Arama Filtrelerini Aç ⌄
Seçili kategori: Golf. İl → İlçe → Mahalle filtresi aktif.
Web · Tablet · Mobil uyumlu

Sahiller İçin Yeni Düzenleme: Bakanlık Uygun Görürse Kiralama Yapılabilecek

9 Ağustos 2026
Sahiller İçin Yeni Düzenleme: Bakanlık Uygun Görürse Kiralama Yapılabilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Hazine taşınmazlarının yönetimine ilişkin yönetmelikte yapılan yeni düzenleme yürürlüğe girdi.

Buna göre Bakanlıkça uygun görülen bazı kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlarda bulunması zorunlu ticari üniteler, ilgili mevzuat ve onaylı imar planlarına uygun olmak şartıyla kiraya verilebilecek. Uygulamada kira bedeline ek olarak veya kira bedeli yerine hasılat ve/veya gelirden pay alınması da mümkün olacak.

Kıyı ve sahil alanlarında yeni dönem başladı

Türkiye'nin kıyı ve sahil alanlarını yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme yürürlüğe girdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, verilen bilgilere göre 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzenleme, Hazine taşınmazı niteliğindeki kıyı ve sahil şeritlerinin ekonomik ve ticari amaçlarla değerlendirilmesine ilişkin yeni bir çerçeve oluşturuyor. Bakanlık tarafından uygun görülen alanlarda, Kıyı Kanunu, ilgili uygulama yönetmeliği ve onaylı imar planı hükümlerine uyulması şartıyla kiralama ve işletme süreçlerinin yürütülmesinin önü açılıyor.

Burada özellikle dikkat çeken nokta, düzenlemenin yalnızca kıyı alanlarının kullanımını değil, bu alanlarda yapılması zorunlu olan ticari üniteleri de kapsayabilmesi. Böylece mevzuata uygun biçimde oluşturulabilecek ticari işletme alanlarının belirli şartlarla ekonomik faaliyetlere konu edilmesi mümkün hale geliyor.

Kıyı alanlarının tamamı kiralanabilecek mi?

Yeni düzenlemenin kamuoyunda en fazla merak edilen başlıklarından biri, "Kıyılar artık tamamen kiralanabilecek mi?" sorusu oldu. Düzenlemenin kapsamı bu şekilde yorumlanmamalı.

Türkiye'deki kıyıların hukuki statüsü Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuatla belirleniyor. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'te kıyıların herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu ve kıyı ile sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerektiği belirtiliyor.

Dolayısıyla yapılan düzenleme, bütün sahillerin özel işletmelere açılması anlamına gelmiyor. Söz konusu uygulama, Bakanlıkça uygun görülen Hazine taşınmazı niteliğindeki alanlar bakımından ve belirlenmiş hukuki koşullar çerçevesinde değerlendirilecek.

Bu nedenle bir alanın kıyıda bulunması tek başına kiralanabileceği anlamına gelmeyecek. Alanın hukuki niteliği, kıyı mevzuatına uygunluğu, imar planındaki durumu ve yapılması planlanan faaliyetin niteliği birlikte değerlendirilecek.

Kıyı Kanunu şartı devam ediyor

Düzenlemenin en önemli unsurlarından biri, Kıyı Kanunu'na ve onaylı imar planlarına uygunluk şartının korunması.

Kıyı ve sahil şeritlerinde yapılacak düzenlemelerin 3621 sayılı Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve onaylı imar planı hükümlerine uygun olması gerekiyor. Mevcut mevzuat da kıyı alanlarında yapılacak planlama ve uygulamalarda onaylı kıyı kenar çizgisinin bulunmasını öngörüyor.

Bu şart, yeni düzenlemenin çevresel ve şehircilik açısından önemli sınırlarından birini oluşturuyor. Başka bir ifadeyle ekonomik faaliyet yapılabilmesi için önce alanın hukuki ve planlama açısından uygun olması gerekiyor.

Bu durum özellikle turizm bölgelerinde, belediyelerin sınırları içerisinde bulunan kıyı alanlarında ve ticari kullanım amacı taşıyan sahil düzenlemelerinde önem taşıyor.

Ticari üniteler de kapsamda

Yeni düzenlemede dikkat çeken bir başka unsur ise kıyı ve sahil alanlarında bulunması zorunlu olan ticari ünitelerin de değerlendirmeye alınabilmesi.

Sahil düzenlemelerinde vatandaşların ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çeşitli hizmet ve ticari birimler bulunabiliyor. Yeme-içme, satış ve benzeri hizmetlere yönelik alanlar, ilgili mevzuatın izin verdiği ölçüde işletme faaliyetlerine konu olabiliyor.

