VİDEO
Eylül 2026 döneminde ikinci el konut satışları yüzde 15,3 gerileyerek 90 bin 871'e düştü.
Buna rağmen ikinci el konutlar toplam satışların yüzde 63,8'ini oluşturmayı sürdürüyor. Gayrimenkul uzmanları, ev satın almak isteyenleri yalnızca ilan fiyatına değil; tadilat, tesisat, çatı, asansör, aidat ve ortak giderlere de dikkat etmeleri konusunda uyarıyor. Peki, ikinci el konut satın alırken hangi masraflar hesaplanmalı, sonradan ortaya çıkabilecek maliyetler nasıl önlenmeli?
İkinci El Konut Alacaklar Dikkat! Ev Fiyatı Dışında Bu Masrafları Mutlaka Hesaplayın
İkinci el konut satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 azalarak 90 bin 871'e geriledi. Ancak ikinci el konutlar, toplam konut satışlarının yüzde 63,8'ini oluşturarak piyasadaki ağırlığını korudu. Gayrimenkul sektöründen gelen uyarılar ise ev satın almayı planlayan vatandaşların yalnızca satış fiyatına odaklanmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Tadilat giderleri, eski tesisatlar, apartman masrafları ve taşınma maliyetleri, başlangıçta uygun görünen bir konutun gerçek maliyetini önemli ölçüde artırabiliyor.
İkinci El Konut Piyasasında Satışlar Geriledi, Ek Masraflar Önem Kazandı
Gayrimenkul piyasasında Eylül 2026 verileri, konut satışlarının farklı kategorilerde değişen bir görünüm sergilediğini ortaya koydu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre eylül ayında ülke genelinde 142 bin 390 konut satıldı. Toplam satışlar geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,3 azalırken, ilk el ve ikinci el konut piyasalarında farklı eğilimler dikkat çekti.
Yeni konut satışları yüzde 3,9 artışla 51 bin 519'a yükselirken ikinci el konut satışları yüzde 15,3 azalarak 90 bin 871 seviyesinde gerçekleşti.
İkinci el konutlardaki daralmaya rağmen bu kategorinin toplam satışlardan aldığı yaklaşık yüzde 63,8'lik pay, mevcut konut stokunun gayrimenkul piyasasındaki önemini koruduğunu gösteriyor.
Ancak ikinci el konut satın almak, bazı durumlarda sıfır konutlara kıyasla daha ayrıntılı bir maliyet değerlendirmesi yapılmasını gerektirebiliyor.
Özellikle eski yapılarda zaman içerisinde ortaya çıkabilecek bakım, onarım, güçlendirme ve yenileme ihtiyaçları, satın alma bütçesini doğrudan etkiliyor.
Gayrimenkul sektöründe yapılan değerlendirmeler, alıcıların yalnızca ilanda belirtilen satış fiyatına bakarak karar vermesinin beklenmedik harcamalara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle ikinci el konut satın almadan önce dairenin fiziksel durumu, binanın ortak alanları, yönetim giderleri ve gelecekte ortaya çıkabilecek mali yükümlülüklerin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Uygun Fiyatlı Görünen Ev Sonradan Daha Pahalıya Gelebilir
İkinci el konut alımında karşılaşılan en önemli risklerden biri, ilk bakışta ekonomik görünen bir taşınmazın satın alma sonrasında yüksek masraf gerektirmesi.
Özellikle uzun süredir yenilenmemiş dairelerde mutfak, banyo, elektrik tesisatı, su boruları, pencere doğramaları ve ısıtma sistemleri gibi birçok bölümde yenileme ihtiyacı bulunabiliyor.
Bazı konutlarda yalnızca boya ve küçük bakım işlemleri yeterli olurken, bazılarında kapsamlı tadilat çalışmaları gerekebiliyor.
Bu farklılık, aynı mahallede ve benzer büyüklükte bulunan iki daire arasındaki fiyat farkının nedenlerinden biri olabiliyor.
Örneğin aynı binada satışa çıkarılan iki konuttan biri yakın zamanda yenilenmiş, diğeri ise eski tesisat ve iç mekân özelliklerini koruyor olabilir.
Yenilenmemiş konutun satış fiyatı daha düşük olsa da satın alma sonrasında yapılacak çalışmalar toplam maliyeti artırabilir.
