Arama Filtrelerini Aç ⌄
Seçili kategori: Poseidon. İl → İlçe → Mahalle filtresi aktif.
Web · Tablet · Mobil uyumlu

Edenica ile Yapı Sektöründe Yeni Dönem Yap Kullan Sök Yeniden Kullan

30 Eylül 2026
Edenica ile Yapı Sektöründe Yeni Dönem Yap Kullan Sök Yeniden Kullan

Londra’daki 100 Fetter Lane, Edenica, sürdürülebilir mimaride yalnızca enerji verimliliği ve yeşil alanlarıyla değil, binanın kullanım ömrü sona erdiğinde ne olacağını bugünden planlayan yaklaşımıyla öne çıkıyor.

Yapının yaklaşık 4.817 yapı elemanının dijital malzeme pasaportlarıyla kayıt altına alınması, mimaride “yap-kullan-yık” anlayışı yerine “yap-kullan-sök-yeniden kullan” modelinin nasıl uygulanabileceğine dikkat çekiyor.

Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica

Londra’nın yoğun kent dokusu içerisinde yükselen Edenica, geleneksel ofis yapılarından farklı bir mimari anlayışı gündeme taşıyor. 100 Fetter Lane adresinde yer alan 12 katlı yapı, yalnızca bugün nasıl kullanılacağı düşünülerek tasarlanmamış. Projenin dikkat çeken yönlerinden biri, binanın kullanım ömrünün sona ermesinden sonraki sürecin de tasarım kararlarının bir parçası olarak ele alınması.

Fletcher Priest Architects tarafından tasarlanan yapı, sürdürülebilir mimarinin yalnızca enerji tüketimini azaltmak, daha fazla yeşil alan oluşturmak veya çevreci malzemeler kullanmak anlamına gelmediğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Edenica’nın arkasındaki temel fikir oldukça farklı.

Bir bina ömrünü tamamladığında geriye ne kalır?

Bugünün yapı sektöründe bu sorunun cevabı çoğu zaman yıkım, moloz ve atıklarla ilişkilendiriliyor. Oysa Edenica’nın yaklaşımı, yapının içerisindeki malzemeleri gelecekte yeniden değerlendirilebilecek değerler olarak görmeyi hedefliyor.

Bu nedenle proje, yalnızca bir ofis binası değil, gelecekte kullanılabilecek yapı bileşenlerinin kayıt altında tutulduğu bir “malzeme bankası” fikrini de ortaya koyuyor.


Yapıların geleceği sadece kullanım süresiyle ölçülmüyor

Bir yapının tasarımında genellikle arsa, taşıyıcı sistem, cephe, enerji performansı, kullanıcı konforu ve işletme giderleri gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Ancak Edenica farklı bir soruyu tasarım sürecinin merkezine yerleştiriyor.

Bu yapı ileride sökülecek olursa ne olacak?

Bu soru ilk bakışta yalnızca yıkım veya yenileme süreciyle ilgili gibi görünse de aslında yapı sektörünün kaynak kullanımına bakışını değiştirebilecek bir yaklaşım içeriyor.

Bir binada kullanılan çelik, beton, cam, seramik veya diğer yapı ürünlerinin nereden geldiği, hangi özelliklere sahip olduğu ve kullanım ömrünün sonunda nasıl değerlendirilebileceği biliniyorsa, bu malzemelerin yeniden kullanım ihtimali de artıyor.

Edenica’da amaç tam olarak bu bilgi zincirini oluşturmak.

Böylece bina tamamlandığı gün tüm bilgiler rafa kaldırılan bir proje olmaktan çıkıyor. Yapının içerisinde bulunan malzemeler ve bileşenler hakkında gelecekte kullanılabilecek dijital bir bilgi altyapısı oluşturuluyor.


4.817 yapı elemanı dijital ortamda kayıt altına alındı

Edenica projesinin en dikkat çekici unsurlarından biri 4.817 yapı elemanının dijital malzeme pasaportlarıyla kayıt altına alınması.

Bu sistem, yalnızca “binada hangi malzeme kullanıldı” sorusuna cevap vermeyi amaçlamıyor.

Malzemenin;

  • kaynağı,
  • üretim bilgileri,
  • karbon içeriği,
  • teknik özellikleri,
  • geri dönüştürülebilirliği,
  • bakım gereksinimleri,
  • söküm koşulları,
  • yeniden kullanım potansiyeli

gibi farklı bilgilerinin de bir arada tutulması hedefleniyor.

