VİDEO
Bursa'da deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması için finansman desteği çağrısı yapıldı.
İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, yüksek inşaat maliyetleri, arsa giderleri ve krediye erişimde yaşanan zorlukların dönüşüm çalışmalarını yavaşlattığını belirterek İstanbul'da belirli koşullarla uygulanan 3 milyon TL'ye kadar kredi desteğinin Bursa'yı da kapsamasını istedi. Dar ve orta gelirli vatandaşların güvenli konutlara ulaşabilmesi için uzun vadeli ve erişilebilir finansman modellerinin önemine dikkat çekilirken, kamu kurumları, bankalar ve inşaat sektörüne ortak hareket etme çağrısı yapıldı.
Bursa'da Kentsel Dönüşümün Önündeki Finansman Engeli Gündemde
Türkiye'nin önemli sanayi, ticaret ve yerleşim merkezlerinden biri olan Bursa'da, deprem güvenliği ve mevcut yapı stokunun yenilenmesi konusu yeniden gündemin ön sıralarına taşındı. Kentte ekonomik koşulların ağırlaşması, inşaat maliyetlerinin yükselmesi ve uygun finansman kaynaklarına erişimde yaşanan güçlükler, kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesini zorlaştıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Özellikle ekonomik ömrünü tamamlamış veya deprem güvenliği açısından değerlendirilmesi gereken binalarda yaşayan vatandaşların, konutlarını yenilemek için ihtiyaç duydukları finansmanı karşılamakta güçlük yaşayabildiği belirtiliyor.
Bu durum yalnızca bireysel konut sahiplerini değil, kentsel dönüşüm projelerini üstlenen müteahhitleri, yapı üreticilerini ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren işletmeleri de etkiliyor.
Bursa'daki dönüşüm çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) ile İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) Başkanı Şeref Demir, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşlara yalnızca kentsel dönüşüm çağrısı yapılmasının yeterli olmadığını vurguladı.
Demir'e göre güvenli yapılaşmanın yaygınlaştırılması için dönüşüm sürecinin ekonomik açıdan da uygulanabilir hale getirilmesi gerekiyor.
İstanbul'da belirli şartlarla uygulanan 3 milyon TL'ye kadar kentsel dönüşüm kredi desteğinin Bursa'ya da genişletilmesi gerektiğini ifade eden Demir, finansman modellerinin vatandaşların ödeme gücüne uygun şekilde geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Bu talep, Bursa'daki riskli yapıların yenilenmesi için kamu destekli finansman seçeneklerinin artırılması konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bursa için gündeme getirilen 3 milyon TL tutarındaki kredi desteği, açıklanmış yeni bir Bursa kampanyası değil, sektör temsilcileri tarafından dile getirilen bir taleptir.
Dolayısıyla vatandaşların söz konusu çağrıyı, Bursa'da başvuruları başlamış bir kredi programı olarak değerlendirmemesi gerekiyor.
İstanbul'daki Bina Olayı Yapı Güvenliği Tartışmalarını Yeniden Gündeme Getirdi
İstanbul'un Maltepe ilçesinde yedi katlı bir binada meydana geldiği aktarılan kısmi çökme olayı, mevcut yapıların güvenliği ve kentsel dönüşüm ihtiyacına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Olayın ardından yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin farklı şehirlerinde bulunan eski yapı stokunun teknik açıdan incelenmesi ve gerekli görülen binalarda güçlendirme ya da yenileme çalışmalarının zamanında gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Bursa da deprem tehlikesinin dikkate alınması gereken büyükşehirlerden biri olması nedeniyle bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Kentin farklı dönemlerde gelişen yerleşim alanları, mevcut yapı stokunun özellikleri ve nüfus yoğunluğu, yapı güvenliği çalışmalarının planlı biçimde yürütülmesini önemli hale getiriyor.
Ancak bir binanın yalnızca eski olması, o yapının mutlaka riskli olduğu anlamına gelmiyor. Benzer şekilde yeni bir binanın da teknik inceleme yapılmadan tamamen güvenli olduğu varsayılamaz.
Yapıların deprem performansının değerlendirilmesinde taşıyıcı sistem özellikleri, zemin koşulları, kullanılan malzemeler, proje uygunluğu ve mevcut yapısal durum gibi birçok unsur dikkate alınıyor.
Bu nedenle kentsel dönüşüm sürecinin bilimsel ve teknik değerlendirmeler temelinde yürütülmesi gerekiyor.
Şeref Demir'in açıklamalarında öne çıkan temel konu ise teknik olarak yenilenmesi gereken yapıların dönüşümünde ekonomik engellerin azaltılması.
Yüksek İnşaat Maliyetleri Dönüşüm Projelerini Zorlaştırıyor
Kentsel dönüşüm sürecinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, mevcut yapıların yıkılarak yeniden inşa edilmesi için gereken finansman miktarı.
