VİDEO
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı 2025 yılı Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması, üretim gücünü koruyan sanayi şirketlerinin finansman maliyetleri, ihracat performansı ve yatırım eğilimlerine ışık tuttu.
Üretimden satışlar nominal olarak artış gösterirken, yüksek faiz ortamı ve finansman giderleri sanayicilerin kârlılığı üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Araştırmada Teksan Jeneratör zirvede yer alırken, orta ölçekli sanayi kuruluşlarının sürdürülebilir büyüme için daha güçlü finansman desteğine ihtiyaç duyduğu ortaya çıktı.
İSO İkinci 500 Raporu Sanayinin Nabzını Tuttu! Üretim Devam Ediyor, Finansman Yükü Ağırlaşıyor
Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan sanayi, 2025 yılında küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talebe rağmen üretim gücünü korumaya çalıştı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırması, üretimden ihracata, kârlılıktan borçlanmaya kadar birçok alanda sanayi sektörünün mevcut durumunu gözler önüne serdi.
Araştırma, yalnızca üretim hacmini ortaya koymakla kalmıyor; aynı zamanda orta ve büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının ekonomik koşullara nasıl uyum sağladığını, hangi alanlarda zorlandığını ve geleceğe yönelik hangi risklerle karşı karşıya bulunduğunu da ortaya koyuyor. Özellikle finansman maliyetlerinde yaşanan sert yükseliş, raporun en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
Ekonomistler, sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından üretimin devam etmesinin önemli olduğunu belirtirken, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesinin sektörün rekabet gücü açısından kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.
acilensatilik.com Haberlerini Paylaşabilirsiniz
acilensatilik.com’da yayınlanan özgün haber içerikleri, kaynak gösterilerek ve orijinal bağlantımız korunarak paylaşılabilir.
Haberi Kaynağından GörüntüleİSO İkinci 500 Araştırması Neden Önem Taşıyor?
İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yayımlanan İSO araştırmaları, Türkiye sanayisinin en kapsamlı performans analizleri arasında gösteriliyor. Kamuoyunda daha çok bilinen İSO 500 araştırmasının ardından açıklanan İSO İkinci 500 listesi ise üretim kapasitesiyle öne çıkan ancak ilk 500 içerisinde yer almayan şirketlerin ekonomik performansını ortaya koyuyor.
Bu araştırma sayesinde orta ölçekli sanayi kuruluşlarının üretim gücü, ihracat performansı, yatırım eğilimleri ve finansal yapıları ayrıntılı biçimde analiz ediliyor. Aynı zamanda Türkiye sanayisinin genel görünümünü değerlendirmek açısından önemli göstergeler sunuyor.
Uzmanlara göre İSO İkinci 500 listesi, özellikle Anadolu'da üretim yapan sanayi kuruluşlarının gelişimini takip etmek açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu şirketlerin önemli bölümü istihdam oluşturuyor, ihracata katkı sağlıyor ve tedarik zincirinin önemli halkaları arasında yer alıyor.
Teksan Jeneratör Zirvede Yer Aldı
2025 yılı araştırmasına göre listenin ilk sırasında Teksan Jeneratör yer aldı. Şirket, 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satış rakamıyla Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının zirvesine yerleşti.
Listenin ikinci sırasında Norm Salihli Vida ve Cıvata, üçüncü sırasında ise Biska Tekstil bulunuyor. Üç şirketin de üretimden satış rakamlarının birbirine oldukça yakın olması, orta ölçekli sanayi kuruluşları arasındaki rekabetin giderek arttığını gösteriyor.
Sanayi uzmanları, özellikle makine, bağlantı elemanları ve tekstil gibi farklı sektörlerden firmaların listenin üst sıralarında yer almasının Türkiye sanayisinin üretim çeşitliliği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade ediyor.
Bu çeşitlilik, ihracat pazarlarının genişlemesi ve farklı sektörlerin ekonomik büyümeye katkı sağlaması açısından da dikkat çekici bulunuyor.
Üretim Artıyor Ancak Reel Büyüme Sınırlı Kalıyor
Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri üretimden satışlarda yaşanan artış oldu.
İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları 2025 yılında 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Nominal bazda gerçekleşen yüzde 25,7'lik artış, ilk bakışta güçlü bir büyüme izlenimi verse de enflasyon dikkate alındığında tablo farklılaşıyor.
Yıllık ortalama üretici enflasyonunun benzer seviyelerde gerçekleşmesi nedeniyle reel büyüme oldukça sınırlı kaldı. Başka bir ifadeyle şirketlerin ciroları artmasına rağmen bu artışın önemli bölümü fiyat yükselişlerinden kaynaklandı.
Ekonomistler, sanayide gerçek büyümenin üretim kapasitesinin genişlemesi, yeni yatırımların artması ve ihracat hacminin yükselmesiyle mümkün olacağını belirtiyor. Bu nedenle reel büyümenin düşük kalması, sektörün hâlen zorlu ekonomik koşullar altında faaliyet gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte son üç yıldır görülen reel daralma eğiliminin sona ermiş olması da sektör açısından olumlu sinyaller arasında değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu gelişme, sanayide kademeli toparlanmanın başlayabileceğine işaret ediyor.
