gösterdiğine işaret ediyor.
İstanbul'un Türkiye ekonomisindeki ağırlığı düşünüldüğünde bu sonuç, konut piyasası açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Kentte yaşayan hanelerin barınma ihtiyaçları, kiralık konut talebi, konutların kullanım maliyetleri ve yaşam alanlarına ilişkin harcamalar, tüketim bütçesinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Özellikle büyükşehirlerde konutun yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan bir unsur olmaktan çıkıp hanehalkı bütçesinin temel belirleyicilerinden biri haline gelmesi, ekonomik değerlendirmelerde konut harcamalarının daha fazla dikkate alınmasını gerektiriyor.
İstanbul'da yaşayan kiracılar açısından kira giderleri doğrudan aylık bütçeyi etkilerken, ev sahibi hanelerin konutla bağlantılı tüketim maliyetleri de ekonomik hesaplamalarda önem taşıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise TÜİK'in konut ve kira harcamaları kapsamının yalnızca kiracıların ev sahiplerine ödediği nakit kiralardan ibaret olmamasıdır. Hanehalkı tüketim istatistiklerinde konutla ilgili diğer harcamalar ve metodoloji kapsamında hesaplanan izafi kira gibi unsurlar da bulunabilir.
Bu nedenle yüzde 28,4'lük oranı yalnızca kira ödemelerinin İstanbul'daki payı şeklinde yorumlamak doğru olmayacaktır.
İstanbul'da Hanehalkı Bütçesinin Yüzde 29,6'sı Konut ve Kiraya Ayrılıyor
TÜİK verilerinde öne çıkan ikinci önemli gösterge, İstanbul'daki hanehalklarının toplam tüketim harcamaları içinde konut ve kiraya ayırdığı pay oldu.
2025 yılında İstanbul bölgesinde konut ve kira harcamalarının toplam hanehalkı tüketimi içindeki oranı yüzde 29,6 olarak kaydedildi.
Bu sonuç, İstanbul'da tüketim amacıyla yapılan her 100 liralık harcamanın yaklaşık 29,6 lirasının konut ve kira grubuna ayrıldığını gösteriyor.
İstanbul'da her 100 TL tüketim harcamasının dağılımı
Konut ve kira
29,60 TL
Diğer tüketim harcamaları
70,40 TL
Kaynak: Kullanıcı tarafından sağlanan TÜİK 2025 verileri. Oranlar toplam tüketim harcaması içindeki payları göstermektedir.
Bu oran, İstanbul'da barınmanın hanehalkı ekonomisi açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Konut ve kira giderlerine ayrılan yüksek pay, hanelerin diğer tüketim ihtiyaçları için kullanabileceği bütçeyi de etkileyebiliyor.
Örneğin aylık toplam tüketim harcaması 50 bin TL olan varsayımsal bir hanede, yüzde 29,6'lık oran üzerinden hesaplandığında konut ve kira grubuna 14 bin 800 TL ayrılmış oluyor.
Ancak bu hesaplama, İstanbul'daki her hanenin aynı miktarda harcama yaptığı veya ortalama kira bedelinin 14 bin 800 TL olduğu anlamına gelmiyor. Yalnızca açıklanan tüketim payının örnek bir bütçeye uygulanmasını gösteriyor.
Gerçek harcama tutarları; hane büyüklüğü, gelir düzeyi, konutun mülkiyet durumu, yaşanılan ilçe ve tüketim alışkanlıklarına göre önemli ölçüde değişebiliyor.
Konut ve Kira Harcamalarında Kuzeydoğu Anadolu Son Sırada
Türkiye'nin farklı bölgeleri arasında barınma harcamalarının tüketim bütçesi içindeki ağırlığı değişiklik gösteriyor.
TÜİK'in 2025 yılı verilerine göre konut ve kira harcamalarına toplam tüketim bütçesinde en yüksek payı ayıran bölge yüzde 29,6 ile İstanbul olurken, en düşük oran yüzde 22,1 ile Kuzeydoğu Anadolu'da kaydedildi.
