TCMB Açıkladı: Ticari Gayrimenkulde Fiyatlar Yükseldi, Reel Değerler Geriledi

19 Ağustos 2026
TCMB Açıkladı: Ticari Gayrimenkulde Fiyatlar Yükseldi, Reel Değerler Geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ticari gayrimenkul piyasasına ilişkin verileri, 2026 yılının ikinci çeyreğinde fiyatların yükselmeye devam ettiğini gösterdi.

TCMB • 2026 2. ÇEYREK

Ticari Gayrimenkul Fiyatları %5,5 Arttı

Ticari gayrimenkul piyasasında fiyat artışı ikinci çeyrekte de devam etti. Yıllık nominal artış yüzde 29,4 olurken, reel fiyatlarda yüzde 2,2 gerileme yaşandı.

Çeyreklik Artış: %5,5
Yıllık Nominal: %29,4
Dükkan: %29,2
Ofis: %30,6

Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) çeyreklik bazda yüzde 5,5 artarken, yıllık nominal artış yüzde 29,4 olarak gerçekleşti. Enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarda ise yüzde 2,2'lik düşüş kaydedildi. Dükkan fiyatları yıllık yüzde 29,2, ofis fiyatları ise yüzde 30,6 arttı. Üç büyük şehir arasında Ankara, yüzde 32,5'lik yıllık artışla öne çıktı.

Ticari gayrimenkul fiyatları ikinci çeyrekte yüzde 5,5 yükseldi

 

A S
acilensatilik.com İlan Sitemiz'de Ücretsiz İlan Verebilirsiniz
Hızlı Al - Hızlı Sat

Ticari Gayrimenkul Fiyatları İkinci Çeyrekte Yüzde 5,5 Arttı

Türkiye'de ticari gayrimenkul piyasasının 2026 yılındaki seyri, yatırımcılar ve işletme sahipleri tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi verileri, yılın ikinci çeyreğinde ticari gayrimenkul fiyatlarında yükseliş eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu.

TCMB tarafından ticari gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketlerini takip etmek amacıyla hazırlanan endekse göre, 2026 yılının ikinci çeyreğinde ticari gayrimenkul fiyatları bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 5,5 arttı. Yıllık bazdaki nominal artış ise yüzde 29,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bununla birlikte, fiyatların enflasyondan arındırılmasıyla ortaya çıkan reel değişim tarafında farklı bir tablo oluştu. Ticari gayrimenkul fiyat endeksi yıllık bazda reel olarak yüzde 2,2 geriledi.

Bu tablo, ticari gayrimenkul fiyatlarının TL cinsinden yükselmeye devam ettiğini ancak fiyat artışının genel fiyat seviyesindeki yükselişin gerisinde kaldığını gösteriyor.

TCMB'nin TGFE istatistikleri, Türkiye ticari gayrimenkul piyasasındaki fiyat değişimlerinin izlenmesi amacıyla oluşturuluyor ve veriler zaman serisi olarak yayımlanıyor.

TCMB Açıkladı: Ticari Gayrimenkulde Fiyatlar Yükseldi, Reel Değerler Geriledi

Ticari gayrimenkulde çeyreklik artış yüzde 5,5 oldu

2026 yılının ikinci çeyreğinde ticari gayrimenkul piyasasının genelinde dikkat çekici bir fiyat hareketi yaşandı.

Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi, yılın ilk çeyreğine kıyasla yüzde 5,5 yükseldi. Böylece ticari gayrimenkul fiyatlarında kısa vadeli yükseliş eğilimi ikinci çeyrekte de devam etmiş oldu.

Çeyreklik değişim özellikle yatırım kararı vermek isteyenler açısından önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Çünkü yıllık fiyat değişimlerinden farklı olarak çeyreklik hareketler, piyasanın daha kısa vadede hangi yönde ilerlediği konusunda fikir veriyor.

İkinci çeyrekteki yüzde 5,5'lik artış, ticari gayrimenkule yönelik talebin tamamen ortadan kalkmadığını ve fiyatların yukarı yönlü hareketini koruduğunu gösteriyor.

Ancak bu artışın değerlendirilmesinde yalnızca nominal fiyatlara bakılması yeterli değil. Enflasyonun etkisi dikkate alındığında piyasanın reel görünümü daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Yıllık nominal artış yüzde 29,4

TCMB verilerinin en dikkat çekici başlıklarından biri de ticari gayrimenkul fiyatlarının yıllık değişimi oldu.