Ancak burada da ticari faaliyet ile kıyının kamusal kullanım amacı arasında bir denge kurulması gerekiyor. Ticari birimin bulunması, kıyının vatandaşların kullanımına kapatılması veya kamu yararı ilkesinin ortadan kaldırılması anlamına gelmiyor.

Bakanlık tarafından uygun görülen alanlarda yürütülecek uygulamalarda ticari ünitelerin hukuki niteliği, imar planındaki kullanım kararı ve ilgili izin süreçleri önem taşıyacak.

Kira yerine gelir paylaşımı modeli uygulanabilecek

Düzenlemenin ekonomik açıdan en dikkat çekici taraflarından biri de gelir paylaşımı modeli.

Kıyı ve sahil alanlarının kullanımında yalnızca sabit bir kira bedelinin uygulanması yerine, şartlara göre hasılat ve/veya gelirden pay alınması yöntemi kullanılabilecek.

Bu model, özellikle işletmenin elde edeceği gelirin değişken olduğu ticari faaliyetlerde kamu açısından farklı bir gelir mekanizması oluşturabilir.

Örneğin bir ticari ünitenin sezonluk faaliyet göstermesi veya gelirinin yıl içinde önemli ölçüde değişmesi durumunda, sabit kira bedeli yerine gelir üzerinden belirlenen bir paylaşım modelinin tercih edilmesi mümkün olabilecek.

Böylece kamu taşınmazından elde edilen ekonomik değer ile işletmenin gerçekleştirdiği ticari faaliyet arasında daha doğrudan bir gelir ilişkisi kurulması hedefleniyor.

Protokol uygulamanın merkezinde olacak

Yeni sistemde kiralama veya kullanım sürecinin önemli unsurlarından biri de protokol olacak.

Düzenlemeye göre ilgili alanların kiraya verilmesi veya işletilmesine ilişkin esaslar Bakanlık ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasında yapılacak protokolle belirlenebilecek.

Protokol, yalnızca kira veya gelir paylaşımını değil, alanın işletilmesine ilişkin çeşitli sorumlulukları da düzenleyebilecek.

Bu kapsamda özellikle şu başlıkların belirlenmesi mümkün:

  • Alanların bakım ve onarımı,
  • Güvenlik hizmetleri,
  • Temizlik faaliyetleri,
  • İşletme faaliyetlerinin yürütülmesi,
  • Ticari ünitelerin işletilmesi,
  • Elde edilen hasılat veya gelirin paylaşımı,
  • Tarafların sorumlulukları,
  • İşletme sürecinin sona ermesine ilişkin hükümler.

Dolayısıyla protokol, kamu taşınmazının nasıl kullanılacağını ve ekonomik faaliyetin hangi şartlarda yürütüleceğini belirleyen temel belgelerden biri olacak.

Hangi kurum ve kuruluşlar uygulamada yer alabilecek?

Verilen düzenlemeye göre uygulama kapsamında Bakanlığın merkez teşkilatı, döner sermaye işletmesi müdürlüğü ile Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlar ile bunların iştirakleri yer alabilecek.

Bu durum, kıyı alanlarının yalnızca klasik anlamda bir kiralama işlemiyle değil, kamu kurumları ve Bakanlıkla bağlantılı kuruluşlar üzerinden işletme modeliyle değerlendirilmesine de imkan sağlayabilecek.

Burada hangi alanın hangi kurum tarafından kullanılacağı veya işletileceği ise ilgili protokol ve mevzuat hükümlerine göre belirlenecek.

Amaç atıl alanların ekonomiye kazandırılması

Yeni düzenlemenin temel amaçlarından biri, uygun nitelikteki Hazine taşınmazlarının atıl kalmasının önüne geçmek.

Özellikle turizm potansiyeli yüksek bölgelerde bulunan ancak hukuki, idari veya işletme süreçleri nedeniyle yeterince değerlendirilemeyen alanların belirli şartlarla ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.

Bu kapsamda kamuya ait taşınmazların ekonomik değer üretmesi, ticari faaliyetlerin düzenli şekilde yürütülmesi ve elde edilen gelirden kamu payı alınması amaçlanıyor.

Ancak ekonomik değerlendirme yapılırken çevrenin korunması, kıyı ekosisteminin sürdürülebilirliği ve vatandaşların kıyılardan yararlanma hakkı da dikkate alınmak zorunda.