Bir binanın yeniden yapılması yalnızca beton, demir ve işçilik giderlerinden oluşmuyor.
Projelendirme, mühendislik hizmetleri, ruhsat işlemleri, yıkım, hafriyat, altyapı bağlantıları, teknik denetimler ve çeşitli yasal süreçler de toplam maliyetin önemli bir bölümünü oluşturabiliyor.
Bunun yanında dönüşüm sürecinde konut sahiplerinin geçici barınma ihtiyacı ve taşınma giderleri gibi ek maliyetler de ortaya çıkabiliyor.
Özellikle çok sayıda bağımsız bölümün bulunduğu apartmanlarda, toplam proje maliyetinin maliklere dağıtılması ekonomik açıdan önemli bir sorun haline gelebiliyor.
Bazı konut sahipleri mevcut dairelerinin yerine yapılacak yeni konut için talep edilen maliyet farkını karşılayabilirken, dar ve orta gelirli vatandaşlar için bu tutarlar ödeme gücünü aşabiliyor.
Bu nedenle dönüşüm konusunda uzlaşma sağlansa bile finansman yetersizliği nedeniyle uygulama aşamasına geçilemeyebiliyor.
İnşaat sektörünün temsilcileri, dönüşümün hızlandırılması için yalnızca imar ve proje süreçlerinin kolaylaştırılmasının yeterli olmadığını, ekonomik desteklerin de sürecin önemli bir parçası olması gerektiğini belirtiyor.
Arsa Maliyetleri de Kentsel Dönüşümün Ekonomik Dengesini Etkiliyor
Bursa'da kentsel dönüşümün önündeki engeller yalnızca inşaat giderleriyle sınırlı değil.
Özellikle merkezi yerleşim alanlarında arsa değerleri, proje geliştirme maliyetleri ve mevcut imar koşulları dönüşümün ekonomik uygulanabilirliğini etkileyebiliyor.
Bir binanın yenilenmesi sırasında mevcut bağımsız bölüm sahiplerinin haklarının korunması, yeni yapı için gerekli maliyetin karşılanması ve projenin teknik şartlara uygun şekilde tamamlanması gerekiyor.
Bu unsurlar arasında ekonomik denge kurulamadığında dönüşüm projeleri gecikebiliyor.
Örneğin mevcut binanın yerine yapılabilecek yeni yapıdaki toplam bağımsız bölüm sayısı, kullanılabilir inşaat alanı ve proje maliyeti, maliklerin karşılaşacağı finansman ihtiyacını doğrudan etkileyebiliyor.
Bazı projelerde yüklenici firmalarla arsa payı karşılığı inşaat modeli üzerinden anlaşma yapılabilirken, bazı projelerde maliklerin doğrudan finansman sağlaması gerekebiliyor.
Ancak her taşınmazın imar koşulları ve ekonomik özellikleri farklı olduğundan, bütün dönüşüm projelerinde aynı finansman modelinin uygulanması mümkün olmayabiliyor.
Bu nedenle Bursa için önerilen destek mekanizmalarının, farklı gelir gruplarını ve farklı proje türlerini kapsayabilecek esneklikte tasarlanması önem taşıyor.
Vatandaşların Dönüşüm Maliyetini Karşılaması Neden Zorlaşıyor?
Riskli olduğu belirlenen bir yapının yenilenmesi kararı, konut sahipleri açısından hem güvenlik hem de ekonomik boyutları bulunan önemli bir süreç.
Bir apartmanın yeniden inşa edilmesi gündeme geldiğinde maliklerin öncelikle projenin teknik ve hukuki koşulları hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor.
Ardından mevcut taşınmazların durumu, yeni projede sahip olunacak bağımsız bölümler, ödeme yükümlülükleri ve uygulama takvimi gibi konularda değerlendirmeler yapılıyor.
Ancak maliklerin gelir düzeyleri ve finansal imkânları birbirinden farklı olabiliyor.
Emekli maaşıyla geçinen bir konut sahibiyle düzenli yüksek gelire sahip başka bir malikin aynı ödeme planına uyum sağlaması her zaman mümkün olmayabilir.
Özellikle ek finansman ihtiyacının yüksek olduğu projelerde, ödeme gücü sınırlı maliklerin karşılaştığı sorunlar dönüşüm sürecinin bütününü etkileyebiliyor.
Bu noktada uzun vadeli kredi, faiz desteği, geri ödeme kolaylığı ve gelir durumuna göre farklılaştırılmış destek mekanizmaları önem kazanıyor.