Toplam Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 29,4 yükseldi.

Nominal artış, fiyatların herhangi bir enflasyon düzeltmesi yapılmadan mevcut TL değerleri üzerinden ne kadar değiştiğini ifade ediyor. Bu nedenle ticari gayrimenkul fiyatlarının gerçek satın alma gücü açısından değerlendirilmesi için reel değişime de bakılması gerekiyor.

Yıllık yüzde 29,4'lük nominal artış, dükkan ve ofis segmentlerindeki hareketlerle birlikte değerlendirildiğinde ticari gayrimenkul piyasasında fiyatların halen yüksek seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor.

Özellikle işletmeler açısından dükkan ve ofis maliyetlerinin yükselmesi, yeni yatırım kararlarının yanı sıra mevcut işletmelerin kira ve satın alma seçeneklerini de etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Reel fiyatlarda yüzde 2,2 düşüş

Ticari gayrimenkul piyasasının ikinci önemli göstergesi ise reel fiyat değişimi oldu.

TCMB verilerine göre toplam Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi'nin yıllık reel değişimi yüzde 2,2 azaldı.

Bu durum ilk bakışta fiyat artışı ile çelişiyor gibi görünse de iki gösterge farklı şeyleri ifade ediyor.

Nominal fiyat artışı, ticari gayrimenkulün TL bazındaki değer değişimini gösterirken reel değişim, genel fiyat seviyesindeki yükseliş dikkate alındıktan sonra gayrimenkulün gerçek değerindeki değişimi ortaya koyuyor.

Dolayısıyla 2026'nın ikinci çeyreğinde ticari gayrimenkul fiyatları nominal olarak yükselmesine rağmen, enflasyonun etkisi çıkarıldığında fiyatlarda gerileme yaşandı.

Bu ayrım özellikle ticari gayrimenkulü yatırım aracı olarak değerlendirenler açısından önem taşıyor.

Bir mülkün satış fiyatının yıllık bazda yükselmesi, yatırımcının aynı oranda reel kazanç elde ettiği anlamına gelmiyor. Enflasyonun fiyat artışından daha yüksek olduğu dönemlerde nominal değer yükselirken reel değer düşebiliyor.

Dükkan fiyatlarında yıllık artış yüzde 29,2

Ticari gayrimenkul piyasasının en önemli segmentlerinden biri olan dükkanlarda da fiyat artışı devam etti.

Türkiye genelinde Dükkan Fiyat Endeksi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 yükseldi.

Dükkan fiyatlarının yıllık nominal artışı ise yüzde 29,2 oldu.

Bu gelişme, özellikle cadde üzerindeki mağazalar, mahalle ticaret merkezleri, işlek bölgelerde bulunan ticari üniteler ve yatırım amaçlı satın alınan dükkanlar açısından dikkat çekiyor.

Dükkanların değerini belirleyen faktörler yalnızca metrekare büyüklüğüyle sınırlı değil. Lokasyon, yaya ve araç trafiği, cephe genişliği, görünürlük, otopark imkanı, çevredeki ticari yapı, bölgenin nüfus yoğunluğu ve kira potansiyeli de mülkün değerinde önemli rol oynuyor.

Bu nedenle ülke genelindeki yüzde 29,2'lik yıllık artış, her dükkanın aynı oranda değerlendiği anlamına gelmiyor.

Yatırımcıların özellikle bölgesel verileri, kira getirilerini ve ticari hareketliliği birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Dükkanlarda reel değer de geriledi

Dükkan fiyatlarında nominal yükseliş görülmesine karşın reel tarafta düşüş yaşandı.

Verilere göre Dükkan Fiyat Endeksi'nin yıllık reel değişimi yüzde 2,4 geriledi.

Başka bir ifadeyle dükkan fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 29,2 yükselirken, enflasyon etkisi hesaba katıldığında gerçek fiyat hareketi negatif oldu.

Bu tablo ticari gayrimenkul yatırımında yalnızca satış fiyatındaki artışın takip edilmesinin yeterli olmadığını gösteriyor.

Bir yatırımcının dükkan satın alırken fiyat artışı beklentisinin yanında kira geliri, doluluk oranı, bölgedeki ticari hareketlilik, işletme talebi ve finansman maliyetlerini de hesaba katması gerekiyor.

Ofis fiyatlarında daha güçlü yükseliş

Ticari gayrimenkul piyasasında ikinci önemli segment olan ofislerde fiyat artışı dükkanlara kıyasla daha yüksek gerçekleşti.