Düzenlemenin kapsamı ve uygulama şartları

Yeni uygulamanın en önemli özelliği, kıyı alanlarına yönelik mevcut hukuki sınırlamaları ortadan kaldırmaması.

Kıyı Kanunu'nun temel yaklaşımında kıyıların kamu yararı gözetilerek kullanılmasına ve herkesin eşit ve serbest biçimde yararlanmasına önem veriliyor. Bu nedenle yeni düzenleme, ekonomik işletme imkanını genişletse bile kıyıların hukuki statüsünü değiştirmiyor.

Nitekim mevcut Hazine taşınmazları mevzuatında da kıyı ve sahil şeritlerine ilişkin özel hükümler bulunuyor. Milli Emlak mevzuatında kıyı ve sahil şeritlerinde yapılacak düzenlemelerin Kıyı Kanunu ve imar planına uygun olması gerektiği belirtiliyor.

Kiralama ile kamu kullanımı arasındaki denge önemli

Kıyı alanlarında ticari faaliyetlerin artması, beraberinde kamu kullanımının korunması konusunu da gündeme getiriyor.

Bir sahil alanında restoran, büfe, satış noktası veya benzeri ticari ünitelerin bulunması mümkün olsa bile vatandaşların kıyıya erişiminin engellenmemesi gerekiyor.

Bu nedenle uygulamada yalnızca ekonomik getirinin değil, alanın kamusal niteliğinin korunmasının da önemli olması bekleniyor.

Kıyı alanlarının özel bir işletme tarafından kullanılması ile kıyının vatandaşların ortak kullanımından çıkarılması aynı şey değil. Bu ayrım, yeni düzenlemenin uygulanmasında en fazla dikkat edilmesi gereken konulardan biri olacak.

Gelir paylaşımı kamu açısından ne anlama geliyor?

Hasılat veya gelirden pay alınması modeli, kamu taşınmazlarından sağlanacak ekonomik getirinin işletmenin performansıyla ilişkilendirilmesini sağlayabilir.

Sabit kira modelinde işletmenin yüksek veya düşük gelir elde etmesi, kamuya ödenecek bedeli her zaman aynı ölçüde değiştirmeyebilir. Gelir paylaşımı modelinde ise işletmenin ekonomik performansı ile kamu geliri arasında daha doğrudan bağlantı kurulabilir.

Bu nedenle özellikle sezonluk turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde bu yöntemin tercih edilmesi, kamu taşınmazlarının ekonomik değerinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik bir araç olarak görülebilir.

Makale Görselleri

Sağa sola kaydır
Sahiller İçin Yeni Düzenleme: Bakanlık Uygun Görürse Kiralama Yapılabilecek
Ana Görsel

Bakım ve temizlik sorumluluğu da düzenlenebilecek

Kıyı alanlarında işletme faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından bakım, temizlik ve güvenlik hizmetleri büyük önem taşıyor.

Yeni düzenlemeye göre protokol kapsamında bu sorumlulukların taraflar arasında açık biçimde belirlenmesi mümkün olacak.

Bu yaklaşım, işletmenin faaliyet gösterdiği alanın fiziksel koşullarının korunması, temizlik hizmetlerinin yürütülmesi ve güvenlik gibi konuların kimin sorumluluğunda olduğunun netleştirilmesine yardımcı olabilir.

Özellikle yoğun kullanılan sahil alanlarında bakım ve temizlik faaliyetlerinin aksaması hem çevre hem de kamu kullanımı açısından sorun oluşturabileceğinden, protokollerin bu başlıklara açık hükümler getirmesi önem taşıyor.

Her ticari faaliyet otomatik olarak izinli olmayacak

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi, kıyı alanlarında her türlü ticari faaliyetin serbest hale geldiği anlamına gelmiyor.

Faaliyetin niteliği, alanın imar planındaki kararı, Kıyı Kanunu'na uygunluk ve gerekli diğer izinler ayrıca değerlendirilecek.

Bu nedenle yatırımcılar, işletmeciler ve ilgili kurumların yalnızca kiralama veya protokol işlemini değil, faaliyetin gerektirdiği diğer izin ve ruhsat süreçlerini de dikkate alması gerekiyor.

Kıyı alanlarında yapılacak uygulamalarda çevre mevzuatı, şehircilik kuralları ve ilgili diğer özel düzenlemeler de önemini koruyacak.

Mevcut uygulamalardan farklı olan ne?

Kıyı ve sahil şeritlerinde kamu kurumlarına kullanım izni verilmesine ve gelir paylaşımına ilişkin hükümler daha önceki mevzuatta da bulunuyordu. Örneğin Yönetmeliğin 81. maddesinde Bakanlıkça uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle mahalli idarelere izin verilebilmesine ilişkin hükümler yer alıyor.