Bu yaklaşım sayesinde bina fiziksel bir yapı olmanın yanında aynı zamanda dijital bir malzeme envanteri haline geliyor.

Örneğin binada bulunan belirli bir çelik kolonun yalnızca nerede kullanıldığı değil, hangi ürün olduğu, teknik özellikleri ve gelecekte nasıl sökülebileceği konusunda da bilgiye ulaşılması amaçlanıyor.

Bu durum özellikle gelecekte yapılacak bakım, yenileme veya dönüşüm çalışmalarında önemli bir avantaj sağlayabilir.


Dijital malzeme pasaportu nedir

Dijital malzeme pasaportunu en basit ifadeyle, bir yapı ürününün kimlik kartı olarak düşünmek mümkün.

Geleneksel yapı projelerinde malzemelere ilişkin çok sayıda bilgi farklı belgelerde, üretici kataloglarında, teknik dokümanlarda veya proje dosyalarında bulunabiliyor.

Aradan yıllar geçtiğinde ise bu bilgilerin tamamına ulaşmak kolay olmayabiliyor.

Malzeme pasaportu yaklaşımı, söz konusu bilgilerin daha sistematik şekilde bir araya getirilmesini amaçlıyor.

Bir yapı elemanının;

Nereden geldiği, nasıl üretildiği, hangi özelliklere sahip olduğu, binanın neresinde bulunduğu ve ileride nasıl sökülebileceği

gibi bilgilerinin kayıt altında olması, o parçanın gelecekte yeniden değerlendirilmesini kolaylaştırabilecek bir altyapı oluşturuyor.

Edenica’nın önemli taraflarından biri de bu sistemin yalnızca binanın tamamlanmasından sonra hazırlanan statik bir arşiv olarak düşünülmemesi.

Bilginin tasarım ve yapım süreçlerine mümkün olduğunca erken dahil edilmesi hedefleniyor.


Sökülebilir yapı detayları neden önemli

Bir malzemenin gelecekte yeniden kullanılabilmesi için yalnızca onun nerede bulunduğunu bilmek yeterli olmayabilir.

Malzemenin binadan nasıl çıkarılacağı da büyük önem taşıyor.

Örneğin bazı yapı bileşenlerinin birbirinden ayrılması oldukça zor olabilir. Yapıştırılmış, geri dönüşü mümkün olmayan veya söküm sırasında zarar görebilecek bağlantılar, yeniden kullanım ihtimalini azaltabilir.

Edenica’da ise bu noktada daha sökülebilir yapı detaylarının kullanılması önem kazanıyor.

Özellikle cıvatalı çelik bağlantılar, yapısal elemanların gelecekte daha kolay ayrıştırılabilmesine yönelik yaklaşımın örnekleri arasında bulunuyor.

Buradaki düşünce oldukça basit.

Bir malzemenin gelecekte yeniden kullanılmasını istiyorsanız, binayı tasarlarken o malzemenin nasıl çıkarılacağını da düşünmeniz gerekiyor.

Dolayısıyla sürdürülebilir mimari yalnızca binanın kullanım dönemini değil, kullanım sonrasını da kapsayan daha uzun bir zaman çizelgesine dönüşüyor.

Binanın sonu tasarımın başlangıcında düşünülüyor

Edenica’nın ortaya koyduğu model, mimarlıkta önemli bir bakış açısı değişikliğine işaret ediyor.

Geleneksel yaklaşımda tasarımın temel hedeflerinden biri binanın ihtiyaç duyulan işlevleri yerine getirmesidir. Ancak döngüsel ekonomi yaklaşımıyla birlikte başka sorular da önem kazanmaya başlıyor.

Malzeme ne kadar dayanacak?

Bakımı nasıl yapılacak?

Değiştirilmesi gerektiğinde ne olacak?

Bina farklı bir işleve dönüştürülürse hangi parçalar korunabilecek?

Yapı tamamen sökülecek olursa hangi malzemeler yeniden kullanılabilecek?

Edenica bu soruları aynı sistem içerisinde değerlendirmeye çalışıyor.

Bu nedenle proje, mimarlık ile veri yönetiminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği bir örnek ortaya koyuyor.


Şantiyede veri toplamak kolay olmadı

Bu tür bir sistemin kurulması yalnızca mimarın veya mühendislik ekibinin çalışmasıyla tamamlanabilecek bir süreç değil.

Çünkü bir binada kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü farklı üreticilerden, tedarikçilerden ve alt yüklenicilerden geliyor.

Her şirketin kendi bilgi formatını kullanması ise verilerin tek bir sistem içerisinde toplanmasını zorlaştırabiliyor.