Ofis Fiyat Endeksi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 6 yükseldi.

Yıllık bazda ise ofis fiyatları nominal olarak yüzde 30,6 arttı.

Böylece ofis segmentindeki yıllık fiyat artışı, toplam ticari gayrimenkul piyasasındaki yüzde 29,4'lük artışın üzerinde kaldı.

Ofis piyasasında yaşanan bu yükseliş, özellikle merkezi iş bölgelerinde bulunan nitelikli ofislerin önemini yeniden gündeme getiriyor.

Kurumsal şirketlerin çalışma modellerindeki değişim, ulaşım imkanları, toplu taşıma bağlantıları, otopark, bina yaşı, enerji verimliliği ve teknolojik altyapı gibi unsurlar ofislerin yatırım değerini doğrudan etkileyebiliyor.

Ofis fiyatlarında reel gerileme yüzde 1,3

Ofis segmentinde de nominal artış ile reel değişim arasında fark bulunuyor.

Ofis Fiyat Endeksi yıllık bazda nominal olarak yüzde 30,6 yükselirken reel olarak yüzde 1,3 geriledi.

Bu sonuç, ofis fiyatlarında nominal yükselişin güçlü olmasına rağmen enflasyon etkisi hesaba katıldığında gerçek değer artışının oluşmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla ticari gayrimenkul piyasasının genelinde olduğu gibi ofis segmentinde de yatırım kararlarının yalnızca yıllık fiyat artış oranlarına göre verilmemesi gerekiyor.

Ankara ticari gayrimenkulde öne çıktı

2026 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye'nin üç büyük şehrindeki ticari gayrimenkul fiyatları da yükseldi.

Çeyreklik bazda İstanbul'da ticari gayrimenkul fiyat endeksi yüzde 5,3 arttı. Ankara'da yüzde 6,4'lük yükseliş kaydedilirken İzmir'deki artış yüzde 5 oldu.

Bu üç şehir arasında Ankara'nın çeyreklik performansı dikkat çekti.

Ankara'daki yüzde 6,4'lük artış, İstanbul ve İzmir'deki yükselişlerin üzerinde gerçekleşti.

Yıllık değişime bakıldığında da Ankara'nın öne çıktığı görülüyor.

Geçen yılın aynı dönemine göre Ankara'da ticari gayrimenkul fiyatları yüzde 32,5 arttı. İstanbul'daki yıllık artış yüzde 27,8, İzmir'deki artış ise yüzde 25,7 oldu.

Bu veriler, ticari gayrimenkul piyasasında bölgesel farklılıkların önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Ankara'da yıllık artış yüzde 32,5

Ankara'nın yüzde 32,5'lik yıllık artışla üç büyük şehir arasında ilk sırada yer alması, başkentteki ticari gayrimenkul piyasasının dikkat çekici bir performans gösterdiğini ortaya koyuyor.

Ankara'daki ticari gayrimenkul değerlerinin hareketinde merkezi iş alanları, kamu kurumlarına yakınlık, yeni iş merkezleri, ulaşım yatırımları ve gelişen bölgelerdeki ticari faaliyetler gibi birçok unsur etkili olabilir.

Ancak bölgesel bazdaki fiyat artışları değerlendirilirken yatırımcıların yalnızca şehir genelindeki endekse bakmaması gerekiyor.

Aynı şehir içerisinde dahi bir semt ile başka bir semt arasında ciddi fiyat ve kira getirisi farklılıkları oluşabilir.

Bu nedenle ticari gayrimenkul yatırımında lokasyon analizi büyük önem taşıyor.

İstanbul'da yıllık artış yüzde 27,8

Türkiye'nin en büyük ticari gayrimenkul pazarı konumundaki İstanbul'da fiyatlar yıllık bazda yüzde 27,8 yükseldi.

İstanbul'da ticari mülk fiyatlarının seyri özellikle merkezi bölgelerdeki yüksek arsa ve gayrimenkul maliyetleri, ticari hareketlilik ve kira potansiyeli açısından yakından izleniyor.

Bununla birlikte İstanbul'daki yıllık artış oranının Ankara'nın altında kalması, ticari gayrimenkul piyasasının her bölgede aynı hızla hareket etmediğini gösteriyor.

İstanbul'da yatırım değerlendirmesi yapanların ilçe, mahalle ve hatta cadde bazındaki farklılıkları dikkate alması gerekiyor.