Bu nedenle alıcıların evleri yalnızca metrekare, oda sayısı ve ilan fiyatı üzerinden karşılaştırmaması gerekiyor.
Konutun mevcut kullanım durumu ve yapılması gereken harcamalar da karşılaştırmaya dahil edilmeli.
Gayrimenkul Uzmanından Uyarı: Sadece İlan Fiyatına Bakmayın
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, ikinci el konut satın alma sürecinde alıcıların karşılaşabilecekleri ek maliyetleri önceden hesaplamalarının önemine dikkat çekiyor.
Doğan'ın değerlendirmesine göre satış bedeli, konutun gerçek edinme maliyetini her zaman tek başına yansıtmıyor.
Özellikle mutfak ve banyo tadilatı, elektrik ve su tesisatlarının yenilenmesi, pencere değişimi ve ısıtma sistemlerinin modernize edilmesi gibi işlemler, başlangıçta planlanmayan harcamalara neden olabiliyor.
Bu nedenle konut satın almadan önce yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi ve farklı ustalardan veya firmalardan fiyat teklifleri alınması öneriliyor.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bütün tadilatların aynı derecede acil olmaması.
Örneğin dekoratif değişiklikler belirli bir süre ertelenebilirken elektrik güvenliği, su sızıntısı veya ciddi tesisat arızaları gibi sorunların öncelikli değerlendirilmesi gerekebilir.
Alıcıların ihtiyaçları zorunlu, kısa vadeli ve isteğe bağlı harcamalar şeklinde sınıflandırması, bütçe planlamasını kolaylaştırabilir.
Mutfak ve Banyo Tadilatı Bütçeyi Beklenenden Fazla Artırabilir
İkinci el dairelerde yenileme ihtiyacının en sık gündeme geldiği alanlar arasında mutfak ve banyolar bulunuyor.
Mutfak dolaplarının değiştirilmesi, tezgâh yenilenmesi, seramik uygulamaları, elektrik bağlantıları ve su tesisatı çalışmaları farklı maliyet kalemleri oluşturuyor.
Benzer şekilde banyoda su yalıtımı, duş alanı, klozet, lavabo, batarya ve fayans değişimi toplam tadilat harcamasını yükseltebiliyor.
Özellikle eski tesisatların bulunduğu yapılarda yalnızca görünen malzemelerin yenilenmesi yeterli olmayabilir.
Duvar veya zemin kaplamaları söküldüğünde daha önce fark edilmeyen boru sorunları ya da nem hasarları ortaya çıkabilir.
Bu gibi durumlarda başlangıçta hazırlanan tadilat bütçesi revize edilmek zorunda kalabilir.
Dolayısıyla konut alıcılarının tadilat yaptırmayı planladıkları bölümler için mümkün olduğunca ayrıntılı keşif ve fiyatlandırma yaptırmaları önem taşıyor.
Elektrik ve Su Tesisatları Mutlaka Kontrol Edilmeli
İkinci el konut satın alırken yalnızca duvarların, zeminlerin ve mobilyaların görünümünü değerlendirmek yeterli değil.
Elektrik ve su tesisatları, konutun güvenli ve sorunsuz kullanımı açısından önemli teknik bileşenler arasında yer alıyor.
Özellikle eski binalarda elektrik panosunun durumu, kablo altyapısı, kaçak akım koruma düzenekleri ve priz bağlantılarının uygunluğu kontrol edilmeli.
Elektrik sistemindeki eksiklikler yalnızca ek maliyet yaratmakla kalmayıp güvenlik risklerine de neden olabilir.
Su tesisatında ise eski borular, düşük su basıncı, görünmeyen kaçaklar ve atık su bağlantılarındaki sorunlar dikkatle incelenmeli.
Satın alma öncesinde şüpheli durumların uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek büyük onarım masraflarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Özellikle uzun süre boş kalmış konutlarda sistemlerin fiilen çalıştırılarak kontrol edilmesi yararlı olabilir.
Pencere, Yalıtım ve Isıtma Sistemi Giderlerini Unutmayın
İkinci el konutlarda ısı kaybı ve enerji tüketimi de satın alma sonrasında karşılaşılabilecek maliyetleri etkiliyor.