Edenica projesinde Waterman, ana yüklenici Mace ve alt yüklenicilerle birlikte çalışılarak yapı malzemelerine ilişkin bilgilerin toplanması ve standartlaştırılması üzerinde duruldu.

Bu süreçte hangi bilgilerin tedarikçilerden alınabileceğinin belirlenmesi, gerekli verilerin sözleşmesel şartlara dönüştürülmesi ve sonrasında bilgilerin kontrol edilmesi önemli aşamalar oluşturdu.

Buradan çıkan sonuçlardan biri oldukça önemli.

Döngüsel bir bina yalnızca mimari tasarımla ortaya çıkmıyor.

Malzeme üreticisinden tedarikçiye, yükleniciden alt yükleniciye kadar geniş bir zincirin aynı hedef doğrultusunda çalışması gerekiyor.


Edenica’nın cephesinde Londra’nın mimari geçmişinden izler var

Binanın sürdürülebilirlik yaklaşımı kadar mimari karakteri de dikkat çekiyor.

Edenica’nın cephesinde kullanılan farklı renkler, yapının bulunduğu çevreyle görsel bir ilişki kurmasını sağlıyor.

Gri bölümün, bitişikte bulunan II. derece koruma altındaki 2 Greystoke Place yapısıyla ilişki kuracak şekilde kademelendirildiği belirtiliyor.

Kırmızı bölümlerde kullanılan pigmentli agrega ise bölgedeki tuğla ve pişmiş toprak mimarisine gönderme yapıyor.

Zemin seviyesinde kullanılan parlak mavi fayanslar ise yapının bulunduğu alandaki pub kullanımını vurgulayan farklı bir karakter oluşturuyor.

Cephedeki üç boyutlu kabartmalı karo desenleri de bölgenin geçmişindeki matbaacılık faaliyetlerine gönderme yapan tasarım detayları arasında bulunuyor.

Makale Görselleri

Sağa sola kaydır
Edenica ile Yapı Sektöründe Yeni Dönem Yap Kullan Sök Yeniden Kullan
Ana Görsel
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Londra’nın yoğun kent dokusu içerisinde yükselen Edenica, geleneksel ofis yapılarından farklı bir mimari anlayışı gündeme taşıyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica 100 Fetter Lane adresinde yer alan 12 katlı yapı, yalnızca bugün nasıl kullanılacağı düşünülerek tasarlanmamış.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Projenin dikkat çeken yönlerinden biri, binanın kullanım ömrünün sona ermesinden sonraki sürecin de tasarım kararlarının bir parçası olarak ele alınması.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Bugünün yapı sektöründe bu sorunun cevabı çoğu zaman yıkım, moloz ve atıklarla ilişkilendiriliyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Oysa Edenica’nın yaklaşımı, yapının içerisindeki malzemeleri gelecekte yeniden değerlendirilebilecek değerler olarak görmeyi hedefliyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Bir yapının tasarımında genellikle arsa, taşıyıcı sistem, cephe, enerji performansı, kullanıcı konforu ve işletme giderleri gibi unsurlar ön plana çıkıyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Edenica projesinin en dikkat çekici unsurlarından biri 4.817 yapı elemanının dijital malzeme pasaportlarıyla kayıt altına alınması.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Geleneksel yapı projelerinde malzemelere ilişkin çok sayıda bilgi farklı belgelerde, üretici kataloglarında, teknik dokümanlarda veya proje dosyalarında bulunabiliyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Edenica’nın önemli taraflarından biri de bu sistemin yalnızca binanın tamamlanmasından sonra hazırlanan statik bir arşiv olarak düşünülmemesi.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Edenica’nın ortaya koyduğu model, mimarlıkta önemli bir bakış açısı değişikliğine işaret ediyor.
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica
Londra’da Geleceğin Yapı Malzemesi Bankası Yükseliyor Edenica Edenica projesinde Waterman, ana yüklenici Mace ve alt yüklenicilerle birlikte çalışılarak yapı malzemelerine ilişkin bilgilerin toplanması ve standartlaştırılması üzerinde duruldu.

Bu yaklaşım, sürdürülebilirlik hedeflerinin estetik ve kentsel bağlamdan kopuk olmak zorunda olmadığını gösteriyor.

Sürdürülebilirlik sadece malzemeden ibaret değil

Edenica’da çevresel yaklaşımın bir diğer ayağını kullanıcı deneyimi oluşturuyor.

Binada doğal ışığın daha fazla kullanılmasına, açılabilir pencerelere ve dış mekânla bağlantıya önem veriliyor.