İzmir'de ticari gayrimenkul fiyatları yüzde 25,7 arttı

İzmir de ticari gayrimenkul fiyatlarının yükseldiği şehirler arasında yer aldı.

Verilere göre İzmir'deki ticari gayrimenkul fiyatları yıllık bazda yüzde 25,7 arttı. Çeyreklik artış ise yüzde 5 olarak gerçekleşti.

İzmir'deki ticari gayrimenkul piyasasında turizm, hizmet sektörü, sanayi, lojistik, nüfus hareketleri ve yeni ticari yatırımlar gibi faktörler farklı bölgelerde fiyatları etkileyebiliyor.

Özellikle ticari mülk satın almak isteyen yatırımcıların yalnızca mülkün satış fiyatına değil, gelecekteki kira potansiyeline ve bölgedeki ticari gelişme beklentilerine de odaklanması önem taşıyor.

Ticari gayrimenkulde fiyat artışı neden önemli?

Ticari gayrimenkul fiyatlarındaki değişim yalnızca mülk sahiplerini ilgilendiren bir konu değil.

Dükkan, ofis ve diğer ticari alanların maliyetleri doğrudan işletmelerin yatırım ve büyüme kararlarını etkileyebiliyor.

Yeni bir işletme açmak isteyen girişimci açısından yüksek ticari gayrimenkul fiyatları, başlangıç maliyetinin yükselmesi anlamına gelebilir.

Benzer şekilde mevcut işletmeler açısından kira seviyelerindeki değişimler, faaliyet giderleri üzerinde baskı oluşturabilir.

Yatırımcı açısından ise yükselen gayrimenkul fiyatları varlığın nominal değerini artırırken, reel değerlerdeki gerileme farklı bir yatırım tablosu ortaya çıkarabilir.

Bu nedenle 2026'nın ikinci çeyrek verileri, ticari gayrimenkul piyasasının yalnızca "fiyatlar yükseliyor" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

Yatırımcı için nominal ve reel ayrımı önemli

Ticari gayrimenkul yatırımında en sık yapılan değerlendirme hatalarından biri nominal fiyat artışını doğrudan yatırım kazancı olarak kabul etmek.

Örneğin bir ticari mülkün satış fiyatının bir yıl içerisinde yüzde 30 yükselmesi ilk bakışta güçlü bir değer artışı gibi görülebilir. Ancak aynı dönemde genel fiyat seviyesindeki artış daha yüksekse, yatırımcının reel anlamda kazanç elde ettiği söylenemeyebilir.

TCMB'nin ikinci çeyrek verileri tam olarak bu ayrımı ortaya koyuyor.

Toplam ticari gayrimenkul fiyatları yıllık yüzde 29,4 artarken reel değişim yüzde 2,2 düşüş gösterdi.

Bu nedenle ticari gayrimenkul yatırımcılarının satış fiyatı, kira getirisi ve enflasyon arasındaki ilişkiyi birlikte değerlendirmesi gerekiyor.

Piyasanın ikinci çeyrek mesajı

2026'nın ikinci çeyreğinde ticari gayrimenkul piyasasından çıkan temel mesaj, fiyatların nominal olarak yükselişini sürdürdüğü ancak reel tarafta aynı performansın görülmediği yönünde.

Dükkanlarda yüzde 29,2, ofislerde yüzde 30,6 ve toplam ticari gayrimenkulde yüzde 29,4'lük yıllık nominal artış gerçekleşmesi, piyasada fiyat seviyelerinin yükselmeye devam ettiğini gösteriyor.

Buna karşılık reel fiyatlardaki düşüş, yatırımcıların satın alma kararlarında daha seçici davranması gerektiğine işaret ediyor.

Özellikle yüksek finansman maliyetlerinin bulunduğu bir ortamda yalnızca mülkün gelecekte değer kazanacağı beklentisiyle yatırım yapmak yerine, mevcut kira getirisi ve işletme potansiyelinin de hesaplanması önem kazanıyor.

Ticari gayrimenkulde bölgesel farklılıklar belirleyici olacak

TCMB'nin ikinci çeyrek verileri, Türkiye genelindeki ticari gayrimenkul piyasasında yükseliş yaşandığını gösterse de şehirler arasındaki performans farkı dikkat çekiyor.

Ankara'nın yıllık yüzde 32,5'lik artışla İstanbul ve İzmir'in önüne geçmesi, ticari gayrimenkul yatırımlarında şehir bazındaki göstergelerin önemini artırıyor.