Şeref Demir'in çağrısında da dönüşümün yalnızca teknik bir inşaat faaliyeti olarak değil, vatandaşların ekonomik koşullarını dikkate alan bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bursa İçin 3 Milyon TL'ye Kadar Kentsel Dönüşüm Kredisi Talebi
Bursa'da kentsel dönüşümün hızlandırılması için gündeme getirilen temel öneri, İstanbul'da belirli koşullarla sunulduğu belirtilen 3 milyon TL'ye kadar kredi desteğinin Bursa'yı da kapsaması.
İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, riskli yapıların yenilenmesi sırasında ortaya çıkan maliyet farklarının vatandaşlar açısından önemli bir engel oluşturduğunu ifade etti.
Demir, finansman sorununa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Riskli binasını yenilemek isteyen vatandaşın karşılaştığı maliyet farkı, mevcut imkânlarıyla çoğu zaman aşılamıyor. Müteahhitler açısından da yüksek finansman maliyetleri projelerin uygulanabilirliğini azaltıyor. Bu nedenle uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir finansman modelleri geliştirilmesi gerekiyor.”
Bu açıklama, dönüşüm kredilerinin yalnızca yüksek tutarlı olmasının değil, aynı zamanda vatandaşların ödeme gücüne uygun koşullarla sunulmasının da önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Kredi tutarı kadar faiz oranı, vade süresi, geri ödeme planı ve başvuru şartları da finansmanın erişilebilirliğini belirleyen temel unsurlar arasında bulunuyor.
Örneğin 3 milyon TL tutarında bir finansman desteği, farklı faiz ve vade koşullarında tamamen farklı aylık ödeme yükleri oluşturabilir.
Dolayısıyla yüksek kredi limiti tek başına bütün vatandaşlar için uygun bir çözüm anlamına gelmiyor.
Kentsel dönüşüm finansmanında asıl hedefin, riskli yapılarda yaşayan vatandaşların ekonomik olarak sürdürebilecekleri ödeme koşullarıyla güvenli konutlara ulaşmasını sağlamak olması gerekiyor.
3 Milyon TL Kredi Desteği Bursa'da Başladı mı?
Bursa'daki konut sahiplerinin en fazla merak edebileceği konulardan biri, 3 milyon TL'lik dönüşüm desteğinin başvuruya açılıp açılmadığı.
Paylaşılan açıklamada yer alan bilgiler, Bursa için böyle bir desteğin uygulanmasına yönelik talebi içeriyor.
Bu haber kapsamında Bursa'da 3 milyon TL'lik yeni bir kredi programının resmen başlatıldığına veya başvuruların açıldığına ilişkin bir bilgi bulunmuyor.
Bu nedenle kredi desteğinden yararlanmak isteyen vatandaşların resmî kurumlar tarafından yapılacak açıklamaları takip etmesi önem taşıyor.
Kentsel dönüşüm destekleri konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ilgili kamu kurumları, yetkili bankalar ve yerel yönetimlerin duyuruları esas alınmalı.
Başvuru koşulları açıklanmadan kredi limiti, faiz oranı, vade süresi veya hak sahipliği hakkında kesin bilgi verilmesi doğru olmayacaktır.
Dar ve Orta Gelirli Vatandaşlar İçin Finansman Desteği Neden Önemli?
Kentsel dönüşümün toplumsal açıdan başarılı olabilmesi için farklı gelir gruplarının süreçten yararlanabilmesi gerekiyor.
Özellikle dar ve orta gelirli konut sahipleri açısından dönüşüm maliyetlerinin karşılanması önemli bir sorun oluşturabiliyor.
Mevcut konutunu yenilemek isteyen bir vatandaşın aynı anda hem geçici barınma giderlerini hem de yeni konutun inşaat maliyetine ilişkin ödemelerini karşılaması gerekebilir.
Bu durum, dönüşüm sürecinde ekonomik baskıyı artırabilir.
Uzun vadeli ve uygun koşullu finansman modelleri, bu yükün zamana yayılmasına yardımcı olabilir.
Ancak destek programlarının hazırlanmasında yalnızca kredi tutarına odaklanılması yeterli olmayabilir.
Gelir düzeyine göre geri ödeme planları, geçici barınma destekleri, uygun maliyetli finansman ve sosyal açıdan hassas gruplara yönelik düzenlemeler de değerlendirilebilir.
Bu tür mekanizmaların nasıl uygulanacağı ise kamu politikaları, bütçe imkânları ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenebilir.
Müteahhitler Açısından Finansman Sorunu Projeleri Nasıl Etkiliyor?
Kentsel dönüşüm projelerinde ekonomik zorluk yaşayan taraflardan biri de yüklenici firmalar.
Bir dönüşüm projesinin hayata geçirilmesi için önemli miktarda sermaye, teknik kapasite ve finansman planlaması gerekiyor.
İnşaat malzemelerinin temini, işçilik giderleri, mühendislik hizmetleri ve proje yönetimi gibi kalemler, yüklenici firmaların maliyet yapısını doğrudan etkiliyor.
