Eylül 2026’da konut kredisi piyasasında yüksek finansman maliyeti devam ederken bankalar arasındaki faiz farkı yeniden ev alacakların gündemine girdi.
Bazı banka paketlerinde 120 ay vadeli konut kredisi aylık yüzde 2,89 seviyesinden başlarken 1 milyon TL kredinin aylık taksiti yaklaşık 29 bin 879 TL’ye ulaşıyor. TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutması, enflasyon beklentileri ve ekim ayındaki yeni faiz kararı ise konut kredilerinin önümüzdeki dönemde hangi yöne gideceği sorusunu daha da önemli hale getiriyor.
Konut sahibi olmak isteyenlerin hesaplarında artık yalnızca evin satış fiyatı değil, finansmanın toplam maliyeti de belirleyici hale gelmiş durumda.
Eylül 2026 itibarıyla konut kredilerindeki aylık oranların yüzde 3 çevresinde yoğunlaşması, özellikle 10 yıl vadeli kredilerde geri ödeme tutarını önemli ölçüde artırıyor.
Bankaların yayımladığı örnek maliyet tablolarına bakıldığında belirli ürün ve paketlerde 120 aya kadar konut kredisi için aylık yüzde 2,89 seviyesinden başlayan oranlar görülebiliyor. Bunun yanında yüzde 2,99, yüzde 3,15 ve daha yüksek oranlarla fiyatlanan ürünler de bulunuyor.
Burada kritik ayrıntı, internette görülen faiz oranının her müşteri için otomatik olarak geçerli olmaması.
Kredi notu, gelir düzeyi, peşinat oranı, kredi tutarı, vade, satın alınacak taşınmazın ekspertiz değeri, bankayla çalışma geçmişi ve bazı kampanyalarda ek ürün kullanımı nihai faiz oranını değiştirebiliyor.
Dolayısıyla konut kredisi araştırırken yalnızca “hangi banka en düşük faizi veriyor?” sorusuna değil, “benim kullanacağım kredi için toplam maliyet kaç lira olacak?” sorusuna cevap aranması gerekiyor.
TCMB Eylül Ayında Politika Faizini %37’de Tuttu
Konut kredilerinin yönünü etkileyen en önemli göstergelerden biri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizi.
TCMB, 10 Eylül 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.
Gecelik borç verme faiz oranı yüzde 40, gecelik borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.
Kararda enflasyonun ana eğiliminde gerileme işaretleri bulunduğu belirtilirken enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.
Bu açıklama konut kredileri açısından önemli.
Çünkü bankaların uzun vadeli konut kredisi faizlerini düşürebilmeleri için yalnızca politika faizinde bir indirimin başlaması yeterli olmayabilir. Bankaların fonlama maliyetlerinin, mevduat faizlerinin ve geleceğe yönelik enflasyon beklentilerinin de gerilemesi gerekiyor.
Bu nedenle politika faizinde olası bir indirim başladığında konut kredilerinin aynı gün ve aynı miktarda ucuzlamasını beklemek doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Konut Kredilerinin Ortalama Faizi %42’ye Yakın
TCMB verilerine dayanan bankacılık sektörü istatistiklerine göre 18 Eylül haftasında TL cinsi konut kredilerinin yıllık ağırlıklı ortalama faiz oranı yüzde 41,96 seviyesinde gerçekleşti.
Bir önceki hafta oran yaklaşık yüzde 41,93 düzeyindeydi.
Haftalık değişim sınırlı olsa da ortaya çıkan tablo önemli: Konut kredisi piyasasında henüz güçlü ve kalıcı bir faiz düşüşü başlamış değil.
Burada sık yapılan bir hataya da dikkat etmek gerekiyor.
Bankaların ilanlarında görülen aylık yüzde 2,89 veya yüzde 2,99 gibi oranlarla TCMB istatistiklerinde görülen yüzde 41,96 seviyesi doğrudan karşılaştırılmamalı.
Banka kampanyalarında açıklanan oran aylık kredi faizini gösterirken TCMB verisi bankacılık sisteminde kullandırılan kredilerin yıllıklaştırılmış ağırlıklı ortalama faiz göstergesidir.
Dolayısıyla iki rakam aynı hesaplama yönteminin sonucu değildir.
Eylül 2026’da Bankalarda Konut Kredisi Faizleri
27 Eylül 2026’ya yaklaşılırken yayımlanan örnek ödeme tablolarında dikkat çeken bazı oranlar şöyle:
| Banka / Ürün | Örnek Aylık Faiz | Vade | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Ziraat Bankası | %2,89 | 120 aya kadar | Ürün paketi koşulları bulunuyor |
| Halkbank | %2,99 | 120 ay | Hesaplı Evim örnek maliyet tablosu |
| Akbank | %3,15 | 120 ay | Örnek konut kredisi maliyet tablosu |
Bu oranların bankaların belirli ürünleri için yayımlanmış örnek oranlar olduğu unutulmamalı.