İki bölge arasındaki fark 7,5 yüzde puana ulaştı.
Bu farklılık, Türkiye'de konut ve kira giderlerinin her bölgede aynı ekonomik ağırlığa sahip olmadığını ortaya koyuyor.
Bölgesel konut stokunun özellikleri, kentleşme düzeyi, mülkiyet yapısı, hane büyüklüğü ve gelir dağılımı gibi unsurlar, harcama oranlarının farklılaşmasında etkili olabilecek faktörler arasında bulunuyor.
İstanbul gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde konut talebinin belirli merkezlerde yoğunlaşması, barınma giderlerinin ekonomik önemini artırabiliyor.
Kuzeydoğu Anadolu'da ise farklı yerleşim yapıları ve konut kullanım alışkanlıkları, tüketim harcamalarının dağılımında başka bir tablo oluşturabiliyor.
Bununla birlikte düşük harcama payının, o bölgede yaşayan bütün hanelerin konuta kolay erişebildiğini veya barınma maliyetlerinden etkilenmediğini gösterdiği düşünülmemeli.
Bir bölgede konut ve kiraya ayrılan payın daha düşük olması, gelir düzeyinin yüksek olduğu veya konutların herkes için daha erişilebilir hale geldiği anlamına tek başına gelmiyor.
Konut erişilebilirliğini değerlendirmek için gelir, gerçek kira düzeyleri, konut fiyatları ve hanelerin ekonomik koşullarının birlikte incelenmesi gerekiyor.
Ege Bölgesi Türkiye'nin Tüketim Harcamalarında İkinci Sırada
TÜİK verilerinin dikkat çeken sonuçlarından biri de Ege Bölgesi'nin toplam hanehalkı tüketim harcamalarındaki konumu oldu.
2025 yılında Türkiye genelindeki toplam hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 14,5'i Ege Bölgesi'nde gerçekleşti.
Böylece Ege, İstanbul'un ardından en yüksek tüketim payına sahip ikinci bölge olarak öne çıktı.
Akdeniz Bölgesi ise yüzde 12,6'lık payla üçüncü sırada yer aldı.
Türkiye'de toplam hanehalkı tüketim harcamalarından alınan pay
0%7%14%21%28%İstanbulEgeAkdenizDoğu KaradenizOrtadoğu AnadoluKuzeydoğu Anadolu
Kaynak: Paylaşılan TÜİK 2025 Hanehalkı Tüketim Harcaması verileri.
Grafikte yalnızca metinde oranları verilen bölgeler gösterilmiştir; tüm bölgeleri kapsamamaktadır.
Ege Bölgesi'nin toplam tüketim harcamalarındaki yüksek payı, bölgenin ekonomik ve demografik önemini ortaya koyan göstergelerden biri olarak değerlendirilebilir.
İzmir başta olmak üzere Ege'deki büyük yerleşim merkezleri, sanayi, ticaret, turizm ve hizmet sektörlerinin yoğun olduğu ekonomik alanlar arasında bulunuyor.
Bölgenin konut piyasasında ise kent merkezleri, sahil ilçeleri, üniversite çevreleri ve gelişmekte olan yerleşim alanları birbirinden farklı dinamikler sergiliyor.
Örneğin İzmir'in Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Urla, Çeşme ve Bornova gibi ilçelerinde konut talebinin nedenleri ve konut tercihleri farklılaşabiliyor.
Bir bölgede merkezi konuma ve ulaşım olanaklarına yakınlık ön plana çıkarken, başka bir bölgede yazlık konut, müstakil yaşam veya yatırım amacıyla taşınmaz arayışı önem kazanabiliyor.
Ancak Ege Bölgesi'nin toplam tüketim harcamalarından yüzde 14,5 pay alması, bölgedeki konut ve kira harcamalarının da aynı oranda gerçekleştiği anlamına gelmiyor.