Ancak yatırımcı açısından şehir geneli veriler yalnızca başlangıç noktası niteliğinde.

Ticari gayrimenkulde aynı şehir içerisinde dahi fiyatlar arasında önemli farklılıklar oluşabiliyor. Merkezi konumdaki bir cadde üzerindeki dükkan ile aynı ilçenin daha düşük yaya trafiğine sahip bir bölgesindeki iş yeri aynı değer artışını göstermeyebilir.

Bu nedenle ticari gayrimenkul satın almayı düşünenlerin bölgesel arz-talep dengesini, kira seviyelerini, boşluk oranlarını ve bölgenin gelecek dönem gelişme potansiyelini incelemesi gerekiyor.

Dükkan yatırımında kira getirisi öne çıkıyor

Dükkan yatırımlarında satış fiyatı kadar kira getirisi de önem taşıyor.

Bir dükkanın değerini değerlendirirken yalnızca metrekare fiyatına bakmak yatırım kararını yanıltabilir. Mülkün aylık kira potansiyeli, mevcut kiracının niteliği, kira sözleşmesinin koşulları ve bölgedeki işletme talebi birlikte ele alınmalı.

Özellikle yüksek fiyat artışlarının yaşandığı dönemlerde satın alma maliyeti ile kira getirisi arasındaki oran yatırımın geri dönüş süresini doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle yüzde 29,2'lik yıllık nominal dükkan fiyat artışı, tek başına her dükkanın aynı ölçüde cazip bir yatırım olduğu anlamına gelmiyor.

Ofis yatırımlarında lokasyon ve bina niteliği önemli

Ofis piyasasında yüzde 30,6'lık yıllık nominal artış dikkat çekiyor.

Ancak ofis yatırımında da bina kalitesi, ulaşım bağlantıları, otopark, enerji verimliliği, teknolojik altyapı ve kullanım esnekliği gibi unsurlar giderek daha önemli hale geliyor.

Yeni nesil şirketlerin çalışma düzenleri, merkezi lokasyonlara olan talebi ve ofis kullanım alışkanlıklarını değiştirebiliyor.

Bu nedenle yatırımcıların yalnızca mevcut fiyatları değil, ofisin gelecekte hangi tür kullanıcılar tarafından tercih edilebileceğini de değerlendirmesi gerekiyor.

2026'nın ikinci yarısında ne bekleniyor?

İkinci çeyrek verileri, ticari gayrimenkul fiyatlarının yükseliş eğilimini koruduğunu ortaya koyuyor.

Bununla birlikte reel fiyatlardaki gerileme, önümüzdeki dönemde yatırımcı davranışlarının fiyat artışından ziyade gerçek getiri ve kira performansına daha fazla odaklanabileceğini gösteriyor.

Ticari gayrimenkulde gelecekteki fiyat hareketlerini belirleyecek temel unsurlar arasında enflasyonun seyri, finansman koşulları, kredi maliyetleri, ticari faaliyetlerdeki hareketlilik ve arz-talep dengesi bulunuyor.

Özellikle finansmana erişimin maliyeti, yatırımcıların satın alma gücü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Ticari gayrimenkulde seçici dönem

2026'nın ikinci çeyrek verileri, ticari gayrimenkul piyasasında genel fiyat seviyelerinin yükseldiğini ancak yatırım kararlarının daha ayrıntılı analiz gerektirdiğini gösteriyor.

Nominal fiyatların artması, piyasanın tamamında aynı ölçüde reel kazanç oluştuğu anlamına gelmiyor.

Bu nedenle yatırımcıların mülkün satın alma bedeli ile birlikte kira getirisi, bölgesel talep, boş kalma riski, bakım giderleri, vergiler ve finansman maliyetlerini de hesaba katması gerekiyor.

Özellikle dükkan ve ofis gibi gelir üreten ticari gayrimenkullerde yatırımın başarısı yalnızca gelecekteki fiyat artışına değil, mülkün düzenli gelir yaratma kapasitesine de bağlı.

Ticari gayrimenkul verileri ne anlatıyor?

TCMB'nin verileri genel olarak üç önemli noktaya işaret ediyor.

İlk olarak, ticari gayrimenkul fiyatlarında çeyreklik yükseliş devam ediyor. İkinci olarak, yıllık nominal fiyat artışları yüzde 29 seviyesinin üzerinde bulunuyor. Üçüncü olarak ise enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarda gerileme yaşanıyor.