Kredi başvurusu yapıldığında nihai faiz oranı, masraflar ve ödeme planı farklılaşabilir.
Özellikle kredi tahsis ücreti, ekspertiz masrafı, taşınmaz rehniyle bağlantılı ücretler, DASK ve isteğe bağlı sigorta ürünleri toplam maliyeti artırabiliyor.
1 Milyon TL Konut Kredisi 120 Ayda Kaç TL?
Eylül ayında en çok merak edilen hesaplardan biri 1 milyon TL konut kredisinin aylık taksiti.
Aylık yüzde 2,89 faiz ve 120 ay vade üzerinden 1 milyon TL kredi kullanıldığında aylık taksit yaklaşık 29 bin 879 TL oluyor.
Sadece kredi taksitlerinin toplamı yaklaşık 3 milyon 585 bin TL seviyesine ulaşıyor.
Aylık faiz yüzde 2,99’a çıktığında taksit yaklaşık 30 bin 798 TL, 120 aylık taksit toplamı ise yaklaşık 3 milyon 696 bin TL oluyor.
Aylık yüzde 3,15 seviyesinde ise taksit yaklaşık 32 bin 281 TL’ye yükseliyor. Taksitlerin 120 aylık toplamı yaklaşık 3 milyon 874 bin TL seviyesine geliyor.
Bu rakamlara bankaya göre değişebilecek ek ücret ve masrafların ayrıca eklenebileceği unutulmamalı.
| Kredi | Aylık Faiz | Vade | Yaklaşık Aylık Taksit | 120 Aylık Taksit Toplamı |
|---|---|---|---|---|
| 1.000.000 TL | %2,89 | 120 ay | 29.879 TL | 3.585.425 TL |
| 1.000.000 TL | %2,99 | 120 ay | 30.798 TL | 3.695.719 TL |
| 1.000.000 TL | %3,15 | 120 ay | 32.281 TL | 3.873.717 TL |
Tablo, birkaç ondalık puanlık faiz farkının bile uzun vadede yüz binlerce liralık maliyet farkı oluşturabildiğini açık biçimde gösteriyor.
Faiz %2,50’ye Düşerse Ne Değişir?
Konut kredisi piyasasında psikolojik eşiklerden biri aylık yüzde 2,50 seviyesi.
1 milyon TL ve 120 ay vadede aylık yüzde 2,50 faiz uygulanması halinde aylık taksit yaklaşık 26 bin 362 TL seviyesine geriliyor.
Bu durumda 120 aylık taksit toplamı yaklaşık 3 milyon 163 bin TL oluyor.
Yüzde 2,89 ile yüzde 2,50 arasındaki fark, 1 milyon TL kredide aylık ödemeyi yaklaşık 3 bin 500 TL azaltıyor.
Uzun vadede ise toplam ödeme farkı 400 bin TL’nin üzerine çıkabiliyor.
Bu örnek, konut kredilerinde küçük görünen faiz değişikliklerinin neden bu kadar yakından izlendiğini açıklıyor.
Ancak piyasanın genelinde yüzde 2,50 seviyesinin kalıcı şekilde görülmesi için enflasyon, mevduat ve fonlama maliyetlerinde daha belirgin bir iyileşme gerekebilir.
Konut Kredisi Faizleri Neden Hâlâ Yüksek?
Konut kredisi faizlerinin yüksek kalmasının tek nedeni politika faizi değil.
Bankaların kredi fiyatlamasında mevduata ödedikleri faiz, piyasa fonlama maliyeti, kredi riski, sermaye maliyeti, müşterinin kredi geçmişi ve ekonomiye ilişkin beklentiler birlikte etkili oluyor.
Özellikle uzun vadeli konut finansmanında banka bugünkü maliyeti değil, önündeki yıllarda karşılaşabileceği riskleri de fiyatlamak zorunda.
Bir banka bugün 10 yıllık kredi verdiğinde alacağını 120 ay boyunca tahsil ediyor. Bu kadar uzun bir zaman diliminde enflasyonun, faizlerin ve ekonomik koşulların nasıl değişeceğine ilişkin risk primi kredi oranlarına yansıyor.
Bu nedenle konut kredileri kısa vadeli ihtiyaç kredilerine veya kampanyalı finansman ürünlerine kıyasla farklı bir fiyatlama mantığına sahip.