Eski pencere doğramaları, yetersiz yalıtım, bakımsız kombiler ve verimsiz ısıtma sistemleri, konutun kullanım giderlerini yükseltebilir.
Bir dairenin satış fiyatı uygun olsa bile yüksek ısınma giderleri uzun vadede önemli bir ekonomik yük oluşturabilir.
Bu nedenle alıcıların mevcut ısıtma sisteminin durumunu, kombi bakım geçmişini, radyatörleri ve pencere yalıtımını incelemesi gerekiyor.
Binanın dış cephe yalıtımının bulunup bulunmadığı da enerji verimliliği açısından değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Konut satın alma kararı verilirken yalnızca ilk gün ödenecek bedel değil, sonraki yıllarda karşılaşılabilecek kullanım giderleri de hesaba katılmalı.
Apartmanın Ortak Masrafları Büyük Sürprizler Yaratabilir
İkinci el konut alımında gözden kaçabilen en önemli konulardan biri, apartmanın ortak alanlarında ortaya çıkabilecek bakım ve onarım giderleri.
Dairenin içi yeni boyanmış, mutfak ve banyosu yenilenmiş olsa bile bu durum binanın tamamının sorunsuz olduğu anlamına gelmiyor.
Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan da yalnızca daire içindeki masraflara odaklanılmaması gerektiğini belirterek bina genelindeki ortak giderlerin önemini vurguluyor.
Özellikle çatı izolasyonu, dış cephe mantolaması, asansör yenilemesi, ana su tesisatı ve ortak elektrik altyapısına ilişkin çalışmalar, kat maliklerine ek ödeme yükümlülüğü getirebiliyor.
Bazı apartmanlarda bu işlemler için önceden karar alınmış olabilir. Bazılarında ise henüz resmi karar alınmamış olsa bile yakın gelecekte kapsamlı bakım ihtiyacı bulunabilir.
Bu nedenle konut satın almadan önce apartman yöneticisiyle görüşmek, yalnızca mevcut aidat tutarını değil planlanan çalışmaları da öğrenmek önem taşıyor.
Çatı ve Dış Cephe Masrafları Kimleri Etkiliyor?
Apartmanlarda çatı, dış cephe ve belirli tesisat bölümleri ortak alan niteliği taşıyabiliyor.
Bu alanlarda yapılacak bakım ve onarım çalışmalarının giderlerinin paylaşımı, Kat Mülkiyeti Kanunu, yönetim planı ve ilgili kararlar çerçevesinde belirleniyor.
Örneğin çatı su yalıtımının yenilenmesi gerektiğinde gider yalnızca son katta oturan daire sahibini ilgilendirmeyebilir.
Benzer şekilde dış cephe yenilemesi veya ortak tesisat çalışmaları da diğer kat maliklerine mali yükümlülük getirebilir.
Bu nedenle satın alınması planlanan dairenin bulunduğu apartmanda daha önce alınmış yönetim kararlarının incelenmesi yararlı olacaktır.
Özellikle yakın zamanda büyük bakım çalışması yapılması planlanan binalarda alıcının toplam maliyet hesabı önemli ölçüde değişebilir.
Asansör ve Ortak Tesisatlar da İncelenmeli
Çok katlı binalarda asansörün yaşı, bakım durumu ve periyodik kontrol sonuçları konut seçimini etkileyebiliyor.
Eski veya sık arıza yapan asansörler, apartman sakinleri için kullanım sorunu oluşturabileceği gibi ilerleyen dönemde yüksek bakım ya da yenileme giderlerine yol açabilir.
Benzer durum ortak hidrofor, su deposu, merkezi ısıtma sistemi ve elektrik altyapısı için de geçerli.
Konut satın almayı planlayanların apartmanın ortak teknik sistemlerini de değerlendirmesi gerekiyor.
Bu inceleme özellikle yaşlı bireylerin, çocuklu ailelerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin yaşayacağı konutlarda daha fazla önem kazanabiliyor.
Aidat Borçları ve Apartman Yönetim Kararları Araştırılmalı
İkinci el konut satın alırken apartmanın mevcut aidat tutarı kadar geçmiş borç ve gider durumunun da araştırılması gerekiyor.
Yüksek aidatlar, konutun aylık kullanım maliyetini artırabiliyor.