Konut ve kira harcamalarının Ege Bölgesi'ndeki kesin payını belirlemek için ilgili harcama grubunun bölgesel dağılımının ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Akdeniz Bölgesi Tüketim Harcamalarında Üçüncü Sıraya Yerleşti
Türkiye genelindeki hanehalkı tüketim harcamalarının yüzde 12,6'sını oluşturan Akdeniz Bölgesi, 2025 yılında en yüksek toplam tüketim payına sahip üçüncü bölge oldu.
Akdeniz'in ekonomik yapısında turizm, tarım, ticaret, sanayi ve hizmet sektörleri önemli yer tutuyor.
Antalya, Adana ve Mersin gibi büyük yerleşim merkezleri, bölgedeki konut ve tüketim ekonomisinin değerlendirilmesinde dikkat çeken şehirler arasında bulunuyor.
Özellikle Antalya gibi turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu kentlerde konut piyasası, yerleşik nüfusun barınma ihtiyaçlarının yanında dönemsel kullanım ve yatırım taleplerinden de etkilenebiliyor.
Bu durum, bazı bölgelerde kiralık ve satılık konut piyasasının farklı dönemlerde değişen talep koşullarıyla karşılaşmasına neden olabiliyor.
Bununla birlikte TÜİK'in toplam tüketim payı verilerinden hareketle Akdeniz'deki kiraların ne kadar yükseldiği veya konut fiyatlarının hangi oranda değiştiği sonucuna varmak mümkün değil.
Bunun için bölgesel kira endeksleri, konut satış istatistikleri ve fiyat gelişmelerine ilişkin ilave verilerin değerlendirilmesi gerekiyor.
Türkiye'de En Düşük Tüketim Payı Kuzeydoğu Anadolu'da
Türkiye genelindeki toplam hanehalkı tüketim harcamalarının bölgesel dağılımında en düşük pay Kuzeydoğu Anadolu'ya ait oldu.
2025 yılında Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi'nin Türkiye genelindeki toplam tüketim harcamalarından aldığı pay yüzde 1,4 olarak kaydedildi.
Bölgeyi yüzde 2,5 ile Ortadoğu Anadolu ve yüzde 2,8 ile Doğu Karadeniz takip etti.
Bu sonuçlar, Türkiye'deki tüketim harcamalarının bölgelere eşit şekilde dağılmadığını gösteriyor.
Nüfus büyüklüğü, ekonomik faaliyetlerin yoğunluğu, kentleşme oranı ve tüketim düzeyi gibi unsurlar, bölgesel harcama toplamlarının farklılaşmasına katkıda bulunabiliyor.
Örneğin nüfusu daha az olan bir bölgenin Türkiye genelindeki toplam tüketim harcamalarından daha düşük pay alması beklenebilir.
Ancak bu durum, bölgedeki bireylerin mutlaka daha düşük yaşam maliyetleriyle karşılaştığı anlamına gelmez.
Bölgeler arasındaki ekonomik farklılıkları daha sağlıklı değerlendirmek için kişi başına tüketim harcamalarının, gelir düzeylerinin ve satın alma gücünün birlikte ele alınması gerekiyor.
İstanbul Eğitim Harcamalarında da İlk Sırada
İstanbul'un toplam tüketim harcamalarındaki ağırlığı yalnızca konut ve kira grubuyla sınırlı kalmadı.
TÜİK verilerine göre Türkiye genelindeki eğitim hizmetleri harcamalarının yüzde 38,3'ü İstanbul bölgesinde gerçekleşti.
Bu oran, paylaşılan verilerde İstanbul'un en yüksek ağırlığa sahip olduğu harcama gruplarından birini oluşturuyor.