Finansman maliyetlerinin yükselmesi, özellikle uzun süreli projelerde nakit akışı yönetimini zorlaştırabiliyor.
Bu durum bazı projelerin başlangıç tarihinin ertelenmesine, uygulama süresinin uzamasına veya ekonomik koşullarının yeniden değerlendirilmesine neden olabiliyor.
Bununla birlikte kentsel dönüşüm projelerinde finansman desteği sağlanırken şeffaflık, teknik yeterlilik ve sözleşme güvenliği gibi unsurların da korunması gerekiyor.
Vatandaşların güvenli yapılaşmaya ulaşabilmesi için yalnızca finansmanın bulunması değil, projelerin mevzuata uygun ve denetlenebilir şekilde yürütülmesi de önem taşıyor.
Bursa'da Kentsel Dönüşüm Nasıl Hızlandırılabilir?
Bina Bazlı Dönüşüm Yerine Ada ve Bölge Ölçeğinde Planlama Önerisi
İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir'in açıklamalarında öne çıkan bir başka konu, Bursa'da kentsel dönüşümün yalnızca tek tek binaların yenilenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiği.
Demir, dönüşüm çalışmalarının ada ve bölge ölçeğinde planlanmasının önemine dikkat çekti.
Bina bazlı dönüşüm, belirli bir yapının yenilenmesine odaklanırken, ada veya bölge ölçeğindeki dönüşüm daha geniş bir yerleşim alanının birlikte değerlendirilmesine olanak sağlayabiliyor.
Bu yaklaşımda yalnızca konutların yenilenmesi değil, ulaşım bağlantıları, altyapı, otopark, açık alanlar ve sosyal donatı ihtiyaçları da planlamanın bir parçası haline gelebiliyor.
Ancak geniş kapsamlı dönüşüm projelerinin uygulanması, daha fazla malik, kurum ve paydaş arasında koordinasyon gerektirebiliyor.
Bu nedenle planlama sürecinin şeffaf yürütülmesi, hak sahiplerinin bilgilendirilmesi ve hukuki güvencelerin sağlanması önem taşıyor.
Bursa'nın Deprem Tehlikesi Kentsel Dönüşümü Neden Önemli Hale Getiriyor?
Bursa, aktif fay sistemlerinin bulunduğu Marmara Bölgesi'nde yer alıyor.
Bu nedenle kentteki yapıların deprem güvenliği, şehir planlaması ve afet risklerinin azaltılması açısından önem taşıyor.
Deprem tehlikesi ile bir binanın deprem riski aynı kavramlar değil.
Deprem tehlikesi, belirli bir bölgede meydana gelebilecek yer hareketleriyle ilgiliyken; yapı riski, binanın özellikleri, maruziyet ve olası hasar sonuçları gibi unsurlarla birlikte değerlendiriliyor.
Bu nedenle Bursa'daki bütün binaların aynı risk düzeyine sahip olduğu söylenemez.
Özellikle mevcut yapıların teknik açıdan incelenmesi, riskli olduğu belirlenen binalar için uygun güçlendirme veya yenileme seçeneklerinin değerlendirilmesi gerekiyor.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının bilimsel verilere, mühendislik hesaplarına ve yerel planlama ihtiyaçlarına dayanması, uzun vadeli yapı güvenliği açısından önem taşıyor.
Kamu, Bankalar ve İnşaat Sektörü Arasında Ortak Finansman Modeli Önerisi
Bursa'daki kentsel dönüşümün hızlandırılması için yalnızca vatandaşların veya müteahhitlerin çaba göstermesinin yeterli olmayacağı ifade ediliyor.
Şeref Demir, finansman sorunlarının aşılması amacıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, bankalar, uluslararası finans kuruluşları ve sektör temsilcilerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Bu yaklaşım, kentsel dönüşümün çok paydaşlı bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.
Kamu kurumları mevzuat ve destek politikalarının geliştirilmesinde, yerel yönetimler şehir planlaması ve uygulama süreçlerinde, finans kuruluşları ise uygun kaynakların oluşturulmasında rol üstlenebilir.
Sektör temsilcileri de maliyet yapıları, teknik uygulama koşulları ve proje ihtiyaçları konusunda değerlendirmeler sunabilir.
Ancak bu tür iş birliklerinin başarılı olabilmesi için sorumlulukların açık şekilde belirlenmesi, finansman koşullarının öngörülebilir olması ve uygulama süreçlerinin denetlenebilir şekilde yürütülmesi gerekiyor.
Uluslararası Finansman Kaynakları Dönüşüm İçin Alternatif Olabilir mi?
Kentsel dönüşüm projelerinde kullanılabilecek finansman kaynakları yalnızca geleneksel banka kredileriyle sınırlı olmak zorunda değil.