Orta Ölçekli Sanayi Şirketleri Ekonominin Belkemiğini Oluşturuyor
Türkiye ekonomisinde büyük ölçekli sanayi kuruluşları kadar orta ölçekli üreticiler de önemli bir rol üstleniyor.
İSO İkinci 500 listesinde yer alan şirketler; otomotiv yan sanayi, makine üretimi, tekstil, gıda, metal işleme, kimya, plastik, enerji ekipmanları ve birçok farklı sektörde faaliyet gösteriyor.
Bu işletmeler yalnızca üretim yapmakla kalmıyor, aynı zamanda binlerce kişiye istihdam sağlıyor, ihracata katkıda bulunuyor ve yerli tedarik zincirinin güçlenmesinde kritik görev üstleniyor.
Özellikle Anadolu'da faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarının bölgesel kalkınmaya sağladığı katkı her geçen yıl daha da önem kazanıyor. Yeni organize sanayi bölgelerinin kurulması, lojistik altyapısının gelişmesi ve üretim teknolojilerinin yenilenmesi sayesinde birçok şehir sanayi yatırımları açısından cazibe merkezi hâline geliyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin sürdürülebilir ekonomik büyümesi için yalnızca büyük holdinglerin değil, üretim yapan orta ölçekli şirketlerin de desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
İhracatta Rekabet Koşulları Sertleşiyor
2025 yılı verileri, ihracat tarafında orta ölçekli sanayi kuruluşlarının daha temkinli bir dönem geçirdiğini ortaya koyuyor.
Türkiye'nin toplam ihracatı artış eğilimini sürdürürken, İSO İkinci 500 şirketlerinin ihracatı önceki yıla göre sınırlı bir gerileme gösterdi. Bu durum, özellikle küresel pazarlarda yaşanan rekabetin daha da yoğunlaştığını gösteriyor.
Son yıllarda dünya ekonomisinde yaşanan yavaşlama, Avrupa pazarındaki talep değişimleri, enerji maliyetleri ve döviz piyasalarındaki dalgalanmalar ihracatçı sanayi kuruluşlarının faaliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Özellikle emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, artan üretim maliyetleri nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini korumakta zorlanabiliyor.
Buna rağmen birçok sanayi kuruluşu yeni pazarlara açılarak, ürün çeşitliliğini artırarak ve katma değerli üretime yönelerek ihracat gücünü korumaya çalışıyor.
Küresel Ekonomideki Gelişmeler Sanayiyi Yakından Etkiliyor
Türkiye sanayisi yalnızca iç piyasa koşullarından değil, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerden de doğrudan etkileniyor.
Başta Avrupa olmak üzere önemli ihracat pazarlarında ekonomik büyümenin yavaşlaması, yüksek faiz politikaları ve küresel ticarette yaşanan belirsizlikler sanayi şirketlerinin sipariş hacimlerini etkileyebiliyor.
Bunun yanında enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ham madde maliyetleri ve uluslararası lojistik giderleri de üretim planlamasında belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, yeşil üretim, enerji verimliliği ve yüksek katma değerli sanayi yatırımları, Türk sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak en önemli alanlar olacak.
Bu nedenle üretim kapasitesini korumanın yanında teknoloji yatırımlarını hızlandıran şirketlerin küresel pazarda daha güçlü bir konuma ulaşabileceği değerlendiriliyor.
Finansman Maliyetleri Sanayicinin En Büyük Gündemi Haline Geldi
İSO İkinci 500 araştırmasının en dikkat çekici sonuçlarından biri, şirketlerin finansman yükünde yaşanan belirgin artış oldu. Son yıllarda uygulanan sıkı para politikaları, yüksek faiz oranları ve krediye erişimde yaşanan zorluklar, üretim yapan şirketlerin mali yapısı üzerinde önemli baskı oluşturdu.
Araştırmaya göre, İSO İkinci 500 kapsamındaki şirketlerin finansman giderleri 2025 yılında yüzde 45'in üzerinde artarak 138 milyar liraya ulaştı. Bu artış, yalnızca kredi maliyetlerinin yükseldiğini değil, işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmek için daha yüksek finansman yükü taşımak zorunda kaldığını da ortaya koyuyor.
Ekonomi uzmanları, üretim odaklı işletmeler için finansmana erişimin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Özellikle yatırım, kapasite artırımı ve ihracat faaliyetleri için kullanılan işletme sermayesi kredilerinin maliyetinin yükselmesi, şirketlerin büyüme planlarını doğrudan etkileyebiliyor.
Yüksek finansman maliyetlerinin uzun süre devam etmesi halinde, özellikle orta ölçekli sanayi kuruluşlarının yatırım iştahında yavaşlama yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Faaliyet Kârı Artsa da Finansman Giderleri Kazancı Eritiyor
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise faaliyet kârındaki artışın finansman giderleri karşısında sınırlı kalması oldu.
Şirketler üretimlerini sürdürerek faaliyet kârlarını artırmayı başarsa da elde edilen kazancın önemli bir bölümü kredi faizleri ve finansman giderleri nedeniyle işletme bilançolarından çıkıyor.
Araştırmada finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yaklaşık yüzde 87 seviyesine yükselmesi, sektör açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.