İstanbul'un geniş nüfusu, üniversiteleri, özel eğitim kurumları ve eğitim hizmetleri alanındaki faaliyet yoğunluğu, bu harcama grubunun ekonomik büyüklüğünü anlamak açısından dikkate alınabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Ancak eğitim harcamalarındaki yüzde 38,3'lük pay, İstanbul'daki her hanenin eğitim için gelirinin aynı oranını harcadığı anlamına gelmiyor.
Söz konusu oran, Türkiye genelindeki eğitim hizmetleri tüketim harcamalarının ne kadarının İstanbul'da yapıldığını gösteriyor.
Bu ayrım, tüketim istatistiklerinin doğru yorumlanması açısından önem taşıyor.
Lokanta ve Konaklama Harcamalarının Yüzde 32,2'si İstanbul'da
2025 yılı verilerinde İstanbul'un yüksek pay aldığı bir diğer harcama grubu lokantalar ve konaklama hizmetleri oldu.
Türkiye genelindeki bu harcamaların yüzde 32,2'si İstanbul bölgesinde gerçekleşti.
Kentteki ticaret, turizm, hizmet sektörü ve günlük tüketim faaliyetlerinin yoğunluğu, söz konusu harcama grubunun büyüklüğünü değerlendirirken dikkate alınabilecek faktörler arasında yer alıyor.
İstanbul'un hem yerleşik nüfus hem de ekonomik hareketlilik açısından önemli bir merkez olması, farklı tüketim gruplarında yüksek paylara sahip olmasını açıklayabilecek unsurlardan biri.
Bununla birlikte bu oran da doğrudan lokanta veya konaklama fiyatlarının İstanbul'da diğer bölgelere göre ne kadar yüksek olduğunu göstermiyor.
Toplam harcama büyüklüğü ile fiyat seviyesi birbirinden farklı ekonomik göstergeler olarak değerlendirilmeli.
Eğlence, Spor ve Kültür Harcamalarında İstanbul'un Payı Yüzde 27,3
İstanbul'un Türkiye genelindeki eğlence, spor ve kültür harcamalarından aldığı pay yüzde 27,3 olarak kaydedildi.
Bu sonuç, kentin kültürel ve sosyal tüketim faaliyetlerindeki ekonomik ağırlığını ortaya koyuyor.
Konserler, sinema, tiyatro, spor etkinlikleri ve diğer kültürel hizmetler, büyükşehirlerde hanehalkı tüketim tercihlerinin önemli bir parçasını oluşturabiliyor.
İstanbul'da konut ve kira giderlerinin yüksek bütçe payına sahip olması ise bu tür isteğe bağlı tüketim harcamalarının haneler arasında nasıl farklılaştığı sorusunu gündeme getiriyor.
Barınma maliyetleri yükseldiğinde, özellikle gelir artışı aynı hızda gerçekleşmeyen haneler diğer harcama kalemlerinde tasarrufa yönelebiliyor.
Ancak TÜİK'in burada aktarılan bölgesel dağılım verileri, İstanbul'daki hanelerin eğlence ve kültür harcamalarını önceki yıla göre azalttığını veya artırdığını tek başına göstermiyor.
Böyle bir sonuca ulaşmak için yıllar arasındaki değişimin ayrıca incelenmesi gerekiyor.
Konut Piyasası ve Hanehalkı Ekonomisine Etkileri
Konut Harcamalarının Yüksek Payı Neden Önemli?
Konut, hanehalklarının en temel ihtiyaçları arasında bulunuyor. Barınma giderleri ise diğer birçok tüketim kaleminden farklı olarak kısa sürede tamamen ortadan kaldırılamayan harcamalar arasında yer alıyor.
Bir hanenin giyim, eğlence veya bazı hizmet harcamalarını ertelemesi mümkün olabilirken, barınma ihtiyacını karşılamaya devam etmesi gerekiyor.
Bu nedenle konut ve kira harcamalarının bütçe içindeki payı, yaşam maliyetlerinin değerlendirilmesinde önemli bir gösterge niteliği taşıyor.