Yapı içerisinde farklı noktalara dağıtılan peyzajlı teraslar, çalışanların kapalı ofis ortamından uzaklaşabilmesine olanak sağlayacak alanlar oluşturuyor.

Altı farklı teras boyunca düzenlenen yeşil alanların yanı sıra kamusal kullanıma açık küçük bir park da projenin kentle ilişkisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

Bu noktada biyofilik tasarım yaklaşımı önem kazanıyor.

Biyofilik tasarım, insanların doğal unsurlarla daha güçlü bir ilişki kurabileceği yaşam ve çalışma alanları oluşturmayı amaçlayan bir tasarım yaklaşımı olarak özetlenebilir.

Edenica’da doğal ışık, bitkiler, açık alanlar ve terasların birlikte kullanılması, ofis kullanıcılarının çalışma deneyiminin geliştirilmesine yönelik bir yaklaşım oluşturuyor.


Enerji tüketiminde yüzde 70 tasarruf hedefi

Projenin sürdürülebilirlik stratejisinde enerji kullanımı da önemli bir yere sahip.

Proje bilgilerinde yapının tamamen elektrikle çalıştığı ve standart gerekliliklerle karşılaştırıldığında işletme enerjisinde yüzde 70 oranında tasarruf hedeflendiği belirtiliyor.

Bunun yanında doğal havalandırmanın da önemli bir rol üstlenmesi planlanıyor.

Doğal havalandırma sisteminin yılın 100 günden fazla bölümünde ücretsiz soğutma sağlayabileceği ifade ediliyor.

Bu tür sistemlerin amacı yalnızca enerji tüketimini azaltmak değil, aynı zamanda binanın işletme maliyetlerini ve çevresel etkilerini uzun vadede kontrol altında tutabilmek.


120 yıllık tasarım ömrü hedeflenen cephe

Edenica’nın uzun ömürlülük yaklaşımı yapının dış cephesinde de kendisini gösteriyor.

Prefabrik betonarme dış cephenin 120 yıllık tasarım ömrü hedefiyle ele alındığı belirtiliyor.

Bu bilgi, projenin sürdürülebilirlik anlayışının yalnızca kısa vadeli enerji performansına odaklanmadığını ortaya koyuyor.

Bir yapının daha uzun süre kullanılabilmesi, mevcut yapı stokunun daha verimli değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor.

Bunun yanında geniş açıklıklı çelik taşıyıcı sistemin, ofis alanlarının gelecekte farklı kullanım biçimlerine uyarlanmasına imkân sağlayacak şekilde düşünülmesi de binanın esnekliğini artıran unsurlardan biri.

Edenica neden bir yapı malzemesi bankası olarak görülüyor

Edenica’nın en dikkat çekici tarafı aslında kullanılan tek bir malzeme veya enerji sistemi değil.

Asıl farklılık, binanın içerisinde bulunan yapı elemanlarının gelecekte yeniden değerlendirilebilecek kaynaklar olarak görülmesi.

Bugün bir binada kullanılan çelik kolon, beton eleman, cam panel veya başka bir ürün yalnızca mevcut yapının parçası olarak değerlendirilebilir.

Ancak malzemenin özellikleri kayıt altındaysa ve sökülmesi mümkün olacak şekilde tasarlanmışsa, kullanım ömrünün sonunda farklı bir yapının parçası olma ihtimali ortaya çıkıyor.

Bu nedenle Edenica için “yapı malzemesi bankası” benzetmesi kullanılıyor.

Buradaki banka gerçek anlamda fiziksel bir depo değil.

Binanın içerisinde bulunan malzemelerin ve yapı elemanlarının gelecekteki kullanımına ilişkin bilgilerin dijital olarak kayıt altında tutulduğu bir sistemden söz ediliyor.


Yap kullan yık yerine yap kullan sök yeniden kullan

Yapı sektöründeki geleneksel döngü kabaca şu şekilde ilerleyebiliyor:

Yap → Kullan → Yık → Atık

Döngüsel ekonomi yaklaşımında ise bu zincirin değiştirilmesi hedefleniyor:

Yap → Kullan → Sök → Yeniden Kullan

İki model arasındaki temel fark, binanın kullanım ömrünün sonunda ortaya çıkıyor.

İlk modelde yapı elemanlarının önemli bölümü atık haline gelebilirken, ikinci modelde mümkün olan bileşenlerin değerini koruyarak başka bir yapıda kullanılması hedefleniyor.

Edenica bu yaklaşımın gerçek hayattaki örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.