Bu nedenle yeni düzenlemeyi "Türkiye'deki tüm kıyıların ilk kez kiraya açılması" şeklinde yorumlamak hukuken isabetli olmayabilir.

Asıl önemli nokta, verilen yeni düzenleme ile Hazine taşınmazlarının yönetiminde hangi alanların, hangi kurumlar eliyle ve hangi ticari ünitelerle birlikte değerlendirilebileceğine ilişkin çerçevenin genişletilmesi veya yeniden düzenlenmesi.

Bu ayrım haberin doğru anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.

Sonuç, uzman değerlendirmesi ve önemli bilgiler

Sonuç: Kıyı alanlarında ekonomik işletme modeli genişliyor

Yeni düzenleme, Hazine taşınmazı niteliğindeki uygun kıyı ve sahil alanlarının ekonomik olarak değerlendirilmesine yönelik yeni bir uygulama çerçevesi ortaya koyuyor.

Bakanlıkça uygun görülen alanlarda, Kıyı Kanunu ve onaylı imar planlarına uygun olmak şartıyla ticari faaliyetlerin yürütülmesi ve zorunlu ticari ünitelerin işletilmesi mümkün olabilecek.

Bu süreçte kira bedeli yanında veya kira yerine hasılat ve/veya gelirden pay alınabilmesi, kamu taşınmazlarının gelir üretme modelini de çeşitlendirecek.

Uzman değerlendirmesi

Gayrimenkul ve şehircilik açısından değerlendirildiğinde, kıyı alanlarında ekonomik faaliyetlerin hukuki çerçeve içinde yürütülmesi kamu açısından gelir oluşturma potansiyeli taşıyor. Ancak kıyıların diğer taşınmazlardan farklı olarak güçlü bir kamu yararı ve çevresel koruma boyutu bulunuyor.

Bu nedenle uygulamanın başarısı yalnızca elde edilecek gelirle ölçülmemeli. Kıyıya erişimin korunması, çevresel etkilerin sınırlandırılması, imar planlarına uyum, şeffaf işletme süreçleri ve kamu yararının gözetilmesi de aynı derecede önemli.

Özellikle gelir paylaşımı yönteminde hesaplama ve denetim mekanizmalarının açık olması, kamu gelirinin doğru belirlenmesi açısından önem taşıyor.

Kıyı alanlarında gerçekleştirilecek her ticari yatırımın aynı zamanda doğal çevre, şehircilik ve kamu kullanımı açısından değerlendirilmesi gerekiyor.

Vatandaşlar açısından ne değişecek?

Vatandaşlar açısından düzenlemenin doğrudan anlamı, tüm sahillerin ücretli veya özel işletme alanına dönüşeceği şeklinde yorumlanmamalı.

Kıyıların kamuya açık kullanımına ilişkin temel mevzuat hükümleri yürürlükte kalıyor. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğunu belirtiyor.

Buna karşılık belirli kıyı alanlarında ticari işletmelerin, hizmet noktalarının veya zorunlu ticari ünitelerin daha sistematik şekilde işletilmesi mümkün hale gelebilir.

Bu nedenle vatandaşların günlük yaşamında görülebilecek değişiklikler, seçilecek alanın özelliklerine ve yapılacak işletmenin niteliğine göre farklılık gösterecek.

İşletmeciler açısından dikkat edilmesi gerekenler

Kıyı veya sahil alanında ticari faaliyet yürütmek isteyen işletmeler açısından yalnızca kira veya protokol şartlarının incelenmesi yeterli olmayacak.

Alan için geçerli imar planı, Kıyı Kanunu hükümleri, gerekli izinler, çevre mevzuatı, işletme ruhsatları ve protokolde yer alan yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle gelir paylaşımı modeli uygulanacaksa hasılatın nasıl hesaplanacağı, hangi gelirlerin kapsama gireceği, ödeme dönemleri ve denetim usullerinin sözleşmede açık biçimde belirlenmesi önem taşıyacak.

En önemli 8 bilgi

  1. Düzenleme Hazine taşınmazı niteliğindeki uygun kıyı ve sahil alanlarını ilgilendiriyor.
  2. Her kıyı alanı otomatik olarak kiralamaya açılmıyor.
  3. Bakanlık uygunluğu gerekiyor.
  4. Kıyı Kanunu ve ilgili uygulama yönetmeliğine uyulması şart.
  5. Onaylı imar planı hükümleri geçerliliğini koruyor.
  6. Zorunlu ticari üniteler de kapsam içerisinde değerlendirilebiliyor.
  7. Kira bedeline ek olarak veya kira yerine hasılat ve/veya gelirden pay alınabilecek.
  8. Bakım, güvenlik, temizlik, işletme ve gelir paylaşımı gibi konular protokolle belirlenebilecek.