Bu üç gösterge birlikte değerlendirildiğinde piyasada nominal değer artışının sürdüğü ancak yatırımcının reel getiri açısından daha dikkatli olması gerektiği görülüyor.

Ticari gayrimenkul piyasası açısından 2026'nın ikinci çeyreği, fiyatların yükseldiği ancak reel performansın baskı altında kaldığı bir dönem olarak öne çıkıyor.

Sonuç

TCMB'nin 2026 yılı ikinci çeyrek Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi verileri, Türkiye'de ticari gayrimenkul fiyatlarının yükseliş eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu.

Toplam ticari gayrimenkul fiyatları çeyreklik bazda yüzde 5,5 yükselirken yıllık nominal artış yüzde 29,4 oldu. Dükkanlarda yıllık artış yüzde 29,2, ofislerde ise yüzde 30,6 olarak gerçekleşti.

Üç büyük şehir arasında Ankara yüzde 32,5'lik yıllık artışla ilk sırada yer aldı. İstanbul'da yüzde 27,8, İzmir'de ise yüzde 25,7 yıllık artış kaydedildi.

Ancak enflasyondan arındırılmış reel değerlerde düşüş yaşanması, ticari gayrimenkul piyasasının nominal fiyat artışlarının ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Uzman değerlendirmesi

Piyasa verileri açısından değerlendirildiğinde ticari gayrimenkulde yatırım kararlarının yalnızca fiyat artış beklentisine dayandırılmaması gerekiyor.

Uzmanların bir ticari gayrimenkulü değerlendirirken kira getirisi, lokasyon, kiracı profili, boş kalma riski, bölgesel ticari hareketlilik ve finansman maliyetlerini birlikte ele alması önem taşıyor.

Özellikle reel fiyatların gerilediği bir ortamda yüksek nominal artış oranları yatırımın gerçek getirisini tek başına göstermiyor.

Bu nedenle 2026'nın ikinci yarısında ticari gayrimenkul yatırımcıları için "yüksek fiyat artışı" yerine "sürdürülebilir kira geliri ve reel getiri" daha önemli kriterler arasında yer alabilir.

Önemli bilgiler

  • Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi ikinci çeyrekte yüzde 5,5 arttı.
  • Yıllık nominal ticari gayrimenkul fiyat artışı yüzde 29,4 oldu.
  • Ticari gayrimenkul fiyatlarında yıllık reel değişim yüzde 2,2 düşüş olarak gerçekleşti.
  • Dükkan fiyatları çeyreklik bazda yüzde 5,4 yükseldi.
  • Dükkan fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 29,2 oldu.
  • Dükkan fiyatlarında reel yıllık değişim yüzde 2,4 düşüş gösterdi.
  • Ofis fiyatları çeyreklik bazda yüzde 6 arttı.
  • Ofis fiyatları yıllık nominal olarak yüzde 30,6 yükseldi.
  • Ofis fiyatlarında reel yıllık değişim yüzde 1,3 geriledi.
  • Ankara'da ticari gayrimenkul fiyatları yıllık yüzde 32,5 arttı.
  • İstanbul'da yıllık artış yüzde 27,8 oldu.
  • İzmir'de yıllık artış yüzde 25,7 olarak gerçekleşti.
  • Çeyreklik bazda Ankara yüzde 6,4 ile üç büyük şehir arasında en yüksek artışı kaydetti.

Ticari Gayrimenkul Piyasasında Öne Çıkan Veriler

TCMB 2026 yılı ikinci çeyrek verileri

Toplam ticari gayrimenkul
Çeyreklik %5,5
Yıllık nominal değişim
%29,4
Yıllık reel değişim
-%2,2
Dükkan yıllık artışı
%29,2
Ofis yıllık artışı
%30,6
Ankara yıllık artışı
%32,5
Nominal fiyatlar yükselirken reel fiyatların gerilemesi, ticari gayrimenkul yatırımlarında enflasyon etkisinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.

Etiketler

ticari gayrimenkul, ticari gayrimenkul fiyatları, TCMB ticari gayrimenkul, Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi, dükkan fiyatları, ofis fiyatları, gayrimenkul yatırımı,#TicariGayrimenkul, #Gayrimenkul, #TCMB, #DükkanFiyatları, #OfisFiyatları, #GayrimenkulYatırımı, #Emlak,

Haber Yorumları