Bir yapının gerçekten döngüsel olup olmadığını yalnızca tasarım aşamasında söylemek mümkün değil.

Bunun gerçek karşılığı, binanın gelecekte nasıl söküleceği ve malzemelerin ne ölçüde yeniden kullanılabileceği ortaya çıktığında görülebilecek.

Edenica’nın asıl sınavı gelecekte başlayacak

Edenica bugün modern ve sürdürülebilir bir ofis yapısı olarak dikkat çekebilir.

Ancak projenin döngüsel mimari açısından gerçek sınavı belki de yıllar sonra ortaya çıkacak.

Binanın kullanım ömrü sona erdiğinde;

Malzemeler gerçekten kolayca sökülebilecek mi?

Dijital pasaportlarda bulunan bilgiler gelecekte kullanılabilecek mi?

Yapı elemanları teknik değerlerini koruyabilecek mi?

Başka projelerde yeniden değerlendirilebilecek mi?

Bu soruların cevapları, projenin ortaya koyduğu modelin ne kadar başarılı olduğunu anlamak açısından belirleyici olacak.

Dolayısıyla Edenica’nın başarısını yalnızca bugünkü enerji tüketimi veya mimari görünümü üzerinden değerlendirmek yeterli olmayabilir.

Projenin esas iddiası daha uzun bir zaman dilimine yayılıyor.

Sonuç

Edenica, Londra’daki yeni nesil ofis yapılarından biri olmanın ötesinde, binaların kullanım ömrü sona erdiğinde sahip oldukları değerin nasıl korunabileceği konusunda farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor.

4.817 yapı elemanının dijital malzeme pasaportlarıyla kayıt altına alınması, sökülebilir yapı detaylarının kullanılması, enerji verimliliği, doğal havalandırma, peyzajlı teraslar ve uzun ömürlü yapı bileşenleri aynı sistem içerisinde değerlendiriliyor.

Buradaki temel fikir oldukça net:

Bir bina yalnızca bugün için değil, yarın için de tasarlanabilir.

Bir yapının ömrü sona erdiğinde geriye yalnızca moloz kalması yerine, yeniden kullanılabilecek değerli yapı elemanlarının ortaya çıkması hedeflenebilir.

Edenica'nın bu açıdan önemi, sürdürülebilirliği binanın kullanım dönemiyle sınırlamaması.


Uzman değerlendirmesi

Edenica üzerinden ortaya çıkan mimari yaklaşım, yapı sektöründe sürdürülebilirliğin kapsamının genişlediğini gösteriyor.

Enerji tüketiminin düşürülmesi ve karbon emisyonlarının azaltılması önemli olmakla birlikte, yapı malzemelerinin yaşam döngüsünün tamamının dikkate alınması farklı bir perspektif sunuyor.

Özellikle dijital malzeme pasaportları, gelecekte bakım, yenileme, dönüşüm ve yeniden kullanım süreçlerinde önemli bir bilgi altyapısı oluşturabilir.

Ancak bu sistemin etkili olabilmesi için verilerin güncel tutulması, yapı elemanlarının gerçekten sökülebilir olması ve tedarik zincirinin standart bilgi üretmesi gerekiyor.

Dolayısıyla dijital kayıt sistemi tek başına yeterli değil. Tasarım, malzeme seçimi, bağlantı yöntemi, bakım ve gelecekteki söküm planı birlikte düşünülmeli.


Önemli bilgiler

Proje: Edenica
Adres: 100 Fetter Lane, Londra
Yapı: 12 katlı ofis yapısı
Mimari tasarım: Fletcher Priest Architects
Malzeme pasaportu: Yaklaşık 4.817 yapı elemanı
Enerji yaklaşımı: Tamamen elektrikli yapı
Enerji tasarrufu hedefi: Standart gerekliliklere kıyasla yüzde 70
Doğal havalandırma: Yılın 100'den fazla gününde ücretsiz soğutma hedefi
Cephe tasarım ömrü: 120 yıl hedefi
Temel yaklaşım: Yap, kullan, sök ve yeniden kullan
Öne çıkan kavram: Dijital malzeme pasaportu ve döngüsel ekonomi

Etiketleri

Edenica, sürdürülebilir mimari, dijital malzeme pasaportu, döngüsel ekonomi, yeşil bina, Londra mimarisi, yapı malzemeleri,#Edenica, #SürdürülebilirMimari, #DöngüselEkonomi, #YeşilBina, #MalzemePasaportu, #LondraMimarisi, #YapıSektörü

 

Haber Yorumları