Genel değerlendirme

Kıyı ve sahil alanları Türkiye'nin hem turizm hem de doğal kaynaklar açısından en değerli bölgeleri arasında bulunuyor. Bu alanların ekonomik olarak değerlendirilmesi kamu gelirleri ve hizmet kalitesi açısından fırsat oluşturabilir.

Ancak kıyıların ekonomik değerinin artırılması ile kamu kullanımının korunması arasında hassas bir denge bulunuyor. Yeni uygulamanın hangi alanlarda ve nasıl kullanılacağı, bu nedenle yalnızca ekonomik değil; hukuki, çevresel ve şehircilik kriterleri açısından da önem taşıyor.

Verilen düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte önümüzdeki dönemde Bakanlık ve ilgili kuruluşlar tarafından yapılacak protokoller, uygulamanın kapsamının pratikte nasıl şekilleneceği açısından belirleyici olacak.

Kısacası yeni dönem, "kıyılar tamamen kiralanıyor" şeklinde değil; mevzuata ve imar planlarına uygun, Bakanlıkça uygun görülen belirli Hazine taşınmazlarının ticari ve ekonomik faaliyetler açısından daha etkin değerlendirilebilmesine yönelik bir düzenleme olarak okunmalı.

Kıyı ve Sahil Alanları Düzenlemesi: Bilmeniz Gerekenler

Düzenlemenin Dayanağı

3621 sayılı Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve onaylı imar planı hükümleri.

Kiralama Kapsamı

Bakanlıkça uygun görülen Hazine taşınmazı niteliğindeki kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlarda bulunması zorunlu ticari üniteler.

Gelir Modeli

Kira bedeline ek olarak veya kira bedeli yerine, hasılat ve/veya gelirden pay alınması mümkün olabilecek.

Protokol Konuları

Bakım ve onarım, güvenlik, temizlik, işletme faaliyetleri ve elde edilen hasılat veya gelirin paylaşımı protokolde düzenlenebilecek.

En Önemli Şart

Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve onaylı imar planı hükümlerine uygunluk şartı devam ediyor.

Yürürlük

Verilen düzenleme bilgisine göre 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Önemli Not: Düzenleme, Türkiye'deki bütün kıyıların özel işletmelere açıldığı anlamına gelmez. Kıyıların kamu yararı doğrultusunda kullanılması, Kıyı Kanunu hükümleri ve ilgili planlama şartları devam etmektedir.

Mevzuat notu: Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğunu ve kamu yararının gözetileceğini düzenliyor. Mevcut Hazine taşınmazları mevzuatında da kıyı ve sahil şeritlerinin Kıyı Kanunu ile onaylı imar planına uygun şekilde değerlendirilmesine ilişkin hükümler bulunuyor.

Sahiller İçin Yeni Düzenleme: Bakanlık Uygun Görürse Kiralama Yapılabilecek

Sahiller İçin Yeni Düzenleme

Etiketler

kıyı alanları kiralama, sahil alanları kiralama, kıyı kiralama düzenlemesi, Hazine taşınmazları, Hazine arazileri, sahil şeritleri, kıyı Kanunu, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, Resmî Gazete, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Milli Emlak, kıyı işletmeleri, sahil işletmeleri, gelir paylaşımı, hasılat payı, Hazine taşınmazları kiralama, kıyı düzenlemesi 2026,#KıyıKiralaması #SahilAlanları #HazineTaşınmazları #KıyıKanunu #ResmiGazete #MilliEmlak #ÇevreŞehircilik #SahilŞeridi #KıyıDüzenlemesi #Gayrimenkul #EmlakHaberleri #GüncelHaberler

⭐ Editörün Önerisi

Bu Sayfayı Favorilerinize Ekleyin

Daha sonra tek tıklamayla ulaşabilmek için bu sayfayı favorilerinize ekleyebilirsiniz. Ayrıca Instagram, Facebook ve YouTube hesaplarımızı takip ederek en güncel ilanlar, haberler ve içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz.
✔ Ücretsiz    •    ✔ Güvenli    •    ✔ Hızlı Erişim
×

⭐ Favorilere Ekle

 
Haber Yorumları