Ağustosta 127 Bin 410 Konut Satıldı
Kredi faizleri yüksek seyrederken konut satış piyasasında da dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.
Türkiye genelinde Ağustos 2026’da toplam 127 bin 410 konut satıldı.
Satışlar bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 geriledi.
İlk el konut satışları 44 bin 378, ikinci el konut satışları ise 83 bin 32 olarak gerçekleşti.
Buna karşılık ipotekli konut satışlarında farklı bir görüntü oluştu.
Ağustos ayında ipotekli satış sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 artarak 22 bin 131’e çıktı.
Ocak-ağustos döneminde ipotekli konut satışları ise yüzde 27,6 artışla 188 bin 813 oldu.
Bu veri, kredi faizlerinin yüksek olmasına rağmen kredili konut talebinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Toplam satışlardaki gerileme ise piyasanın hâlâ yüksek fiyat, finansmana erişim ve satın alma gücü baskısıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Konut Fiyatlarında Nominal Artış, Reel Düşüş Devam Ediyor
Konut kredisi kullanacakların değerlendirmesi gereken ikinci büyük değişken konut fiyatları.
TCMB Konut Fiyat Endeksi Ağustos 2026 verilerine göre konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,9 yükseldi.
Yıllık nominal artış yüzde 23 oldu.
Ancak enflasyondan arındırılmış reel değişim yüzde -6,5 olarak gerçekleşti.
Başka bir ifadeyle konutların TL cinsinden fiyatı artmaya devam ederken genel fiyat seviyesindeki yükseliş daha yüksek olduğu için konut fiyatlarında reel değer kaybı sürüyor.
Bu durum alıcı açısından ilginç bir denge yaratıyor.
Bir tarafta kredi maliyeti yüksek kalırken diğer tarafta konutların reel fiyatı geriliyor.
Bu nedenle yalnızca kredi faizini takip ederek konut alım zamanlaması yapmak yeterli olmayabilir.
Konutun satış fiyatı, pazarlık imkânı, bulunduğu bölge ve aynı dönemdeki finansman maliyeti birlikte değerlendirilmelidir.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de Konut Fiyatları
Ağustos ayında konut fiyatlarındaki aylık artış İstanbul’da yüzde 1,9, Ankara’da yüzde 1,5 ve İzmir’de yüzde 2,7 oldu.
Yıllık nominal değişim İstanbul’da yüzde 26,3, Ankara’da yüzde 24,8, İzmir’de yüzde 23,3 olarak hesaplandı.
Üç büyük şehir içinde ağustos ayındaki aylık artış oranında İzmir öne çıktı.
Ancak bu oranların nominal olduğu unutulmamalı.
Türkiye genelinde yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31’in üzerinde bulunduğu aynı dönemde konut fiyat artışlarının enflasyonun altında kalması, reel fiyatlardaki düzeltmenin sürdüğünü gösteriyor.
Piyasa Yıl Sonu İçin Ne Bekliyor?
Konut kredisi kullanmayı düşünenlerin artık en fazla sorduğu soru mevcut faiz oranından çok faizlerin yıl sonuna doğru hangi seviyeye gidebileceği.
TCMB’nin Eylül 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi bu konuda önemli göstergeler sunuyor.
Ankette 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,61 seviyesine çıktı.
12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,70, 24 ay sonrası beklenti ise yüzde 18,32 oldu.
Para politikası beklentileri ise piyasanın ani ve sert bir faiz indirimi yerine kademeli gevşeme beklediğini gösteriyor.
Ankette politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37 seviyesinde bulunurken sonraki toplantı beklentisi yüzde 36’ya, izleyen toplantıya yönelik beklenti yaklaşık yüzde 35,07’ye geriliyor.
12 ay sonrası politika faizi beklentisi ise yüzde 29,22 civarında.
Buradaki en önemli nokta şu:
Bunlar Merkez Bankası’nın taahhüt ettiği faiz oranları değil, piyasa katılımcılarının beklentileri.
Enflasyon veya enerji fiyatlarında beklenmedik bir gelişme yaşanması halinde faiz patikası değişebilir.
Gözler 22 Ekim 2026 Tarihine Çevrildi
TCMB’nin bir sonraki Para Politikası Kurulu toplantısı 22 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.
Konut kredisi piyasası açısından ekim toplantısı önemli olacak.
Piyasa, eylül ayı enflasyonunu, enerji fiyatlarını, döviz kuru gelişmelerini, iç talebi ve enflasyon beklentilerini birlikte takip edecek.










